Yarıştan Bir Hafta Sonra Başlayan Ağrı

Antremanlarımı ciddiye alıyorum ve planlı çalışmaya gayret gösteriyorum. Yavaş ilerliyorum ama şu zamana kadar ilerlemeyi sürdürdüğüm için kendimi doğru yolda görüyorum. Aklımın bir köşesinde her zaman “dikkat et sakatlanma” şeklinde bir uyarı mesajı durur. Ama yarış günü geldiğinde zihnimi boşaltıp, her ne pahasına olursa olsun koşarım. Üç hafta önce de aynen böyle yaptım, hiçbir şey düşünmeden koştum. Yarış esnasında bir problem yaşamadım, yarış iyi geçti ama yarıştan birkaç gün sonra, sol bacağımda bir ağrı baş gösterdi. Gecikmiş Kas Ağrısı (Delayed Onset Muscle Soreness) ile tanışmış oldum, bu durumu ilk kez yaşıyorum.

Continue reading “Yarıştan Bir Hafta Sonra Başlayan Ağrı”

Hafta Sonunda Eski Arkadaşlarla Buluştum

İnsan, yaşlandıkça veya en azından hayat çarkına girdikten sonra ister istemez eski arkadaşlarını kaybediyor. Sanırım geriye sadece çok sıkı bağlar kurabildiğiniz insanlar kalıyor. Yine de kimlerle uzun yıllar görüşmeye devam edeceğinizi ya da edemeyeceğinizi zaman gösteriyor. Yaşadığınız bölgelerin uzaklığı, değişen öncelikler ve değişen ilgi odakları zaman içinde arkadaşlarınızı bir bir elekten geçiriyor. O en yakın gördüğünüz arkadaşınız bile çok hızlı bir şekilde hayatınızdan çıkabilir.

Continue reading “Hafta Sonunda Eski Arkadaşlarla Buluştum”

Konuşuyorum Ama Duygudan Yoksun

Bazıları bana öğretmen gibi konuştuğumu söyler; açık, net ve anlaşılır. Bu, işim icabı edindiğim bir özellik. İşletmeci olduğum için tam olarak anlaşılma ihtiyacı hissediyorum veya bir anlaşma yapmak gerektiğinde yanlış anlaşılmaya mahal vermemem gerekiyor. Bu sebeble mecazi anlamda bir şey söylemem, duyduğunuz şey tam olarak söylediğim şeydir. Ayrıca, konuştuğum insanla mesafemi her şartta korurum. İşte bu da beni konuşmasının içine duygusunu karıştırmayan biri yapıyor.

Continue reading “Konuşuyorum Ama Duygudan Yoksun”