İçeriğe geç

Etiket: Yol Koşusu

Gordion Yarı Maratonu 21K 2026

Üst üste koştuğum birkaç yarışın ardından kısa bir dinlenme dönemine girmiştim. Bir sonraki hedefim Sapanca Ultra’da koşacağım 40K parkuruydu. Bu nedenle mümkün olduğunca hızlı toparlanıp yokuş antrenmanlarına başlamam gerekiyordu. Tam bu sırada birkaç arkadaşın Gordion Yarı Maratonu’na gitmeyi planladığını öğrendim. Çok düşünmeden kaydımı yaptırdım. Amacım arkadaşlarımla güzel bir hafta sonu geçirmek ve araya bir antrenman yarışı daha sıkıştırmaktı.

Gordion Yarı Maratonu, Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Yassıhüyük Mahallesi’nde düzenleniyor. Burası antik Frigya Krallığı’nın başkenti olarak kabul ediliyor. Bölgedeki kalıntılar ve tümülüsler hâlâ görülebiliyor. Bunların en bilineni ise Kral Midas (Eşek Kulaklı Midas) Tümülüsü.

Yarış da bu tarihi alanın hemen önünden başlayıp yine aynı noktada sona eriyor. Bölgeyi ziyaret eden turistler için hazırlanmış geniş bir alan mevcut. Organizasyon da bu alanı kullanıyor. Bu nedenle yarış merkezi oldukça ferah ve düzenliydi. Daha yarış başlamadan iyi planlanmış bir organizasyonla karşı karşıya olduğumuz hissediliyordu.

Stockholm Premiärhalvan 21K 2026

Stockholm Premiärhalvan, İsveç’in başkenti Stockholm’da düzenlenen birçok koşu yarışından biri. Özellikle “Premiärhalvan” dememin sebebi, bu yarışı Stockholm Yarı Maratonu ile karıştırmak istememem. İki yarış farklı tarihlerde düzenleniyor. Katıldığım bu yarış, Stockholm Maratonu öncesinde bir hazırlık yarışı niteliğinde.

Yarış, şehrin en büyük parklarından biri olan Djurgården’de düzenleniyor. Parkurun yaklaşık yüzde sekseni parkın içinde geçiyor. Sadece bazı bölümlerde parkın çevresini dolaşmak için dışarı çıkılıyor. Bu yüzden daha butik bir organizasyon bekliyordum. Fakat karşıma çıkan organizasyonun büyüklüğü beni şaşırttı. Hatta İstanbul Yarı Maratonu’ndan bile daha büyük bir etkinlikle karşılaştığımı söyleyebilirim. Katılım oldukça yüksekti. O kadar kalabalıktık ki yarış farklı dalgalar halinde başlatıldı. Ben ikinci dalgada yer aldım.

Hava soğuk ve parçalı bulutluydu. Hafif bir rüzgâr vardı ama rahatsız edecek seviyede değildi. Üşümeyeceğimi düşünerek kısa kollu tişörtle koşmaya karar verdim. Eşyalarımı teslim noktasına bırakırken basit bir market poşeti kullandım. Yarış kitinden bir çanta çıkacağını düşünmüştüm ama herkesin kendi çantasını getirmesi gerekiyormuş. Bavulla seyahat ettiğim için ekstra çanta taşımak istememiştim. Sonuçta elimdeki plastik poşet yüzde yüz su geçirmez, hafif ve kullanışlı bir çözüm oldu. Üstelik emanet alanlarının üzeri açıktı. Yağmur yağsaydı eşyalarımın kuru kalmasını sağlayacaktı. Bundan sonra seyahat ettiğim her yarışta çantama mutlaka bir plastik torba atacağım.

İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu 21K 2026

Bu yarışa yıllardır katılıyorum. Hatta neredeyse on yıldır aralıksız katılmış olabilirim. Her yıl takvim açıklandığında gözüme ilk çarpan yarışlardan biri oluyor. Ne kadar yorgun olursam olayım, ne kadar yoğun bir dönemden geçiyor olursam olayım, katılabilecek durumdaysam kendimi başlangıç çizgisinde buluyorum.

Sanırım bunun sebebi, bir yarıştan beklediğim hemen hemen her şeyi bu organizasyonda bulabiliyor olmam. Yarışın tarihi uygun. Ulaşımı kolay. Organizasyon alanı geniş ve kullanışlı. Parkur hızlı. Mesafe tam kararında. İstanbul’un tarihi bölgelerinden geçiyor olması da ayrı bir değer katıyor. Kısacası bu yarış benim için sadece bir yarı maratondan ibaret değil.

Elbette eksik yönleri de var. Özellikle başlangıç kapıları konusunda yıllardır tam anlamıyla çözülemeyen bazı problemler yaşanıyor. Gerçi organizasyonun bu konuda ciddi çaba gösterdiği de belli oluyor. Bu nedenle eleştirmekten çok çözüm aramayı tercih ediyorum.

Bu yıl da son dakikada başlangıç alanında karışıklık yaşandı. E kapısından başlaması gerekenlerle A kapısından başlaması gerekenler birbirine karıştı. Sonuç olarak her hız grubundan koşucunun bulunduğu karma bir kalabalığın içinde yarışa başladık. Daha önce bunu yaşadığım için paniklemedim.

Sakarya 1. Bahar Koşusu 4K 2026

Bazı yarışlar vardır. Sonuç listesine baktığınızda pek bir anlam ifade etmezler. Ne uzun bir mesafe koşulmuştur ne de aylar süren hazırlıkların sonunda ulaşılmaya çalışılan büyük bir hedef vardır. Fakat aradan zaman geçtikten sonra dönüp baktığınızda aklınızda kalan yarışlar da genellikle bunlar olur. Sakarya’da düzenlenen 1. Bahar Koşusu benim için biraz böyle bir organizasyon oldu.

Nisan ayının ilk pazar günüydü. Kış aylarının ağırlığı yavaş yavaş geride kalmış, baharın ilk işaretleri kendini göstermeye başlamıştı. Hava tahminleri günler öncesinden son derece güzel görünüyordu. Yarış sabahı uyandığımda da beklentilerimin karşılandığını gördüm. Gökyüzü açıktı. Hava ne üşütecek kadar serin ne de bunaltacak kadar sıcaktı. Koşmak için daha iyi şartlar hayal etmek zordu.

Yarış, Sapanca Gölü kıyısındaki park alanında düzenleniyordu. Bir tarafınızda göl, diğer tarafınızda ağaçlar uzanıyor. İnsan yürürken bile keyif alıyor. Koşarken ise zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor.

Sabah saatlerinde alana vardığımda kalabalık yavaş yavaş toplanmaya başlamıştı. Organizasyonun adı her ne kadar koşu olsa da ortam bir spor festivali havasındaydı. Çocuklar heyecanla etrafta dolaşıyor, aileler fotoğraf çekiyor, gençler arkadaş grupları halinde sohbet ediyordu. İnsanların yüzünde yarış gerginliğinden çok hafta sonunu güzel değerlendirme isteği vardı.

2023 Yılında Koştuğum Ve Henüz Anlatmadığım Yarışlar

Koştuğum her yarış hakkında birkaç satır yazmak son yıllarda bir alışkanlık haline geldi. Geriye dönüp baktığımda, bu yarışlara ait hatırlanmaya değer notlar biriktirdiğimi görüyorum. Ben bunlara “yarış raporu” diyorum ama aslında benim için daha çok birer “yarış hikâyesi” sayılırlar.

Yıllar sonra bu yazıların, derecelerden ve sonuç listelerinden daha kıymetli olacağına inanıyorum. Çünkü bir yarışın sadece kaç dakikada koşulduğu değil, o gün neler hissedildiği de önemli. Üstelik bu notlar sayesinde hem kendi hafızamı tazeliyor hem de aynı yarışlara katılmayı düşünenlere küçük de olsa bir fikir vermiş oluyorum.

Bu motivasyonla yıllardır hemen her yarışımı yazmaya çalıştım. Fakat 2023 yılında koştuğum üç kısa yarışı çeşitli sebeplerle anlatmadan geçtim. O günlerde yazmaya değer bir hikâye bulamadığımı düşünmüş olmalıyım. Aradan geçen zaman gösterdi ki yazılmayan yarışlar çok daha hızlı unutuluyor. Şimdi dönüp baktığımda bazı detayları hatırlamakta zorlanıyorum.

Belki de her yarışın anlatmaya değer bir hikâyesi vardır. Bu yüzden, geç de olsa, 2023 yılında koştuğum ve geride bıraktığım bu üç yarışı birkaç satırla kayıt altına almak istedim.

Mainova Frankfurt Marathon 42K 2025

Kapadokya’da 38 kilometre koştuktan yalnızca bir hafta sonra Frankfurt Maratonu’nun başlangıç çizgisindeydim. Normal şartlarda yarışları bu kadar sık aralıklarla koşmayı tercih etmem. Özellikle biri patika, diğeri yol yarışıysa toparlanma sürecini ciddiye almak gerekir. Fakat her iki organizasyona da katılmak istiyordum. Bu sebeple Kapadokya’yı daha çok antrenman amacıyla koşup ana hedef olarak Frankfurt Maratonu’nu belirledim.

Yarış haftasına geldiğimde bacaklarımın durumu fena değildi. Tam anlamıyla toparlandığımı söyleyemem ama maratonu koşabilecek kadar dinlenmiş hissediyordum. Hafta boyunca sadece bir kez hafif tempo koştum ve geri kalan zamanı dinlenmeye ayırdım.

Frankfurt’a varır varmaz ilk işim organizasyon alanına gidip yarış numaramı almak oldu. Fuar alanı oldukça büyük ve tamamen kapalı bir salonda kurulmuştu. Bir süre stantları gezdim. Ancak açıkçası beni heyecanlandıran pek bir şey bulamadım.

Satılan yarış tişörtleri daha önce Kaçkar Ultra’da gördüğüm ürünlerle aynıydı. Malzeme kalitesini çok başarılı bulmadım. Terlediğinizde üzerinize yapışacakmış hissi veren, biraz da naylonumsu bir yapısı vardı. Üstelik ayrıca ücret talep ediliyordu. Bu nedenle satın almayı düşünmedim.

İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu 21K 2025

Nisan ayı çok yorucu geçti. Ramazan Bayramı’nın hareketli günleri geçer geçmez bir maraton ve ondan iki hafta sonraysa İznik’te 25K koştum. Bu iki yarışın ardından oldukça tükenmiş hissediyordum. Özellikle İznik’te kendimi çok zorlamıştım. Toparlanmak için yeteri kadar sürem olmadı. Sadece bir hafta sonra İstanbul Yarı Maratonu’nun zamanı gelmişti.

Tabii ister istemez bu yarışta iyi bir süre yapmam mümkün olmayacaktı. Ben de gereksiz yere kendimi daha fazla zorlamamaya karar vermiştim. Otomatik olarak atanan numaralardan dolayı, ilk bölümde kalabalığın hızına uyup yolu tıkamamak dışında başka bir hedefim yoktu. Yarışın devamında da bir miktar tempolu gitmeye çalışıp antrenman yapacaktım.

Vienna City Marathon 42K 2025

Nisan ayının ilk haftasında Viyana Maratonu’nda koştum. Hayatım boyunca koştuğum en soğuk yarıştı. Büyük Atatürk Koşusu‘nda kar yağarken koştuğumda bile bu kadar üşümemiştim. Termometreler sıfıra yakın gösteriyordu ama saatte 20-30 kilometre hızlara ulaşan rüzgar hissedilir sıcaklığı önemli derecede değiştiriyordu. Yarışın başından sonuna kadar soğuktan titredim…

Cumartesi günü kitlerimizi Max Hall adında bir fuar kompleksinden aldık. Merkeze yakın bir yerdi. Ulaşımı da kolaydı. Fakat fuar alanına yaklaştığımızda herhangi bir yönlendirmeyle karşılaşmamamız kafamızı karştırdı. Fuar alanının kapısına gelene kadar nereye gideceğimizi bilemedik. Bu konuda telefonumdaki navigasyon uygulamasına güvenmekten başka bir çarem yoktu. Halbu ki metro istasyonundan sonra basit yönlendirmeler işi kolaylaştırabilirdi.

Fuar alanı büyüktü ve çok fazla stant vardı. Neredeyse İstanbul Maratonu’na denk ya da fazlası diyebilirim. Kitlerimizi sorunsuz bir şekilde aldık. Bize birkaç gün önce gönderdikleri “Marathon Pass” görseli ve pasaport ile tüm işlemlerimiz halloldu. Sonrasında alışveriş stantlarını gezip, vakit geçirdik…

Uğur Mumcu Yol Koşusu 10K 2025

Bu yarışta koşup koşamayacağım son ana kadar belli değildi. O kadar çok insan bu yarışa katılmak istiyor ki kayıtları dakikalar içinde tükeniyor. Bence bu ülkemiz tarihinde daha önce görülmemiş bir şey. Sınırlı sayıda koşucu için yer var ve siz de bu yarışa katılabilmek için bilgisayar başında kayıtların açılmasını bekliyorsunuz. Yani benim için yarış kayıt esnasında başladı. İstenilen bilgileri bir dakika içinde doldurmuş olabilirim. Bu sayede kayıt olabilmeyi başardım.

Kasım ayı itibariyle birkaç ay kısa mesafe için hazırlanmaya karar vermiştim. Bu yarış da hedef yarışım olacaktı. Antrenman programımda alışmışlığımın dışında bir çok antrenmanım oldu. Kısa mesafeye odaklanınca koşu formum iyileşti ve maksimum hızım arttı. Yarış zamanı geldiğindeyse hâlâ hangi hızda gitmem gerektiğinden emin değildim. İlk birkaç kilometre kamikaze modunda gidip, neler yapabileceğime bakmaya karar verdim.

Zurich Seville Marathon 42K 2025

Kaldığım otelde kahvaltı yoktu. Bu sebeple marketten aldığım muzlardan bir tanesini kahvaltı niyetiyle tükettim. Aç değildim. Ama yine de otelden ayrılmadan önce bir tane daha muz yedim. Bu arada kalktığım andan itibaren içmeye başladığım yarım litrelik suyu da bitirdim.

Hava güzeldi bu sebeple sadece tişörtle otelden ayrıldım. Hafif tempo koşarak yarış alanına gittim. Oraya vardığımda binlerce insanın bir araya gelmiş olduğunu ve büyük bir kaos yaşandığını gördüm. Katılımcıları dar bir koridora yönlendiriyorlardı. Dolayısıyla sıkışık ve sıkıntılı bir alan oluşmuştu. Sanırım sadece göğüs numaralarını kontrol etmeye çalışıyorlardı. Bu hengameyi atlatıp alana geçtiğimde yarış başlamıştı. Biraz gerilerde kalıp ben de yarışa başladım.

İlk beş kilometre oldukça kalabalık bir gurupla koştum. Sonrasında yavaş yavaş bana yakın hızlarda insanlarla koşmaya başladım. Buraya gelene kadar bir sağdan bir soldan geçmek zorunda kaldığım insanlar oldu. Gereksiz yere yavaşladığım ve gereksiz yere hızlandığım da oldu. Yaklaşık iki yüz metre fazladan gittim sanırım. Saatim buradan sonraki tüm kontrol noktalarında olması gerekenden iki yüz metre fazla ölçüp durdu.