Koşmadığım İçin Yazamıyorum

Müsadenizle önce bu başlığın ilham kaynağından bahsederek başlamak istiyorum. Sonrasında yavaş yavaş konumuza geleceğim.

Çok sevdiğim bir kitap var, adı “Koşmasaydım Yazamazdım”. Haruki Murakami isimli, dünyaca ünlü bir yazara ait. Haruki Murakami, koşu sporunu hayatının önemli bir parçası haline getirmiş. Koşunun onu nasıl mutlu ettiğinden ve yazarlık serüveninde onu nasıl motive ettiğinden bahsedip duran biri. Bunu öğrenmiş olmak beni çok etkilemişti. Zira koşmak beni de mutlu ediyor ve hayatıma pozitif enerji katıyor. Bu pozitif enerji de yazma isteğini tetikliyor ve yazılarımın daha canlı olmasını sağlıyor.

Lakin son aylarda süregelen pandemi belası herkes gibi beni de olumsuz etkiledi. Hastalanmadım ama ruhum soldu. Geçen ay olduğum kadar canlı değilim. Hastalık daha önce hiç olmadığı kadar yayılmış durumda. Bu durum canımı sıkıyor. Önceleri çevremde bir-iki vaka ancak duyarken, şimdi tüm komşularımın hasta olduklarını öğreniyorum. Nasıl oldu da hâlâ bana bulaşmadı bilmiyorum. Sanıyorum sadece şanslıydım.

İşim gereği her zaman dışarıda ve insanlarla iletişim halindeyim. Normalden daha fazla risk aldığımı söyleyemem ama hasta olmak gibi bir lüksüm de yok. Koşu sporunun hayatımın önemli bir parçası olmasından dolayı, “koşabilmek için sağlıklı olmaya çalışan” biriyim. Yani koşmayı seven bir çok insanın aksine, sağlıklı olabilmek için koşmuyorum. Şu durumda koşmayıp, sağlıklı kalmak gerek.

Bu sebeple geçen ay koşularımı azaltma yoluna gittim. Bu sayede vücut direncimi en üst seviyede tutmayı ve hastalığın yayılımı yavaşlayana kadar beklemeyi planlıyorum. Yani henüz her şey yolundayken şansımı zorlamamaya karar verdim. Çünkü bu virüsü kapmak demek, yaymak demek oluyor. Yavaş yavaş bu işin sonuna yaklaşıyormuşuz gibi geliyor bana. Bir iki ay keyfimden feragat etmem daha doğru olacaktır.

Anlaşılacağı üzere son bir aydır, doğru düzgün koşmuyorum. Evde kuvvet antrenmanları yapıyor ve kitap okuyorum. Psikolojimi ve sağlığımı iyi durumda tutmak için elimden geleni yapıyorum. Ama yine de yavaş yavaş canlılığımı kaybettim. Yaz aylarında yaşadığım sürantrenman haline benzer bir durumdayım. Tek farkı bu sefer koşmayı bilinçli olarak terk etmiş olmam yoksa insanın ağzında bıraktığı tat aynı.

Yazının başlığı “Koşmadığım İçin Yazamıyorum”. Buraya kadar neden koşmadığımı anlatmaya çalıştım ve sanıyorum neden yazamadığım da yavaş yavaş anlaşılmaya başlamıştır. Keyfim yerinde değil. Endişelerim artıyor. Negatif düşünceler kafamı meşgul ediyor. Enerjim tükendi. Canım istemiyor…

Geçen hafta eski yarışlarımdan birinin yarış raporunu yazmaya koyuldum. Ne kadar vakit ayırdığımı hatırlamıyorum. Yazı tamamlandığında ne kadar akıcı ve sürükleyici yazmış olduğumu düşündüm. Gerçekten de kendi ortalamamın üstünde bir yazı olmuştu ama yayınlamadım. Yayınlamadım çünkü baştan sonra negatif düşüncelerle dolu ve tüm olumsuzluklardan dolayı organizasyonu suçladığım bir yazı olmuştu. Böyle bir yazının kime ne faydası olabilir ki.

Uzun lafın kısası o yazıyı silip attım. Kendimi biraz toparladıktan sonra tekrar yazacağım. Şuan okuduğunuz bu yazıyı yazarken, paragrafların üstünden defalarca geçerek ilerlediğimi söylemeliyim. Başka türlü olacak gibi görünmüyor. İçimden geldiği gibi yazdığımdaysa şu sıralar istediğim gibi bir yazı çıkmıyor ve bu durum daha ne kadar böyle devam eder bilmiyorum… Neyse bunu boşverelim ve sağlığımızı korumaya odaklanalım en iyisi.

Kaynaklar: Yaroslav Danylchenko adlı kişinin Pexels‘daki fotoğrafı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s