N Kolay İstanbul Maratonu 10K 2020

Haziran ayından beri kendimi toparlamakla meşgulüm. Daha iyi bir derece hedeflemek bir yana eski sürelerimi koşabileceğimden şüpheliydim. Eylül ayında koştuğum İstanbul Yarı Maratonu’ndan kondisyonumun hâlâ zayıf olduğu ama toparlamaya başladığım sonucunu çıkarmıştım. Toparlıyor olmam iyi haberdi ama motivasyonumu korumak için çabalıyordum. Eski hızımı kazanmama fayda sağlayacak bir kısa mesafe yarışı hedeflemem işe yarayabilirdi. Yarışların çoğu iptal olduğu için elimde çok fazla seçenek kalmamıştı. Bu sebeple İstanbul Maratonu kapsamında düzenlenen Sanal 10K Yarışına kaydoldum.

Bu yarışı 7-8 Kasım tarihlerinde istediğiniz zaman ve istediğiniz yerde koşabiliyordunuz. Bu benim için bir avantajdı ama yarış atmosferini yakalayıp yakalayamayacağım hususunda şüphelerim vardı. Bu noktada daha önce beraber çalıştığım bir antrenör arkadaşım bana tavşan atletlik yapmayı önerdi. Koşuyu beraber yapacaktık. Hızı o ayarlayacaktı, böylece hızım için endişe etmem gerekmeyecekti. Yani, ben sadece koşuya konsantre olacaktım.

Koşuyu cumartesi akşamı yapmaya karar verdik. İkimiz için de en müsait olan zaman buydu. İkimiz de cumartesi mesai yapmıştık. Onu bilmiyorum ama ben yorgun sayılırdım. Gündüz uzanıp dinlenmiş olsam ne değişirdi kestiremiyorum, belki de hiçbir şey değişmezdi. Yine de koşacaktım, vazgeçmeyi düşünmedim.

Akşam saat 8’e geldiğinde arkadaşımla buluşup koşuyu yapacağımız yere doğru hafif tempo koşmaya başladık. Yaklaşık 20 dakika hafif tempo koştuktan sonra bir süre dinamik esnetmeler yapıp yarış havasına girmeye çalıştım. Koşacağımız yer, etrafı sitelerle çevrili bir bölgede küçük bir parktı. Bu parkın etrafında yaklaşık yarım kilometrelik asfalt bir yol var. Yarışın tamamını bu yolda koşmayı planlıyorduk. Yolu yürüyüş yapanlarla paylaşmak zorunda olmamız beni bir miktar sıkmıştı. Hızlı koşarken yürüyüşçüler beni tedirgin ederler. Nedense bazı insanlar çapraz yürümeye meyillidirler. Yani düz yürürken bir anda sağa veya sola adım atabiliyorlar. Böyle durumlarda ani hareketler yapıp bu kişiden uzaklaşmanız gerekecektir. Ani hareketler demek sakatlık riski demektir. İşte bu düşünce kafamdayken koşmak beni biraz zorlayacaktı.

Yarışa hızlı başladık. Planım yavaş yavaş hızlanarak devam etmekti ama yarış heyecanıyla olsa gerek planladığımdan çok daha hızlı başladım. Bir süre sonra nefes nefese kalınca mecburen hızımı ve nefesimi ayarlamaya çalıştım. Hızlı başlamış olmamdan dolayı nefesimi oturtana kadar koşunun yarısı geçti. 5 Kilometreyi en iyi süremin yarısı bir zamanda geçmiştim. Bu iyi bir haberdi. Böyle devam edersem gelmiş geçmiş en iyi süremi elde etme ihtimalim dahi olabilecekti.

İstediğim hızla ilerliyordum. Sonraki kilometreler problem olmadı. Hızımı artıramazdım ama en azından koruyabiliyordum. Bu sebeple hızımı korumayı ve gücüm kalırsa son kilometrede hızlanmaya çalışmayı planladım.

Sanıyorum son üç kilometre kala zorlanmaya başladım, bacaklarım çatlayacakmış gibi hissetmeye başlamıştım. Kaslarım kaskatı kesilmişti. Hızımı bir parça düşürmek zorunda kaldım. Nefesim de artık bana yetişemiyordu. Son bir kilometreye kadar bu durumu korumaya çalıştım. Toplam sürede büyük bir kaybım olmayacaktır diye düşünerek dert etmedim.

Son kilometrede bana eşlik eden arkadaşım hızını artırdı. Ben de yavaş yavaş ona ayak uydurmaya çalıştım. Son tura kadar yine de temkinli olmaya çalıştım. Hızımı artırmıştım ama durmamak için kendi içimde savaş veriyordum. Son tura girdiğimde artık hiçbir şeyi düşünmüyordum. Yarış bitmiş sayılırdı. Ne yaparsam yapayım sonuca ciddi bir etkisi olmayacaktı. Yine de kendim için yarışın son metrelerini olabildiğince hızlı koşmaya çalıştım.

Saatimden 10 kilometrenin tamamlandığını bildiren uyarı sesi geldiğinde. Saatimin tuşlarına basıp durduracak halim kalmamıştı. Bir iki nefes alıp saatimi öyle durdurabildim. 10 Kilometreyi 44 dakika 42 saniyede tamamlamıştım. Bu zaman en iyi süremden 17 saniye daha yavaş demekti. Bu duruma sevinmeli miyim üzülmeli miyim bilemedim.

Eve dönüş yolunda, koşunun muhasebesini yaptık. Sanıyorum çıkan sonuca sevinmem gerek. Gelmiş geçmiş en iyi süreme bu kadar yaklaşmış olmam, kondisyonumu toparlamış olduğum anlamına geliyor. Yani en azından eski hızımı geri kazanmışım. Bundan sonra dayanıklılığım üstünde çalışmam gerekecek.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s