Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT 2018

Neredeyse bir yıl oldu. Bu yarışa ait yarış raporunu yazmayı bu kadar zaman beklemiş olmamın sebebi; yazdıklarım arasında en iyisinin bu rapor olmasını istememdi. Ama ne yazık ki halen istediğim seviyeye gelebilmiş değilim. Bu yarışın 2019 edisyonu, bu hafta sonu koşulacağından daha fazla beklemek istemiyorum. Anlatılması gereken çok şey var. Yeni katılacak olanların bilmesi gereken veya dikkat etmesi gereken birkaç hususu paylaşmam faydalı olabilir…

Yarıştan önceki gece açık alanda yapılan makarna partisi çok keyifliydi. Geç saatlere kadar arkadaşlarla beraber orada vakit geçirmiştik. Varillerin içinde yakılan odun ateşinin etrafında toplanıp sohbet ettik. Vaktin nasıl geçtiğini ve havanın ne kadar soğuduğunu fark etmemiştim. Rüzgar bir saat boyunca sırtıma vurmuştu. Ateş başında olduğumuz için ortamın sıcaklığı beni yanıltmıştı. Kendimi böylesi bir duruma nasıl sokabildiğimi hala aklım almıyor. Ertesi gün koşacağım yarışın heyecanıyla olsa gerek bütün geceyi açık havada tişörtle geçirmiştim…

Okumaya devam et “Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT 2018”

Maraton Zombileri Nedir Ve Hangi Zamanlarda Görünür?

Bir maraton koştuğunuzda, büyük ihtimalle sonraki birkaç gün doğru düzgün yürümekte zorluk çekersiniz. Özellikle dizlerinize bağlanan büyük kas kütleleri işlevlerini yerine getiremez. Et kesiği deriz ya, işte durum bu. Merdivenin başına gelince önce söylenirsiniz sonra hızlıca strateji geliştirip korkuluklara sarılarak iner çıkarsınız. Dizlerinizi kırmanız çok acı verir bu sebeple bacaklarınızı sürükleyerek ilerlersiniz. Yürürken dengenizi koruyabilmek için de abartılı derecede dik durur ve adımlarınızı garip garip atarsınız. Bu durumda filmlerde gördüğümüz zombilerden farkınız kalmaz.

Bazı zamanlar bu kişilerin sayısının bir hayli arttığını fark etmiş olabilirsiniz. Böyle bir durumda, bulunduğunuz bölgede bir maraton düzenlenmiş olduğu sonucuna varmamız gayet normal. Hele ki katılımcı sayısının elli bin ve üzerinde olduğu büyük şehir maratonlarını hayal edin. Ertesi gün, şehir maraton zombilerinden geçilmez olur.

Okumaya devam et “Maraton Zombileri Nedir Ve Hangi Zamanlarda Görünür?”

Garmin Runfire Salt Lake Ultra Trail 40K 2019

Geçtiğimiz pazar günü, Uzunetap ekibinin düzenlediği Garmin Runfire Salt Lake Ultra Trail’da 40K koştum. Salt Lake Ultra, namıdiğer Tuz Gölü Ultra Maratonu, Tuz Gölü’nün kıyısında kurulan kamp alanından başlayıp gölün içlerine doğru devam etti. Kuru hava ve yakıcı güneş altında düzenlenen bu koşu yarışı her sene olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla geçti. Koşuyu ve kamp yapmayı sevenlerin özellikle tercih ettiği bu organizasyonda yaş kategorisinde üçüncülük elde ederek hayatımda ilk kez kürsüye çıktım.

O gün Tuz Gölü’de bir kez daha huzur dolu bir sabaha uyanmıştım. Yaz mevsiminde gündüzleri aşırı sıcak olan bu coğrafya, sabahları ise serin bir esintiyle insanı mest eder. Şehrin gürültülü atmosferinin tam tersine; sessiz ve sakindir. Bu anlarda insanın içini huzur kaplar. Sanırım doğada kamp kurup, açık havada uyanmış olmanın en güzel yanı da bu olsa gerek.

Okumaya devam et “Garmin Runfire Salt Lake Ultra Trail 40K 2019”

Tuz Gölü Ultra Maratonu Ertelendi

Temmuz ayının sonunda yapılması planlanan Tuz Gölü Ultra Maratonu‘nda 40K parkurunu koşacaktım. Son birkaç gündür ülke çapında artan yağışlardan Tuz Gölü de nasibini almış ve bu mevsimde tamamen kurumuş olması beklenen göl havzası sular altında kalmış. Durum böyle olunca yarış yetkilileri Tuz Gölü üstünde koşulabilecek başka bir yer aramış olsalarda muvaffak olamamış ve mecburen yarışı bir başka tarihe ertelemek zorunda kalmışlar.

Böyle durumların yaşanma ihtimali her zaman vardır. Hava şartları tehlikeli boyutlara ulaşırsa veya beklenmeyen başka bir durum oluşursa yarışların ertelenmesi ve hatta iptali mümkündür. Bizler bu tarz aksilikleri de hesaba katarak plan yaparız ama ne kadar da plan yapsanız “A Planı” suya düştüyse hiçbir şey aynı olmuyor. Sonuç olarak yarışa iki hafta kala yarıştan olmuş olduk. Şimdi “B Planı” vakti.

Okumaya devam et “Tuz Gölü Ultra Maratonu Ertelendi”

Sapanca Ultra Trail 40K 2019

İlk kez iki yıl önce var olduğunu öğrendiğim Sapanca Ultra Maratonu’na bugüne kadar katılmak nasip olmamıştı ama gözüm hep üstündeydi. Nihayetinde bu yıl birkaç arkadaşımla beraber katılma şansı elde edebildim. Sapanca Ultra Maratonu Sakarya ilinin Sapanca İlçesinde düzenlenmektedir. Bu ilçe, Samanlı Dağlarının Sapanca Gölüyle kesiştiği ve aynı zamanda dağın birçok su kaynağı ile gölü beslediği bir bölgedir. Harika manzarasının ve “kısmen” el deymemiş doğasının keyfini çıkarmak için bu yarış iyi bir fırsattır.

Yarış sabahı uyuyamamış olmaktan şikayet ettiğim çok olmuştur. Nasıl olsa uyuyamıyorum diyerek önceki gece hiç strese girmedim. Ne zaman yattığımı bile hatırlamıyorum. Bu durum beni sakinleştirmiş olsa gerek ki bebek gibi uyudum. Son iki yarıştır bir şekilde uyuyabilmeye başladım, hadi hayırlısı.

Gerçi uzun uzadıya uyumuş değilim. Sanırım dört ya da beş saat kadar uyudum ama dinç uyandım. Tabi bu durumun pozitif etkisi oldu. Kendimi zinde ve enerji dolu hissettim. Hazırlığım da kendi çapımda yeterliydi. Ama yarışta ne kadar bir eforla koşacağım hususunda kararsızdım. Sabahki durumum kararımı netleştirmeme yardımcı oldu. Planım orta üstü bir eforla başlamak ve Soğucak Yaylasından sonra kalan tüm gücümle koşmaktı.

Okumaya devam et “Sapanca Ultra Trail 40K 2019”

Sapanca Ultra NG Orman Koşusu Zamanı Geldi

Bu yıl yarış sezonunu Antalya Maratonu ile açmıştım. Sadece bir buçuk ay sonra, tam toparladım derken, Paris Maratonu‘yla kendimi tamamen tüketmiştim. O yarışın üstünden de henüz iki ay geçti ve bu zamanın neredeyse tamamını zorlayıcı antrenmanlardan uzak durmaya çalışarak geçirdim.

İlk yarışımdan bir hafta sonra sol bacağımda başlayan ağrı neredeyse bir ay benimleydi. Sağ dizimde güçsüzleşmekten kaynaklandığını düşündüğüm ağrılar peyda oldu. Yatağa düşmedim ama Ramazan ayı içinde bir hafta soğuk algınlığıyla da mücadele ettim. Antrenmanlarımı azaltıp, şiddettini düşürerek bu hafta sonu yapılacak Sapanca Ultra NG Orman Koşusuna hazırlanmaya çalıştım.

Okumaya devam et “Sapanca Ultra NG Orman Koşusu Zamanı Geldi”

Runfire Salt Lake Ultra Trail 42K 2018

Bu yarıştan ilk kez nasıl haberim olduğunu hatırlamıyorum. Muhtemelen yarış takvimlerinden birinde dikkatimi çekmiştir. Tuz Gölü’nün kurumuş havzasında Temmuz sıcağında koşmak, uçsuz bucaksızmış gibi görünen beyazlıkta kendini kaybetmek fikri o zamanlar bana bilim kurgu kitaplarından alınmış bir sahne gibi gelmişti. Yeterli antrenman birikimim olmadığından “Bir gün bu yarışı da koşmak lazım.” diyerek bu fikri aklımın bir köşesine yazmıştım.

Uzun bir zaman sonraydı. Prof. Dr. Taner Damcı’nın “Koşuyorum Öyleyse Varım” isimli kitabını okurken Tuz Gölü’ndeki bu organizasyonla yine karşılaştık. Bu yarış kitapta altı gün süren çok etaplı bir yarışın parçası olarak anlatılıyordu. Oysaki yarışın konsepti değişmiş ve farklı mesafelerde, tek seferde koşulan bir yarış halini almıştı.

Okumaya devam et “Runfire Salt Lake Ultra Trail 42K 2018”

Bu Hafta İyice Dinlendim

Nisan ayının ikinci haftasında başlayan koşuşturma, bu hafta başında nihayet bitmişti. İş yerinde yapılması gerekenler ve hayatıma dair ertelediğim mevzular sıraya girmişti. Haftaya yaydığım bir planla, bekleyen her şeyi sonuçlandırdım. “Hiç mi ters giden bir şey olmadı?” derseniz; önemli ve zamanı geldiğinde çözümlenmeyecek hiçbir şey olmadı.

Bir taraftan da bu haftayı, birkaç hafif koşuyla geçip fiziksel olarak toparlanmaya çalıştım. Son yarışın hasar raporu da ortaya çıktı. Geçen aydan kalan sol bacağımdaki ağrıya, bir nezle ve bir de sağ diz ağrısı eklendi. Nezle bir gün vardı ertesi gün yoktu ama hafta sonuna kadar da sürdü. Sağ dizimde başlayan ağrı düz yolda yürürken bir anda ortaya çıktı. Yine geçmişten gelen başka bir sıkıntının hortlamasıydı muhtemelen. Direncin iyice düştüğü bu zamanlarda her ne kadar dikkatli olsam da sürprizler köşe başında bekler.

Okumaya devam et “Bu Hafta İyice Dinlendim”

Her Şey Yolunda Gidiyor Gibi

İnsanın olumsuzluklara adaptasyonu muhteşem. Bazen ben bile kendime şaşıyorum. Sabah uyandığımda dünkü halimden eser yoktu. Sıcak bir duş ve ardından iyi bir uyku toparlanmama yetti. Gerçi sabah, toparlanmış olduğuma inanmıyordum ama gün içindeki canlılığıma bakınca ister istemez bunu kabullendim. Hatta ikindi vakti bir fırsat oluşunca kısa bir koşuya dahi çıktım. Öyle bir yer keşfettim ki çıkmış olduğum için çok mutluyum. Bu seyahatin en güzel tarafı bu oldu.

Okumaya devam et “Her Şey Yolunda Gidiyor Gibi”