Sürantrene Durumundan Kurtulma Planım 3. Güncelleme

Bir önceki yazımda sürantrene durumunun bendeki etkilerinden bahsetmiştim. Yaptığım araştırmalar sonunda neler yapabileceğimi düşünmeye başladım. Beni en çok zorlayan faktör nabzımdaki anormal yükselmeler. Bu durumda problemin çözümü nabız değerlerini kontrol altına almakta gizli olabilir. Yıllar boyunca vücudumun verdiği tepkileri öğrenmiş ve defalarca dersimi almıştım.! Bu bilgileri kullanarak sebep sonuç ilişkisini inceledim ve mantık yürütüp bir teori geliştirdim.

Teorime göre: “Nabız değerlerini düşük tutabildiğim sürece istediğim kadar koşabilir, kondisyonumu geliştirebilir ve vücudumdaki hasarın tamirine destek olabilirim.”

Düşük nabız değerlerinde yapılan koşuların kan akışını artırıp toparlanmayı hızlandırdığı bilimsel olarak kanıtlanmış. Ben de yıllar boyunca bu mantıkla düşük nabız antrenmanları yapmış ve faydasını görmüştüm. Bir kez daha denemenin bir zararı olmazdı.

Lakin nabzımı iyice düşürmek için çok yavaş koşmam gerekecekti ve yavaş koşmak çok daha zorlayıcı olabiliyor. Öncelikle koşu formunuz bozuluyor. Bu sebeple yerle olan temas süreniz artıyor ve bacaklarınıza daha fazla yük binmeye başlıyor. Ayrıca vücut alışık olduğu hızlara çıkmaya çalışır ve farkında olmadan hızlanabilirsiniz. Hızlanmak şu sıralar istediğim bir şey değil. Teorimin başarılı olabilmesi için çok yavaş koşmam gerekir. Bu noktada uzun süredir antrenman yapmayan bir arkadaşımdan yardım aldım. Hızımızı o belirleyecekti ve ben de ona uyacaktım.

Daha ilk koşumu kendimi çok iyi hissederek tamamladım. Yavaş yavaş ilerlemeği düşündüğümüz için ilk koşumuzu 30 dakika yaptık. Ertesi gün dinlendik. Her ne kadar tükenmemiş olsam da dinlenmem gerektiğini hissediyordum. Üçüncü gün 50 dakika koştuk. Her şey yolundaydı. Bir sonraki gün yine dinlenip, bir gün koş bir gün dinlen şeklinde ilerlemeye başladık. Beşinci gün çıtayı daha da yükseltelim diyerek 1 saat 40 dakika boyunca koştuk.

Kendimi iyi hissediyordum hatta son koşumun sonunda birkaç kısa depar bile attım. Artık uzun koşulara odaklanıp, Sapanca Ultra için hazırlık yapabilirim diye düşünüyorum. Kendime güvenim arttı. Her ihtimale karşı bir gün koş bir gün dinlen şeklinde devam edip hafta sonu iki saatin üstünde koşmayı deneyeceğim. Şayet bir sıkıntı yaşamazsam belki haftaya Tempo ve Yokuş Tekrarı Antrenmanları yapabilirim.

Tabii unutmamak gerekir ki bir aylık tam bir dinlenmenin ardından koşuya dönmeye çalışmaktayım. Yani sürantrene olmuş birinin öncelikle dinlenmeye ve toparlanmaya odaklanması lazım. Benim hikayem koşuya dönüş süresini kısaltmaya çalışmak üstüne kurulu.

Bilgilendirme: Yaşadığım sürantrenman durumundan, tamamen toparlanana kadar bahsetmeye devam edeceğim. Bu konuyu elimden geldiğince gözlemleyip, sizlere aktaracağım. Şayet ilginizi çekiyorsa bu konuda yazılmış tüm yazılarımı “Sürantrenman” etiketi altında bulabilirsiniz.

Kaynaklar: Andrea Piacquadio adlı kişinin Pexels‘daki fotoğrafı.

Sürantrene Durumundan Kurtulma Planım 3. Güncelleme” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s