Maraton Hızında Koşu (Marathon Pace) Antrenmanı Nedir?

Bir zamanlar Albert Einstein şöyle demiş: “Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek yanlıştır.” Aslında o deliliktir gibi bir şey söylemiş ama abartmaya gerek yok. Bilmiyor olabiliriz. Bu bloğun amacı da zaten öğrendiklerimi paylaşmak. Konumuza dönecek olursak bu sözün sporcular için de son derece önemli olduğundan bahsetmemiz gerekir. Hep aynı hızda ve aynı şartlarda koşarsak malesef hiç bir gelişim gösteremiyoruz. Bu sebeple koşularımızda kontrollü olarak şartları değiştiriyoruz. Bu değişimi yaparken de bilimsel çalışmalardan yararlanıp maksimum faydayı elde etmeye çalışıyoruz. Maraton Hızında Koşu Antrenmanı, yaptığımız farklı koşulardan biri.

Hafif Tempo Koşu‘nun öneminden bahsetmiştik. O yazımda şayet özel bir hazırlığınız yoksa Uzun Koşularınızı sürekli Hafif Tempo koşmanız gerektiğini yazmıştım. Orada bahsettiğim özel hazırlık Maraton veya Yarı Maraton koşmak olabilir. Böyle bir hedefiniz varsa Uzun Koşularınıza Maraton Hızında Koşu’lar katarak hazırlanabilirsiniz. Yani Maraton Hızında Koşu’yu genel olarak maraton hazırlığındayken yapıyoruz ve bunu Uzun Koşu’larımıza iliştiriyoruz.

Okumaya devam et “Maraton Hızında Koşu (Marathon Pace) Antrenmanı Nedir?”

Hafif Tempo Koşu (Easy Run) Antrenmanı Nedir?

Koşmayı seven biri çıkıp koşmaktan bahsettiğinde, kendini zorlamadan düşük bir hızda koşmaktan sözediyordur. Hızınızı vücudunuz belirler, çünkü sınırlarını bilir ve zarar görmenize müsade etmez. Bu hızda koşarken nefes nefese kalmayız ve rahatlıkla sohbet edebiliriz. Bu sebeple Hafif Tempo koşmak koşunun en sağlıklı halidir.

Bizler zaman zaman vücudumuzu kontrollü olarak strese sokar ve gelişim göstermek için çabalarız. Şayet bu kontrolü kaybedersek vücudumuz zarar görür ve devam etmemiz mümkün olmaz. Bir çok otoriteye göre vücudun koşuda kaldırabileceği maksimum stres miktarı, haftalık koşularımızın %20’si kadardır. Yani koşularımızın %80’ini Hafif Tempo yapmalıyız.

Hafif Tempo koşular, maksimum nabız değerimizin %60-79’u civarında kalarak koştuğumuz antrenmanlardır. Aynı zamanda VO₂max değerinizin de %59-74’ü civarında bir koşuya denk gelir. Bu sınırlarda koşmak vücudun ihtiyacı olan adaptasyonu sağlamanın en iyi yoludur. Bedenimizde bulunan yağ kaynakları öncelikli olarak kullanılır. Karbonhidrat ve glikojen depolarımız mümkün olduğunca kullanılmaz. Yani sağlıklı bir şekilde kilo vermek istersek ihtiyacımız olan aerobik antrenman; Hafif Tempo koşudur.

Okumaya devam et “Hafif Tempo Koşu (Easy Run) Antrenmanı Nedir?”

VO2max Nedir? Koşu Sporu İçin Ne İfade Eder?

Sportif kondisyonunuzun, bulunduğunuz dönemdeki seviyesini belirlemeye yarayan bir değerdir. Bu değer antrenman çeşitlerini anlamamıza ve antrenmanlarımızı maksimum kazanım elde edecek şekilde yapmamıza fayda sağlar. Daha az antrenman yapıp, daha az yorulup ve sakatlıklardan mümkün olduğunca korunarak daha fazla gelişme göstermemiz antrenman bilimi içinde yeralan VO₂max değeri sayesinde mümkün olmaktadır.

VO₂max, insanın egzersiz sırasında bir dakikada tüketebileceği maksimum oksijen miktarıdır. Bu değer ne kadar yüksekse sportif kondisyonunuzun da o kadar yüksek olduğu anlamına gelir. Daha fazla oksijen kullanabilen biri teknik olarak daha hızlı ve daha uzun süre koşabilmektedir. Kişiden kişiye ve zamana göre değişebilmekle birlikte, ulaşılabilecek maksimum değerin genetik faktörlerle sınırlandığı görüşü ağır basmaktadır. Bunu duyduğunuzda genetik olarak uygun olmadığınız için daha fazla gelişim gösteremeyeceğinizi düşünebilirsiniz lakin bu sınıra ulaşabilen insan sayısı malesef çok çok azdır. Bu sınıra ulaşabilmek düşündüğünüzden daha zordur.

Okumaya devam et “VO2max Nedir? Koşu Sporu İçin Ne İfade Eder?”

İlk Kez Maraton Koşacaklara Tavsiyeler

Bir maraton koşma fikri aklınızda yer ettiyse er ya da geç başlangıç çizgisinde yerinizi alacaksınız demektir. Sportif açıdan kişinin kendi kapasitesini bu denli zorlayabileceği çok fazla bir alternatif yok. Şayet biraz koşuya meraklıysanız, maratonun koşu camiasında ulaşılmaya çalışılan bir eşik olduğunu farketmişsinizdir. Prestijli bir organizasyondur ve tamamlamayı başardığınızda da insana müthiş derecede özgüven verir.

Güzel bir şeydir ama düşüncesi bile insanı heyecanlandırmaya yeter. Bilinmezliğin verdiği korku ve endişe yarış günü yaklaştıkça artar da artar. Hele ki son gece, midenizde bir tuğla varmışçasına, size doğru düzgün uyku uyutmaz. Bu heyecan ile kendi içinizde küçük bir savaş verirsiniz. Aslında maraton bu heyecan ile verilen savaşla başlar.

Bilgilendirme: Bu yazıya ait videoya https://www.youtube.com/watch?v=QUbSwOTh684 adresinden ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam et “İlk Kez Maraton Koşacaklara Tavsiyeler”

Runalyze Sitesini Anlamak Üzerine

Runalyze; sportif aktivitelerinizin kaydını tutabileceğiniz ve analiz edebileceğiniz bir site. Garmin, Polar ve Suunto gibi platformlarda tuttuğunuz kayıtları otomatik olarak aktarabiliyor. Bu sayede, sadece siteyi ziyaret edip sportif analizlerinizi inceleyebiliyorsunuz.

Ücretsiz olarak sunduğu bu analizlerin bazıları, zaten yıllardır bildiğim ama farklı kaynaklardan görüntülemeye çalıştığım analizlerdi. Runalyze sayesinde hepsini bir arada görüntüleyebilir hale geldim.

Sportif geçmişiniz ve şu an bulunduğunuz sportif seviye hakkında bilgi sahibi olmanız; gelişiminizi ciddi anlamda hızlandırabilir, sizi olası sakatlıklardan koruyabilir ve performans kaybınızı en aza indirebilir.

Ama işin kötü tarafı bu analizleri anlayabilmek o kadar da kolay değildi. İki aydır özellikle “TRIMP” gibi yeni tanıştığım öğeleri anlamaya çalışıyorum. Teknik altyapısı, mantığı ve hesaplaması hakkında da bilgi sahibi olduktan sonra bu veriden gerçek anlamda, nasıl faydalanabileceğim üstüne kafa yordum. Malesef şu aşamada yeteri kadar yol katedebilmiş değilim.

Okumaya devam et “Runalyze Sitesini Anlamak Üzerine”

Sıcakta Koşarken Önemli Bazı Hususlar

Serin havalarda koşmak çok keyiflidir ama sıcak havalarda bu keyiften bahsetmek pek mümkün olmayabiliyor. Çünkü hava sıcaklıklarının artması yaptığınız aktivite performansınızı olumsuz etkiler. Vücudun soğutulabilmesi ve vücut ısınızın hayati değerleri aşmaması gerekir. Şayet sıcakta koşuyorsanız, ister istemez hızınız düşer ve mesafelere karşı dayanma gücünüz zayıflar.

Hava sıcaklığı ne kadar yüksekse, performansınız da o oranda düşer. Aşırı sıcakta ve güneş altında bir şeyler yapıyorsanız bu durum sizi her zamankinden daha fazla zorlayacaktır. Bu durumda ya dışarıdan bir müdahaleyle soğumanız ya da antrenman şiddetini azaltıp, vücudun soğutma sisteminin sizin temponuza yetişebilmesini sağlamalısınız.

Sıcak havalarda koşarken faydalı olacak 7 madde belirledim. Bu maddeler zaman içinde tecrübe ederek, zor yoldan öğrenmek zorunda kaldığım hususlar. Sizlere tavsiyem bu maddeleri değerlendirip, önemini gözardı etmemenizdir zira aşırı sıcaklıklarda yaptığınız tüm aktiviteler için ihtiyacınız olabilir. Antrenmanda veya yarışta olsun dikkat edilmesi gereken hususlar aynıdır. Dikkatli olmanız aktiviteyi keyifle tamamlamanıza fayda sağlayacaktır.

Okumaya devam et “Sıcakta Koşarken Önemli Bazı Hususlar”

Yarıştan Sonra Nasıl Toparlandım?

Geçen hafta harika bir yarış koştum. Yarış öncesi kendimi çok iyi hissediyordum. Bu pozitif halimden dolayı yarışı daha iddialı koşabildim. Hal böyle olunca tabi ki eldeki tüm kaynakları tüketmiş oldum. Diğer zamanların aksine yarış, kendi yaşadığım şehirde olunca, sonrasında seyahat etmem gerekmedi. Bu durum da toparlanmamı hızlandırdı.

Geçmişte toparlanma üzerine yaptığım hataları bu sefer tekrarlamamaya özen gösterdim. Aslında temelde hiçbir şey yapmadım. Önemli olan nokta da buydu aslında; daha önceki yarışlarımdan sonra dinlenmeye yeterince özen göstermemiş hatta hemen antrenmanlara dönmüştüm. Bu sebeple Pazar gününden Cuma gününe kadar hiç koşmadım. Tabi bu sürekli antrenman yapan biri için oldukça zor bir durum. Enerjim hızla geri gelirken, koşmamak için kendimi zor tuttum.

Okumaya devam et “Yarıştan Sonra Nasıl Toparlandım?”

Sapanca Ultra NG Orman Koşusu Zamanı Geldi

Bu yıl yarış sezonunu Antalya Maratonu ile açmıştım. Sadece bir buçuk ay sonra, tam toparladım derken, Paris Maratonu‘yla kendimi tamamen tüketmiştim. O yarışın üstünden de henüz iki ay geçti ve bu zamanın neredeyse tamamını zorlayıcı antrenmanlardan uzak durmaya çalışarak geçirdim.

İlk yarışımdan bir hafta sonra sol bacağımda başlayan ağrı neredeyse bir ay benimleydi. Sağ dizimde güçsüzleşmekten kaynaklandığını düşündüğüm ağrılar peyda oldu. Yatağa düşmedim ama Ramazan ayı içinde bir hafta soğuk algınlığıyla da mücadele ettim. Antrenmanlarımı azaltıp, şiddettini düşürerek bu hafta sonu yapılacak Sapanca Ultra NG Orman Koşusuna hazırlanmaya çalıştım.

Okumaya devam et “Sapanca Ultra NG Orman Koşusu Zamanı Geldi”

Yavaş Yavaş Yine Forma Giriyorum

Art arda iki kez maraton mesafesini koşmak, formda biri için üstesinden gelinebilecek bir şey. Ama ben her iki yarışı da yüksek performansla koşmaya kalkarak ciddi bir hata yaptım. Koşudan günler sonra vücudum parçalara ayrılmaya başladı. Hani cam bir vazonun küçük bir hasar alıp, her gün üstündeki çatlağın büyümesi ve sonunda kendi kendine parçalanması gibi.

Son yarışımın üstünden kırk gün geçti ve halen gerçek anlamda toparlanabilmiş değilim. Sol bacağımdaki ağrıyla başlayan sıkıntılar bugüne kadar sürdü. Hatta geçen hafta solunum yolları enfeksiyonu geçiriyordum. Neyse ki bu haftaya iyi başladım.

Okumaya devam et “Yavaş Yavaş Yine Forma Giriyorum”

Yarış Günü Gelip Çatınca

Yarış öncesinde hiç sakin bir gün geçirebilmiş değilim. Ya seyahat ediyor ya da iş yerinden erken çıkabilmek için koşturuyor olurum. Bu telaş ve stres başlangıç çizgisine gelene kadar sürer. Yarış başladıktan dakikalar sonra endişeler enerjiye, heyecan huzura dönüşür. Şayet koşuyorsam, artık her şey yolunda demektir. Kalp ritmim yavaş yavaş artmaya ve vücudum ısınmaya başlar. Haftalardır takip ettiğim antrenman planının son koşusunda olurum, başlamak gerçek anlamda bitirmek olur.

Katıldığım yarışların neredeyse tamamı yaşadığım şehrin dışında bir yerlerde oluyor. Bu sebeple benim için yarış demek kısa ya da uzun bir seyahat etmek demek. Bazen yarıştan bir kaç gün öncesi bazen de yarış sabahı seyahat ediyor olurum. Başlangıç çizgisine sağ salim ve vaktinde varmak asıl hedef olur.

Okumaya devam et “Yarış Günü Gelip Çatınca”