Yoğun Bir Hafta Daha Geçti

Geçen hafta işten ve koşudan başka hiçbir şeyle ilgilenmek istemediğim bir hafta oldu. Ay sonu münasebetiyle iş yerinde yapılacak işler artmıştı. Mübarek Ramazan ayının gelişi de ayrı bir telaş yarattı. İş arkadaşlarımızdan biri de eksik olunca, gündüzleri hiç durmadan yapılacak işlerle ilgilendik.

Alışık olmadığım bir yorgunluk ve tükenmişlik hali yaşıyorum. Fiziksel yorgunluktan ziyade zihin yorgunluğu yaşadığımı söylersem daha doğru olur. Bu durum akşamları dışarı çıkmama engel oldu ve geceleri eve kapandım.

Okumaya devam et “Yoğun Bir Hafta Daha Geçti”

Bu Hafta İyice Dinlendim

Nisan ayının ikinci haftasında başlayan koşuşturma, bu hafta başında nihayet bitmişti. İş yerinde yapılması gerekenler ve hayatıma dair ertelediğim mevzular sıraya girmişti. Haftaya yaydığım bir planla, bekleyen her şeyi sonuçlandırdım. “Hiç mi ters giden bir şey olmadı?” derseniz; önemli ve zamanı geldiğinde çözümlenmeyecek hiçbir şey olmadı.

Bir taraftan da bu haftayı, birkaç hafif koşuyla geçip fiziksel olarak toparlanmaya çalıştım. Son yarışın hasar raporu da ortaya çıktı. Geçen aydan kalan sol bacağımdaki ağrıya, bir nezle ve bir de sağ diz ağrısı eklendi. Nezle bir gün vardı ertesi gün yoktu ama hafta sonuna kadar da sürdü. Sağ dizimde başlayan ağrı düz yolda yürürken bir anda ortaya çıktı. Yine geçmişten gelen başka bir sıkıntının hortlamasıydı muhtemelen. Direncin iyice düştüğü bu zamanlarda her ne kadar dikkatli olsam da sürprizler köşe başında bekler.

Okumaya devam et “Bu Hafta İyice Dinlendim”

Hadi Bakalım Başlıyoruz

04:55 Sanırım uçağı kaçırmaktan korktuğumdan olsa gerek, telefonumun alarmı çalmadan uyandım. Daha fazla uyumaya çalışmak saçma olacaktı. Ben de kalkıp yavaş yavaş hazırlandım. Çantam hazırdı, hemen alıp çıkabilirdim ama oyalandım işte. Odanın içinde bir baştan bir başa dolanıp durdum.

06:00 Havaalanı transferi için otelin lobisindeyim. Benimle beraber bir minibüs dolusu insan da var. On dakika sonra kalkıyoruz. Uçak şirketinden mesaj geldi uçuş bir saat rötar yapmış. Kalbim düzensiz atmaya başladı. Uçaktan uçağa geçişte yeteri kadar vakit kalmazsa diye endişe ediyorum. Hemen en köyü senaryoyu işleme koydum; uçağı kaçırırsam ne pahasına olursa olsun en yakın uçağa binmeliydim. Şimdiden stres kat sayım on’a katladı.

Okumaya devam et “Hadi Bakalım Başlıyoruz”

Her Şey Yolunda Gidiyor Gibi

İnsanın olumsuzluklara adaptasyonu muhteşem. Bazen ben bile kendime şaşıyorum. Sabah uyandığımda dünkü halimden eser yoktu. Sıcak bir duş ve ardından iyi bir uyku toparlanmama yetti. Gerçi sabah, toparlanmış olduğuma inanmıyordum ama gün içindeki canlılığıma bakınca ister istemez bunu kabullendim. Hatta ikindi vakti bir fırsat oluşunca kısa bir koşuya dahi çıktım. Öyle bir yer keşfettim ki çıkmış olduğum için çok mutluyum. Bu seyahatin en güzel tarafı bu oldu.

Okumaya devam et “Her Şey Yolunda Gidiyor Gibi”

Gün Bir Tamam Ama Antrenman Yatar

Bugün, neredeyse bitti sayılır. Dün gece uyumadım. Gece olup yatağa girmedi mi insan, psikolojik olarak günü tamamlayamıyor. Öğlen saatine kadar kendimi iyi hissediyordum, uykusuzluk problem yaratmamıştı ama öğlen yemeğinden sonra bir saatliğine de olsa kaçıp biraz dinlenmek zorunda kaldım. Eskisi gibi günü hiç uyumadan geçirmek artık mümkün olmuyor.

Şu an itibariyle işim bitmiş ve dinlenmeye çekilmiş durumdayım. Çok oyalanmadan bir şeyler yazıp uyumak istiyorum. Yarın sabah kısa bir koşu planlamıştım ama şu vaziyetteyken dinlenmek daha doğru olacak. Bu arada dün akşamki koşu beni çok zorladı. Kıyafetlerimi topladığım için üzerimde yağmurlukla koşmuştum, hava da yağışlıydı zaten. Ama artık havalar ısındı ve yağmurluk sauna etkisi yaratıyor. Ateşim çıkmış gibi başım resmen çatladı, bunun üstüne geceyi de uyumadan geçirince artık vücudumu dinlemenin vakti gelmiş oldu.

Okumaya devam et “Gün Bir Tamam Ama Antrenman Yatar”

Yarından İtibaren Yollardayım

Bu hafta sonu Paris’te düzenlenecek olan maratona katılacağım. Bu yarışa katılmayı uzun zamandır planlıyordum. Antalya maratonu dahi bu yarışın hazırlığı niyetiyleydi ama hesaplar her zaman çarşıya uymayabiliyor. Şu anki kondisyonuma bakacak olursam, maraton süremi bir kademe daha iyileştirmem mümkün gibi görünüyor ama yeterince toparlanabildim mi bunu bilemiyorum. Hafta sonu bunu hep beraber göreceğiz.

Ama öncesinde üç günlük bir iş seyahatim olacak. Yarın sabah Kıbrıs’a gidiyorum. Bunu önceden planlamamıştım, beklenmeyen bir seyahat. Yorulmamaya ve antrenmanlarımı aksatmamaya çalışacağım. Cuma günü İstanbul’a dönüp Paris uçağına bineceğim. Göründüğü kadarıyla dinlenerek geçirmem gereken bu haftayı koşuşturmayla geçireceğim.

Okumaya devam et “Yarından İtibaren Yollardayım”

Bloğumun Yeni Adresi Yolda

Geçen ay blog yazmaya başladığımda bu işe ne kadar bir zaman ayıracağımı kestiremiyordum. Uzun zamandır yazmıyordum, yazmak zor gelebilirdi ve belki de bir iki yazı sonunda sıkılabilirdim. Ama bir ayın sonunda bu işe devam etmek istediğime karar verdim.

Periyodik olarak yazmayacağım, zaten en başından planım istediğim zaman yazmaktı ama en azından haftada bir kez yazabileceğimi düşünüyorum. Bu sebeple bloğumu bir üst seviyeye taşımaya, ona özel bir adres vermeye karar verdim.

Okumaya devam et “Bloğumun Yeni Adresi Yolda”

İlk Defa Akıllı Bisiklet Kiraladım

Yıllar önce Akıllı Bisiklet Kiralama Sistemlerini ilk duyduğumda bunun benim için ne kadar kullanışlı olabileceğini hayal edip durmuştum. Evden işe bisikletle gidip gelmişliğim çoktur. Yaşadığım şehir Sakarya, buna çok müsait. Tamamen düz ve trafikten korunabileceğiniz ara sokakları mevcut. Neredeyse hiç ana caddeye çıkmadan evimden işime gidebiliyorum. Hatta bazı yerlerde parkların içinden dahi geçtiğim oluyor.

Okumaya devam et “İlk Defa Akıllı Bisiklet Kiraladım”

Hafta Sonu Koşusunu Sağ Salim Atlattım

Dün bacağımdaki ağrının beni endişelendirdiğinden bahsetmiştim. Bu halde uzun bir koşu yapmak beni düşündürüyordu. Otuz kilometrelik, çok da hafif olmaması gereken bir koşuda, bacağımın kötüleşmesini istemiyordum. Neyse ki sıkıntı büyümeden antrenmanı tamamlayabildim.

Sabah 07:00’ye doğru koşu grubumuzla buluşup beraber koşacaktık. Ben biraz daha erken çıkıp buluşacağımız yere hafif bir hızda koşarak gittim. Yaşadığım eve aşağı yukarı bir buçuk kilometre uzaklıkta buluşuyoruz. Bu benim için büyük bir şans. Koşarak gitmemin ilk sebebi, kendimi yolda ölçüp biçmekti. Grupla çıkarsam bacağımı daha fazla zorlamak zorunda kalabilirdim. Lakin buluşmaya giderken bir problem hissetmedim bu sebeple hep beraber yola çıktık.

Okumaya devam et “Hafta Sonu Koşusunu Sağ Salim Atlattım”

Hafta Sonunda Eski Arkadaşlarla Buluştum

İnsan, yaşlandıkça veya en azından hayat çarkına girdikten sonra ister istemez eski arkadaşlarını kaybediyor. Sanırım geriye sadece çok sıkı bağlar kurabildiğiniz insanlar kalıyor. Yine de kimlerle uzun yıllar görüşmeye devam edeceğinizi ya da edemeyeceğinizi zaman gösteriyor. Yaşadığınız bölgelerin uzaklığı, değişen öncelikler ve değişen ilgi odakları zaman içinde arkadaşlarınızı bir bir elekten geçiriyor. O en yakın gördüğünüz arkadaşınız bile çok hızlı bir şekilde hayatınızdan çıkabilir.

Okumaya devam et “Hafta Sonunda Eski Arkadaşlarla Buluştum”