İçeriğe geç

Etiket: Sapanca

Sapanca Ultra Medium Trail 40K 2026

Bugün Sapanca Ultra Trail’in Medium Trail 40K parkurundaydım. Katılımın oldukça yüksek olduğu yarış, daha ilk metrelerden itibaren bizi ormanın derinliklerine taşıdı. Parkurun neredeyse tamamı patikalardan oluşuyordu. Yarış boyunca asfaltla karşılaşmadık diyebilirim. Kökler, taşlar, dar geçişler ve teknik bölümler zaman zaman koşmayı oldukça zorlaştırdı. Önümüze çıkan doğal engeller ise yarışın karakterini belirleyen unsurlardan biriydi.

Yarış başladığında hava sıcaklığı zaten yüksekti. Saatler ilerledikçe sıcaklık daha da arttı ve ormanın içindeki yoğun nemle birleşince nefes almak zorlaştı. Geçen yıl aynı parkuru koştuğumda hava sıcaklığı neredeyse on derece daha düşüktü. Bu nedenle bu yıl çok daha farklı şartlarla mücadele etmek zorunda kaldım.

42 kilometrelik parkur, 1.500 metreden fazla irtifa kazanımına sahip. Yarışın başından sonuna kadar devam eden uzun tırmanışlar nedeniyle birçok noktada yürümek kaçınılmaz hale geliyor. Fakat patikaların bizi götürdüğü yerleri gördükçe harcanan her adımın buna değdiğini düşünüyordum.

Sakarya 1. Bahar Koşusu 4K 2026

Bazı yarışlar vardır. Sonuç listesine baktığınızda pek bir anlam ifade etmezler. Ne uzun bir mesafe koşulmuştur ne de aylar süren hazırlıkların sonunda ulaşılmaya çalışılan büyük bir hedef vardır. Fakat aradan zaman geçtikten sonra dönüp baktığınızda aklınızda kalan yarışlar da genellikle bunlar olur. Sakarya’da düzenlenen 1. Bahar Koşusu benim için biraz böyle bir organizasyon oldu.

Nisan ayının ilk pazar günüydü. Kış aylarının ağırlığı yavaş yavaş geride kalmış, baharın ilk işaretleri kendini göstermeye başlamıştı. Hava tahminleri günler öncesinden son derece güzel görünüyordu. Yarış sabahı uyandığımda da beklentilerimin karşılandığını gördüm. Gökyüzü açıktı. Hava ne üşütecek kadar serin ne de bunaltacak kadar sıcaktı. Koşmak için daha iyi şartlar hayal etmek zordu.

Yarış, Sapanca Gölü kıyısındaki park alanında düzenleniyordu. Bir tarafınızda göl, diğer tarafınızda ağaçlar uzanıyor. İnsan yürürken bile keyif alıyor. Koşarken ise zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor.

Sabah saatlerinde alana vardığımda kalabalık yavaş yavaş toplanmaya başlamıştı. Organizasyonun adı her ne kadar koşu olsa da ortam bir spor festivali havasındaydı. Çocuklar heyecanla etrafta dolaşıyor, aileler fotoğraf çekiyor, gençler arkadaş grupları halinde sohbet ediyordu. İnsanların yüzünde yarış gerginliğinden çok hafta sonunu güzel değerlendirme isteği vardı.

Sapanca Ultra Medium Trail 40K 2025

Bu yıl harika bir yarış oldu. Rotaların tamamı güncellenmişti. Büyük oranda daha önce hiç koşmadığımız yerlerden geçtik. Sapanca Ultra Maratonu’nun ilk yıllarındaki gibi sık bitki örtüsüyle kaplı dar patikalardan, özgürce akan su kaynaklarından ve dikkat gerektiren zor yerlerden geçtik. Zaman içinde orman yollarından koşulan bir yarışa evrildiği için nispeten kolay bir kros yarışı olarak bildiğimiz bu yarış artık oldukça zor bir patika yarışı. Tanıdığım kişiler arasında hemen hemen herkes yarışın zorlaştığı konusunda hemfikir. Diğer yandan herkes yarışın çok daha iyi bir hale geldiği konusunda da hemfikir.

Yarış büyük oranda hala koşulabilir bir parkura sahip fakat yol yarışlarına alışık insanlar için uygun değil. En azından patika yarışlarının ne olduğu konusunda bir miktar bilgi sahibi olmak gerekli. Neyle karşılaşacağını bilmeyenler bu yarışta çok zorlanacaktır. Patika ayakkabısı giymek şart. Su kaynaklarını geçişlerde ve vadilerdeyse dikkatli olmak hayati önem arzediyor. Baton kullanabileceğiniz yerler kısıtlı olduğu için artık baton kullanmanın çok faydalı olmayacağını söyleyebilirim ama her parkurda hala ciddi irtifa kazanımı mevcut. Kısacası Sapanca Ultra Maratonu yepyeni bir yarışa dönüşmüş. Ve bence hala Türkiye’deki en iyi ilk beş patika yarıştan biri.

Sapanca Ultra Medium Trail 40K 2024

Bu yarışı seviyorum. Teknik bir parkuru yok. Dağcılık faaliyetine dönüşen yarışlardan değil. O tarz yarışların ayrı bir yeri var tabii ki ama ben büyük oranda koşulabilir arazi yarışlarını seviyorum. “Dağ Aşma” maratonlarını ya da “Sky” maratonlarını değil. Tırmanış olmalı ama bu yokuşları koşarak çıkabilmeliyim. Önümdeki insanları beklemek zorunda kalacağım tek kişilik geçişler olmamalı. Özellikle daha yarışın başında önümdeki insanları beklemek zorunda kaldığım bir yarışa katılmayı asla istemem. İdeal bir yarışta en azından ilk 5 kilometrenin geniş bir yolda olmasını beklerim. Bu sayede hızlı koşucular daha hızlı başlayabilir ve parkurda sıkışma yaşanmaz. Sapanca Ultra Maratonu istediğim bu özelliklere sahip. Şayet günün birinde 100K ve üstü gibi bir mesafe eklenirse, şu ana kadar hiç koşmadığım bu mesafeleri bu coğrafyada deneyimlemek isterim.

Sapanca doğa harikası bir yer. Farklı hava koşullarında farklı güzellikler barındırıyor. Geçen yıl sağanak yağmur altında bambaşka bir yarış koşmuştuk ama bu yıl çok sıcak bir havada daha başka bir yarış koştuk. Sapanca’nın bize göstereceği daha çok güzellikleri olduğuna eminim. İmkânım el verdikçe kısa veya uzun mesafe ayırdetmeksizin bu yarışa katılmaya devam edeceğim.

Bu yılki edisyonda 40K parkurundaydım. Çok keyifli bir yarış geçirdim. Mükemmel şartlarda ve kondisyonumun iyi olduğu bir zamanda istediğim gibi sürdürebildiğim bir yarış oldu. Parkuru biliyor olmamın avantajını kullanıp, yarışın sonuna kadar planladığım gibi koşabildim…

Sapanca Ultra Trail 60K 2023

Unutulamayacak kadar kıymetli olduğu için bazı hikayelerin mutlaka yazıya dökülmesi lazım. Kayıt altına alınmalı ve sonsuza dek hatırlanmalı. Benim için bu yılki Sapanca Ultra‘nın hikayesini anlatmak bu kadar önemli. “Hadi, bir iki cümleyle özetle şu yarışı.” deseniz; “Her şey, her zaman, her yerde!” demek isterdim. Çünkü her duyguyu dolu dolu yaşadığım bir yarış oldu. Heyecanlandım, şaşırdım, sevindim, umutlandım, düşüncesizce davrandım, korktum, hayal kırıklığı yaşadım, sinirlendim, inatlaştım, sıkıldım ve mutlu oldum…

Sapanca Ultra 2023 yılı edisyonu harikaydı. Her yıl kendini geliştiren bu organizasyon, bu yıl da bizleri sevindirerek, organizasyonu bir seviye daha yukarı taşımayı başardı. Hava muhalefetine rağmen katılımın yoğun olduğu bir gündü.

Ben ve arkadaşlarım yarışın başlayacağı yere sabah erkenden geldik. Önce beraber fotoğraf çekildik ve ardından hafif tempo koşarak ısındık. Başlangıç çizgisinde yerimizi aldığımızda saat 06:50’ydi. Gece boyunca yağan yağmur, yarışın başlamasına bir saat kala durmuş ve bizleri güzel bir gün olacağı konusunda umutlandırmıştı. Yarışın başlangıcı parçalı bulutlu ve aydınlık bir havada oldu.

Sapanca Ultra Trail 40K 2022

Bu yarışın, güneş’in altında ve kavurucu sıcaklarda yapılacağına kesin gözüyle bakıyordum. Çünkü son haftalarda hava sıcaklığı sürekli yükseliyordu. Koşmak her geçen gün zorlaşmaya başlamıştı. Bu sebeple, sıcağa adapte olabilmek için her fırsatı değerlendirdim. Son hafta, hava durumu hızla değişti. Sürekli yağmur yağıyor ve hava soğuyordu. Bu sefer de sağanak yağmur altında koşacağımıza emin olmaya başlamıştım. Havanın sıcak ya da yağmurlu olması planladığım süreyi etkilerdi tabii ama bunu dert edecek değildim. Her zamanki gibi çıkıp kendi yarışımı koşacaktım.

Sapanca, sağ gösterip sol vuruyor gibiydi ama bizi yine de hoş karşıladı. Ne bir parça güneş ışığı gördüm ne de bir damla yağmur. Erken kalmak zorunda kalmış olmamı saymazsak, şikayet edebileceğim hiçbir şey yoktu. İdeal bir havada, mükemmel bir parkurda ve kondisyonumun iyi olduğu bir zamanda koştum. Kendimi hazırladığım tüm olumsuzluklar hazırlık evresinin bir parçası olarak kaldı. Yarışa iyi başladım ve sonuna kadar da iyi gittim. Parkurda ciddi değişiklikler olduğu için ne kadar iyi veya kötü bir sürede tamamladığımı kestiremiyorum ama hissiyatımı değerlendirdiğimde, şuan için koşabileceğim en iyi süreyi koştuğumu düşünüyorum. Bu yılki Sapanca Ultra’yı keyifli bir şekilde geçirdim.

Sapanca Ultra Trail 40K 2021

Güneş, günün ilk ışıklarıyla birlikte yavaş yavaş gölün üstünde yükseliyordu. Bir yandan çam ağaçlarıyla kaplı dağlardan gelen serin hava, diğer yandan gölün yosun kokulu ılık havası ciğerlerimize doluyordu. Bilinmez çiçeklerin, nemli toprağın ve sabahın kokusunu da alıyordum. Maskelerle filtrelediğimiz oksijene yazık olmasın diye kalabalıktan uzaklaşıp maskemi çıkardım. Derin derin birkaç kez nefes aldıktan sonra uykum iyice açıldı. Planladığımdan çok daha erken kalkmıştım. Biraz uyumuştum elbette ama hala yatakta olsaydım fena da olmazdı hani.

Evet, biraz uykum vardı ama gücüm kuvvetim yerindeydi. Aklıma takılan tek şey; koşarken beslenmek için kullandığım jel formundaki gıdalardan bulup alamamış olmamdı. Jel yerine, toz formunda farklı bir sporcu içeceği kullanacaktım. Daha önce bunu tecrübe etmemiş olduğum için işe yarayıp yaramayacağını bilmiyordum ve bu durum beni biraz tedirgin ediyordu. Enerjimi dengeli kullanmam daha akıllıca olacak diye düşündüm. Sonra da bu kararımı unuttum gitti.

Bir Sonraki Yarışım Sapanca Ultra Maratonu

Geçen ay, ardı ardına koştuğum üç yarı maratondan sonra iki hafta kadar dinlenmeye çekilmiştim. Ramazan ayının başına denk geldiğinden dolayı ara vermek için oldukça uygun bir zamandı. Ara verdim diyorum ama koşmayı tamamen bırakmış değildim. Sadece aralıksız her gün koşmuyor, iki gün koş bir gün boş şeklinde ağırdan alıyordum.

Ramazan ayının ilk haftasıyla beraber, yavaş yavaş mutadım olan koşma sistemine geri döndüm. Şimdilerde haftanın altı günü koşuyor, haftanın iki günü de kuvvet antrenmanları yapıyorum. Alışık olduğum beslenme düzeni tamamen değiştiği için antrenman saatlerim ve antrenmanların şiddeti de değişti tabii. Genelde iftardan en az iki saat sonra koşuyorum. Hafif tempo koşularım her zamanki hızında ama Tempo Antrenmanlarım geçen aya kıyasla bir parça daha yavaş. Bu şekilde hem programıma geri dönmüş hem de Ramazan ayına kendimi adapte edebilmiş oldum.

Sapanca Ultra Trail 40K 2020

Her şey yolunda gidiyordu. Ta ki 30. kilometrelerde yanlış bir yola sapana kadar. Aynı yoldan daha önce geçmiş olmanın ve yokuş aşağı gitmem gerektiği düşüncesinin verdiği rahatlık beni yanlışa sürüklemişti. Yanlış yolda gittiğimi fark ettiğimde ise önce dönmeye çalıştım. Peşimden gelmeye devam eden insanlar doğru yolda olabileceğim düşüncesine kapılmama ve yanlış yolda gitmeye devam etmeme sebep oldu. Verdiğim kararın hatalı olduğunu anladığımdaysa geri dönülemeyecek kadar ilerlemiştim. Ne iyi bir sürede tamamlama ihtimalim kalmıştı ne de o yokuşları geri tırmanacak gücüm. Son kontrol noktasını atlamıştım. Çaresiz, bitiş çizgisine gidip, yarışı bıraktığımı beyan ettim.

Aylar sonra tekrar yarış atmosferinde koşmak beni çok mutlu etti. Bitiş çizgisinden geçmemiş olsam da yine de mutluyum. Fiziksel ve mental açıdan kendimi toparlamam için bu yarışı koşmalıydım. Aylar süren pandemi önlemleri ve hastalık tehlikesi koşu hayatıma ağır bir darbe indirmişti. Silkinip yeni bir başlangıç yapmak için bir milada ihtiyacım vardı. Sapanca Ultra Maratonu 2020 edisyonu ihtiyacım olan miladı sağlam bir tokat gibi yüzüme vurdu. Artık parkurda kaybolmuşluğu olan ve bir yarışı bitiremeyip bırakmış biriyim. Tecrübe tecrübedir. Bunu da yaşamadan bir üst seviyeye geçmek belki de mümkün olmayacaktı.

Sapanca Ultra Trail 40K Parkur İncelemesi

Yarış zamanı nihayet geldi. Pandemi ortaya çıktığından beri ne bir yarış koşabildik ne de bu doğrultuda bir plan yapabildik. Yarış atmosferinde koşmayı, tükenene kadar enerjimi harcamayı, yarış öncesinde duyduğum heyecanı, kısacası koşu yarışlarının hayatıma olan dokunuşlarını özlemişim. Her ne kadar bu yarışta iddialı olmasam da yarışı koşabiliyor olmak yeterli. Ve bir yarışın hakkını vermek lazım. Özellikle böyle bir zamanda kıymete binmişken hazırlanmadan koşmak yazık olur.

Daha önce defalarca yazmıştım, son iki aydır doğru düzgün antrenman yapamıyordum. Her şeye rağmen 40 kilometrelik bir parkuru yavaş yavaş tamamlayabileceğime inanıyorum. İhtiyacım olan sadece iyi bir yarış stretejisi ve planlaması. Geçen yıl bu parkuru koşmuştum. Her bir kilometresini de hatırlıyorum. Şu an içinde bulunduğum durumu da göz önünde bulundurarak iyi bir streteji geliştirebilirsem belki yarışın yarısından sonra bir ihtimal iyi bir süre için mücadele edebilirim.