Sapanca Ultra NG Orman Koşusu Zamanı Geldi

Bu yıl yarış sezonunu Antalya Maratonu ile açmıştım. Sadece bir buçuk ay sonra, tam toparladım derken, Paris Maratonu‘yla kendimi tamamen tüketmiştim. O yarışın üstünden de henüz iki ay geçti ve bu zamanın neredeyse tamamını zorlayıcı antremanlardan uzak durmaya çalışarak geçirdim.

İlk yarışımdan bir hafta sonra sol bacağımda başlayan ağrı neredeyse bir ay benimleydi. Sağ dizimde güçsüzleşmekten kaynaklandığını düşündüğüm ağrılar peyda oldu. Yatağa düşmedim ama Ramazan ayı içinde bir hafta soğuk algınlığıyla da mücadele ettim. Antremanlarımı azaltıp, şiddettini düşürerek bu hafta sonu yapılacak Sapanca Ultra NG Orman Koşusuna hazırlanmaya çalıştım.

Continue reading “Sapanca Ultra NG Orman Koşusu Zamanı Geldi”

Runfire Salt Lake Ultra Trail 42K 2018

Bu yarıştan ilk kez nasıl haberim olduğunu hatırlamıyorum. Muhtemelen yarış takvimlerinden birinde dikkatimi çekmiştir. Tuz Gölü’nün kurumuş havzasında Temmuz sıcağında koşmak, uçsuz bucaksızmış gibi görünen beyazlıkta kendini kaybetmek fikri o zamanlar bana bilim kurgu kitaplarından alınmış bir sahne gibi gelmişti. Yeterli antreman birikimim olmadığından “Bir gün bu yarışı da koşmak lazım.” diyerek bu fikri aklımın bir köşesine yazmıştım.

Uzun bir zaman sonraydı. Prof. Dr. Taner Damcı’nın “Koşuyorum Öyleyse Varım” isimli kitabını okurken Tuz Gölü’ndeki bu organizasyonla yine karşılaştık. Bu yarış kitapta altı gün süren çok etaplı bir yarışın parçası olarak anlatılıyordu. Oysaki yarışın konsepti değişmiş ve farklı mesafelerde, tek seferde koşulan bir yarış halini almıştı.

Continue reading “Runfire Salt Lake Ultra Trail 42K 2018”

Bu Hafta İyice Dinlendim

Nisan ayının ikinci haftasında başlayan koşuşturma, bu hafta başında nihayet bitmişti. İş yerinde yapılması gerekenler ve hayatıma dair ertelediğim mevzular sıraya girmişti. Haftaya yaydığım bir planla, bekleyen her şeyi sonuçlandırdım. “Hiç mi ters giden bir şey olmadı?” derseniz; önemli ve zamanı geldiğinde çözümlenmeyecek hiçbir şey olmadı.

Bir taraftan da bu haftayı, birkaç hafif koşuyla geçip fiziksel olarak toparlanmaya çalıştım. Son yarışın hasar raporu da ortaya çıktı. Geçen aydan kalan sol bacağımdaki ağrıya, bir nezle ve bir de sağ diz ağrısı eklendi. Nezle bir gün vardı ertesi gün yoktu ama hafta sonuna kadar da sürdü. Sağ dizimde başlayan ağrı düz yolda yürürken bir anda ortaya çıktı. Yine geçmişten gelen başka bir sıkıntının hortlamasıydı muhtemelen. Direncin iyice düştüğü bu zamanlarda her ne kadar dikkatli olsam da sürprizler köşe başında bekler.

Continue reading “Bu Hafta İyice Dinlendim”

Her Şey Yolunda Gidiyor Gibi

İnsanın olumsuzluklara adaptasyonu muhteşem. Bazen ben bile kendime şaşıyorum. Sabah uyandığımda dünkü halimden eser yoktu. Sıcak bir duş ve ardından iyi bir uyku toparlanmama yetti. Gerçi sabah, toparlanmış olduğuma inanmıyordum ama gün içindeki canlılığıma bakınca ister istemez bunu kabullendim. Hatta ikindi vakti bir fırsat oluşunca kısa bir koşuya dahi çıktım. Öyle bir yer keşfettim ki çıkmış olduğum için çok mutluyum. Bu seyahatin en güzel tarafı bu oldu.

Continue reading “Her Şey Yolunda Gidiyor Gibi”