• Sapanca Ultra Medium Trail 40K 2025

    Bu yıl harika bir yarış oldu. Rotaların tamamı güncellenmişti. Büyük oranda daha önce hiç koşmadığımız yerlerden geçtik. Sapanca Ultra Maratonu’nun ilk yıllarındaki gibi sık bitki örtüsüyle kaplı dar patikalardan, özgürce akan su kaynaklarından ve dikkat gerektiren zor yerlerden geçtik. Zaman içinde orman yollarından koşulan bir yarışa evrildiği için nispeten kolay bir kros yarışı olarak bildiğimiz bu yarış artık oldukça zor bir patika yarışı. Tanıdığım kişiler arasında hemen hemen herkes yarışın zorlaştığı konusunda hemfikir. Diğer yandan herkes yarışın çok daha iyi bir hale geldiği konusunda da hemfikir.

    Yarış büyük oranda hala koşulabilir bir parkura sahip fakat yol yarışlarına alışık insanlar için uygun değil. En azından patika yarışlarının ne olduğu konusunda bir miktar bilgi sahibi olmak gerekli. Neyle karşılaşacağını bilmeyenler bu yarışta çok zorlanacaktır. Patika ayakkabısı giymek şart. Su kaynaklarını geçişlerde ve vadilerdeyse dikkatli olmak hayati önem arzediyor. Baton kullanabileceğiniz yerler kısıtlı olduğu için artık baton kullanmanın çok faydalı olmayacağını söyleyebilirim ama her parkurda hala ciddi irtifa kazanımı mevcut. Kısacası Sapanca Ultra Maratonu yepyeni bir yarışa dönüşmüş. Ve bence hala Türkiye’deki en iyi ilk beş patika yarıştan biri.

    (daha…)
  • İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu 21K 2025

    Nisan ayı çok yorucu geçti. Ramazan Bayramı’nın hareketli günleri geçer geçmez bir maraton ve ondan iki hafta sonraysa İznik’te 25K koştum. Bu iki yarışın ardından oldukça tükenmiş hissediyordum. Özellikle İznik’te kendimi çok zorlamıştım. Toparlanmak için yeteri kadar sürem olmadı. Sadece bir hafta sonra İstanbul Yarı Maratonu’nun zamanı gelmişti.

    Tabii ister istemez bu yarışta iyi bir süre yapmam mümkün olmayacaktı. Ben de gereksiz yere kendimi daha fazla zorlamamaya karar vermiştim. Otomatik olarak atanan numaralardan dolayı, ilk bölümde kalabalığın hızına uyup yolu tıkamamak dışında başka bir hedefim yoktu. Yarışın devamında da bir miktar tempolu gitmeye çalışıp antrenman yapacaktım.

    (daha…)
  • İznik Ultra Derbent Patika Koşusu 25K 2025

    Bu yarışın pazar günü olmasını seviyorum. Sabah kalkıp İznik‘e gelmek ve tüm günü İznik’te geçirmek harika bir gün geçirmeme sebep oluyor. Şansıma her geldiğimde de güzel bir havaya rastlıyorum. İznik bizi baharın en güzel haliyle karşılıyor. Bu mevsimde mis gibi de kokuyor buralar. Zeytin ağaçlarının kokusu mu bilmiyorum ama doya doya içime çekiyorum bu güzel kokuyu. “İznik Kokusu” diyelim buna. Çünkü gölün, toprağın, meyve ağaçlarının ve dağların kokusu birbirine karışıyor buralarda.

    Günün birinde daha uzun mesafeler koşmak istersem, geleceğim ilk yer İznik olacak. Ama şimdilik maraton mesafesini pek geçmek istemiyorum. Hızlı koşmaya çalışmak beni daha çok motive ediyor. Tabii bir gün ben de pes edip koşuların tadını çıkarmaya başlayacağım ama o gün gelene kadar yapabildiğim kadar hızlı koşmaya çalışmak istiyorum. Bu sebeple 2025 yılında, yine 25K parkurundaydım.

    Daha önceki yıllarda olduğu gibi sabah erken bir saatte kalkıp İznik’e geldim. Organizasyon alanına ulaşmak çok kolay oluyor. Park problemi vesaire de yok. Ben geldiğimde hareketlilik başlamıştı. Stantların bazıları açılmış ve insanlar gezmeye başlamıştı. Hemen yarış numaramı aldım. Kontroller hızlıca yapıldı. Organizasyon yıllardır bu işi yaptığı için zaten bir aksilik çıkmasını beklemiyordum. Her şey yolundaydı.

    (daha…)
  • Vienna City Marathon 42K 2025

    Nisan ayının ilk haftasında Viyana Maratonu’nda koştum. Hayatım boyunca koştuğum en soğuk yarıştı. Büyük Atatürk Koşusu‘nda kar yağarken koştuğumda bile bu kadar üşümemiştim. Termometreler sıfıra yakın gösteriyordu ama saatte 20-30 kilometre hızlara ulaşan rüzgar hissedilir sıcaklığı önemli derecede değiştiriyordu. Yarışın başından sonuna kadar soğuktan titredim…

    Cumartesi günü kitlerimizi Max Hall adında bir fuar kompleksinden aldık. Merkeze yakın bir yerdi. Ulaşımı da kolaydı. Fakat fuar alanına yaklaştığımızda herhangi bir yönlendirmeyle karşılaşmamamız kafamızı karştırdı. Fuar alanının kapısına gelene kadar nereye gideceğimizi bilemedik. Bu konuda telefonumdaki navigasyon uygulamasına güvenmekten başka bir çarem yoktu. Halbu ki metro istasyonundan sonra basit yönlendirmeler işi kolaylaştırabilirdi.

    Fuar alanı büyüktü ve çok fazla stant vardı. Neredeyse İstanbul Maratonu’na denk ya da fazlası diyebilirim. Kitlerimizi sorunsuz bir şekilde aldık. Bize birkaç gün önce gönderdikleri “Marathon Pass” görseli ve pasaport ile tüm işlemlerimiz halloldu. Sonrasında alışveriş stantlarını gezip, vakit geçirdik…

    (daha…)
  • Uğur Mumcu Yol Koşusu 10K 2025

    Bu yarışta koşup koşamayacağım son ana kadar belli değildi. O kadar çok insan bu yarışa katılmak istiyor ki kayıtları dakikalar içinde tükeniyor. Bence bu ülkemiz tarihinde daha önce görülmemiş bir şey. Sınırlı sayıda koşucu için yer var ve siz de bu yarışa katılabilmek için bilgisayar başında kayıtların açılmasını bekliyorsunuz. Yani benim için yarış kayıt esnasında başladı. İstenilen bilgileri bir dakika içinde doldurmuş olabilirim. Bu sayede kayıt olabilmeyi başardım.

    Kasım ayı itibariyle birkaç ay kısa mesafe için hazırlanmaya karar vermiştim. Bu yarış da hedef yarışım olacaktı. Antrenman programımda alışmışlığımın dışında bir çok antrenmanım oldu. Kısa mesafeye odaklanınca koşu formum iyileşti ve maksimum hızım arttı. Yarış zamanı geldiğindeyse hâlâ hangi hızda gitmem gerektiğinden emin değildim. İlk birkaç kilometre kamikaze modunda gidip, neler yapabileceğime bakmaya karar verdim.

    (daha…)
  • Zurich Seville Marathon 42K 2025

    Kaldığım otelde kahvaltı yoktu. Bu sebeple marketten aldığım muzlardan bir tanesini kahvaltı niyetiyle tükettim. Aç değildim. Ama yine de otelden ayrılmadan önce bir tane daha muz yedim. Bu arada kalktığım andan itibaren içmeye başladığım yarım litrelik suyu da bitirdim.

    Hava güzeldi bu sebeple sadece tişörtle otelden ayrıldım. Hafif tempo koşarak yarış alanına gittim. Oraya vardığımda binlerce insanın bir araya gelmiş olduğunu ve büyük bir kaos yaşandığını gördüm. Katılımcıları dar bir koridora yönlendiriyorlardı. Dolayısıyla sıkışık ve sıkıntılı bir alan oluşmuştu. Sanırım sadece göğüs numaralarını kontrol etmeye çalışıyorlardı. Bu hengameyi atlatıp alana geçtiğimde yarış başlamıştı. Biraz gerilerde kalıp ben de yarışa başladım.

    İlk beş kilometre oldukça kalabalık bir gurupla koştum. Sonrasında yavaş yavaş bana yakın hızlarda insanlarla koşmaya başladım. Buraya gelene kadar bir sağdan bir soldan geçmek zorunda kaldığım insanlar oldu. Gereksiz yere yavaşladığım ve gereksiz yere hızlandığım da oldu. Yaklaşık iki yüz metre fazladan gittim sanırım. Saatim buradan sonraki tüm kontrol noktalarında olması gerekenden iki yüz metre fazla ölçüp durdu.

    (daha…)
  • Daha Hızlı Koşmak İçin Ne Yapmalıyız?

    Düzenli olarak koşuyorsanız ve hızlanmak istiyorsanız; artık bu sporu biraz daha ciddiye alıyorsunuz demektir. Böyle bir durumda neler yapabileceğinizi ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini maddeler haline getirdim. Bir süredir burada paylaşabilmek için bu maddeleri rafine ediyordum. Konuşulabilecek çok fazla etken var ama en önemlileri ve en kapsamlıları bunlar.

    Daha anlaşılır olması ve akılda kalması için her maddenin altına kısa açıklamalarda bulundum. Artık neler yapabileceğinizi düşünmek için vakit harcamanıza gerek yok. Bundan sonra tüm dikkatinizi bu maddelerin uygulanmasına verebilirsiniz. Zira pratiğe dökülmediğinde teorik bilgiye sahip olmanın bir önemi yok.

    Daha hızlı koşmanızı sağlayacak bu 7 maddenin, hızlanmak isteyen tüm koşuculara rehber olması dileğiyle paylaşıyorum. Lütfen siz de ilgilenebileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla paylaşınız. Zaman içinde eklemeler, çıkarmalar veya düzeltmeler yapabilirim. Olabilecek en rafine hâle gelene kadar bu yazıyı güncellemeye devam edeceğim…

    1 – Doğru antrenman programı.
    2 – Antrenmanlarda devamlılık.
    3 – Yeterli oranda koşu hacmi.
    4 – İyi bir koşu formu.
    5 – Vücut kitle indeksinizde iyileştirme.
    6 – Kaliteli uyku.
    7 – İyi beslenme.

    (daha…)
  • Nice Côte d’Azur by UTMB 50K 2024

    2024 yılı Ekim ayının ilk haftasında Nice Ultra Trail 50K parkurunu koştum. İki hafta sonrasında koşmayı planladığım Cappadocia Ultra Trail 63K parkuru için antrenman yarışı olmasını planlamıştım. Hem gezip hem de yarış koşabileceğim alternatiflere bakarken, bu yarışın benim için daha uygun olduğunu düşünerek kayıt olmuştum. Evdeki planlar çarşıya uymayabiliyor tabii. Mesela bu yarışın zemininin beni zorlayabileceğini hesaba katmamıştım. Mesafe (54 km) ya da toplam tırmanış (2.000 m) beni korkutmuyordu. Fakat buranın tabiatı o kadar farklıydı ki hiç alışık olmadığım ve antrenmanını yapmadığım bir parkurla karşılaştım. Yarışın ilk saatlerinde akıcı bir tempoyla koşarken ikinci yarıda ağzımın payını almış bir şekilde koşmaya çalışıyordum. Günün sonunda sağlıklı bir şekilde bitirebildim ama bir antrenmandan fazlası oldu. Her zaman olduğu gibi antrenman niyetiyle başladığım bu yarışta da kendimi fazlasıyla hırpaladım. Aslında hatalar silsilesi ile ilerlediğimi söylesem daha doğru olur. En başından başladığımda kendine çok fazla güvenmenin insanı nasıl zor durumlara düşerebileceğini de anlatmış olacağım…

    Yarış, Col d’Eze adında küçük bir kasabadan saat 07:30’da başlıyordu. Bu sebeple Nice merkezinden bu kasabaya saat 04:00 – 05:00 arasında servisler vardı. Ben de başlangıç çizgisine ulaşmak zor olacak diye düşünüp erkenden servislerin kalkacağı alana gitmeye karar verdim. Otelden ayrılıp alana vardığımda ilk gelen otobüse atlayıp başlangıç alanına gittim. Böylece yarışa geç kalmak ve başlangıç alanına ulaşamamak stresinden kurtulmuş oldum. Ama.

    (daha…)
  • Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT 2024

    Kapadokya’da ilk kez koştuğumda bu mesafeyi de ilk kez deneyimliyordum. Bu sebeple bitirmeye odaklanmış ve yarışın herhangi bir bölümünde hızlanmamıştım. O yıl elde ettiğim sonuca (8:10:00) daha sonraki yıllarda yaklaşamadım. Çünkü artık hedefim bu mesafeyi bitirmek değildi. Daha hızlı bitirmekti. Bu sebeple hızlı başlayıp, performanslı koşmaya çalışıyordum. Dolayısıyla Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olup dokuz saate varan sürelerde bitirip durdum.

    Bu yıl farklı bir antrenman anlayışıyla hazırlandım ve yarışın sonuna kadar “koşulabilecek her yerde koşmak” hedefiyle ilerledim. Sonuç 7:52:00 oldu. Yani en iyi halimden on sekiz dakika daha iyi. Bu sonuç; antrenman anlayışımı ve yarış stratejimi değiştirmemin yararlı olduğunu düşündürüyor. Zamanla bu düşüncenin doğruluğunu test etmeye devam edeceğim.

    Antrenman anlayışımda yaptığım değişiklik; daha az koşmak oldu. Haftalık hacmimi iyice azaltıp, uzun koşularımı daha uzun ve bol tırmanışlı yapmaya çalıştım. Genelde hız ve tempo antrenmanları da yaparak haftalık koşu hacmimi yüksek tutmaya çalışırdım. Oysaki biriken yorgunlukla performansımda kayıplar yaşıyormuşum. Bu dengeyi henüz kurabildiğimi söyleyemem ama mükemmel hacim-yorgunluk dengesine eskisinden daha yakınım. Denemeye devam edeceğim…

    (daha…)
  • Abant Ultra Trail 33K 2024

    İkinci kez Abant Ultra’daydım. Geçen yıl 60K parkurunda koşmuştum. Doğa harikası bir coğrafyada saatlerce koştuktan sonra ciğerlerim oksijene doymuştu. Bu yıl 33K parkuruna katılmak istedim. Bu parkurda daha kalabalık ve daha hızlı bir yarış çıkıyor. Ayrıca 60K parkurundan daha kolay olacağını düşünmüştüm ama yanılmışım. 33K parkuru, 60K parkurunun en zorlu bölümünden oluşuyor. Yani sadece bu en zorlu bölümleri daha hızlı geçiyorsunuz. Günün sonunda aynı oranda yorgun düşmeniz beklenebilir. Zira benim için öyle oldu. Daha hızlı gitmeye çalıştım ve bu beni en az uzun parkur kadar yordu.

    Koştuğum her yarıştan sonra daha az yarışa katılmam gerektiğini kendime söyleyip duruyorum. Bu yarışlar hem antrenman düzenimi bozuyor hem de toparlanmamı zorlaştırıyor. Bir hedef yarış belirleyip ona odaklansam daha iyi bir yarış çıkarabilirim ama orada da koşayım, arkadaşlarla buna da gideyim derken kendimi iyice hırpalıyorum. Zamanla bunu da öğrenebileceğimi umuyorum.

    (daha…)