Hakkımda

Merhaba, ben Sedat Kurtuluş.

Bir süredir bloğumda, yaşadıklarımı aktarmaya çalışıyorum. Paylaşımlarımdan bazıları ilginizi çekebilir. Özellikle aktif yaşam tarzının insana kattıklarını göstermeye, sağlıklı yaşam için bir şeyler yapmak isteyenleri harekete geçirmeye ve onlara ilham vermeye odaklanıyorum.

Önceleri sadece yazıyordum. Gördüklerimi paylaşmak istediğimde ise yazılarımı fotoğraflarla zenginleştirmeye başladım. Ama zaman içinde fotoğraf paylaşmak da yetersiz geldi. Bu sebeple, artık video formatında da paylaşımlar yapıyorum.

Hayatımın önemli bir kısmında spor ile meşgul oldum. İlkokul yıllarından itibaren düzenli antrenman kültürünü edindim. Kendimi geliştirmek için sürekli araştırdım, okudum ve öğrenmeye çalıştım. Yıllardır çevremdekilere bildiğim her konuda destek oluyor ve özellikle koşmaya heveslenenler için elimden geleni yapıyorum.

Bilginin paylaştıkça arttığına inanırım. Bu sebeple öğrendiklerimi ve izlenimlerimi sizlere de aktarabilirim. Bir profesyonel değilim, sadece yaptığı işi ciddiye alan bir amatörüm. Siz de benim katettiğim yolu katedebilir veya paylaşımlarıma kulak vererek yolunuzu kısaltabilirsiniz.

Koşu sporuna ilk başladığımda lisedeydim ve hâlâ koridorlarda arkadaşlarımı koşturuyordum. Bu sebeple beni okulun kros koşu takımına aldılar. Tabi o yıllarda rakiplerle, fiziksel olarak ciddi farklılıklarımız olduğundan hiç iddialı bir koşucu olamadım ama yine de elimden gelenin en iyisini yapıyordum. Hatta bir yarışta, her şeye rağmen yarışı bitirerek, sonuncu bile oldum.

Zaman içinde değişen ihtiyaçlar doğrultusunda koşu sporuna ara vermek zorunda kaldım. İşletme bölünde okudum ve pazarlamayı içeren bir işte çalışmaya başladım. Bu alanda çalışmak, beni yeni eğitimler almaya teşvik etti. Reklamcılık, görsel sanatlar ve resim işleme programları üzerine de eğitim aldım. Sanata olan merakım da böylece başlamış oldu. Hâlâ fırsat buldukça yağlı boya ve sulu boya resim çalışmaları yapmaktayım.

Bu tecrübe hayatıma estetik kavramını kattı. Güzel olana kıymet vermeyi öğrendim. Bir sanatçı olamadım ama evimin duvarlarını süsleyen resimleri kendim yaptım. Kalem ve kâğıt, okunmayı bekleyen kitapların hemen yanında duruyor.

Yıllar bir öyle bir böyle geçti. Otuzlu yaşlara geldiğimde spor ayakkabılarımı tekrar giydim. İlk yıllar sadece çıkıp koştum, hiçbir hedefim ve süre kaygım olmadan. Amacım sadece daha sağlıklı olabilmekti.

Birkaç yıl önce bazı genç arkadaşlar da benimle koşmak istediklerini söylediler. Ben de onlara daha iyi antrenörlük yapabilmek için tekrar koşu üzerine araştırma yapmaya ve bulabildiğim her kaynağı okumaya başladım. Bu esnada öğrendiklerimi önce kendim deniyor ve iyice anladıktan sonra arkadaşlarımla paylaşıyordum. Bu denemeler o kadar sıklaşmıştı ki kendi en iyi derecelerim arka arkaya gelmeye başlamıştı. Yaptığım antrenmanlar hızla gelişmeme sebep oluyordu. İşin aslı; gençlere yetişeceğim derken daha iyi seviyelere gelmeye ve tekrar müsabakalara katılmaya başladım.

Koşmaya ilk başladığım zamanlarda, elimde olmayan sebeplerden dolayı ara vermek zorunda kalmıştım ama şimdi gidebildiğim kadar gitmenin peşindeyim. Yaşadıklarımı sizlerle paylaşabilirim ve bu serüvende beraber olabiliriz. Paylaşmaya çalıştıklarımın herkese fayda sağlayamayacağını biliyorum ama belki bazılarınızın yolunu aydınlatabilir veya bazılarınıza sadece örnek olabilirim.

Bloğumun çıkış noktası hayatımı anlatmak ve tecrübelerimi paylaşmak oldu. Koşu sporuyla, sanatla, kitapla, seyahatle, hayallerimle ve hedeflerimle ilgilenenlerin seveceğini düşünüyorum. Umarım yapacağım paylaşımları beğenirsiniz.