Sapanca Ultra Trail 40K 2021

Güneş, günün ilk ışıklarıyla birlikte yavaş yavaş gölün üstünde yükseliyordu. Bir yandan çam ağaçlarıyla kaplı dağlardan gelen serin hava, diğer yandan gölün yosun kokulu ılık havası ciğerlerimize doluyordu. Bilinmez çiçeklerin, nemli toprağın ve sabahın kokusunu da alıyordum. Maskelerle filtrelediğimiz oksijene yazık olmasın diye kalabalıktan uzaklaşıp maskemi çıkardım. Derin derin birkaç kez nefes aldıktan sonra uykum iyice açıldı. Planladığımdan çok daha erken kalkmıştım. Biraz uyumuştum elbette ama hala yatakta olsaydım fena da olmazdı hani.

Evet, biraz uykum vardı ama gücüm kuvvetim yerindeydi. Aklıma takılan tek şey; koşarken beslenmek için kullandığım jel formundaki gıdalardan bulup alamamış olmamdı. Jel yerine, toz formunda farklı bir sporcu içeceği kullanacaktım. Daha önce bunu tecrübe etmemiş olduğum için işe yarayıp yaramayacağını bilmiyordum ve bu durum beni biraz tedirgin ediyordu. Enerjimi dengeli kullanmam daha akıllıca olacak diye düşündüm. Sonra da bu kararımı unuttum gitti.

Okumaya devam et “Sapanca Ultra Trail 40K 2021”

Koşucular Ne Zaman Kuvvet Antrenmanı Yapmalı?

Haftalık koşu hacminiz 30-40 kilometreyi geçmiyorsa, kuvvet antrenmanı yapmaya ihtiyaç duymamış olabilirsiniz. Lakin koşu hacminizi artırdığınızda sakatlanmaya başladığınızı fark etmiş olmalısınız. Örnek olarak; şayet bir insan haftalık hacmi 80 kilometreye ulaştığında sakatlanmaya başlıyorsa, yapması gereken haftalık hacmini 75 kilometreye sabitlemek ve kuvvet antrenmanı yapıp bunu desteklemektir. Yani işin özü; haftalık koşu hacminizin yıllara yayılmış bir zaman diliminde artırılması ve süre gelen bu zaman diliminde kuvvet antrenmanlarıyla desteklenmesi gerekmektedir.

Kuvvet Antrenmanları, bazen Ağırlık Antrenmanlarıyla karıştırılabilmektedir. Bizim gibi koşu sporuna odaklanan kişilerin, sakatlık dönüşünde veya ölü sezonda (Off season) kısa süreli Ağırlık Antrenmanı yaptığını görebilirsiniz ama bu antrenmanlar bizim antrenman rutinimizin bir parçası olmamaktadır. Ağırlık Antrenmanı, kasların hacmini (kas hipertrofisi) ve gücünü arttırmaya yönelik egzersiz çeşididir. Bir atlet için fazladan sahip olununan kas kütlesi, fazladan harcanacak enerji ve taşınacak fazla kilo demektir. Ayrıca doğrudan bizi yavaşlattığına dair bulgular hiç de önemsenmeyecek derecede değil.

Okumaya devam et “Koşucular Ne Zaman Kuvvet Antrenmanı Yapmalı?”

100 Mil Koşu Bandı Rekortmeni Taggart VanEtten

Taggart VanEtten, 1 Mayıs 2021’de Dünya 100 Mil koşu bandı rekorunu kırdı. Bu rekoru, 100 Mil’i yani yaklaşık 161 Kilometre’yi 11 saat 32 dakikada koşarak elde etti. Bu sonuç, koşu camiasında ilgiyle karşılandı ama medyanın pek ilgisini çekmedi. Dolayısıyla, çok ilgili olanlar dışında bu rekoru duyan insan sayısı oldukça az.

Bu yazım, rekorun haberini yapmak maksadı taşımıyor. Benim asıl ilgilendiğim kısım, Taggart’ın buralara gelene kadar nasıl bir yoldan geçtiği, bu rekoru kırmak için nasıl antrenman yaptığı ve nasıl beslendiği ile alakalı. Ustaları izlemek, yaptıklarını tecrübe etmek ve kendimize adapte etmek biz amatör koşuculara fayda sağlayabilir. En azından araştırmaya değer.

Okumaya devam et “100 Mil Koşu Bandı Rekortmeni Taggart VanEtten”

Koşuya Yeni Başlayanlar İçin Antrenman Programları

Koşuya yeni başlayanlar ve tecrübeli koşucular için bulabildiğim en iyi ücretsiz antrenman programlarını bir araya getirdim. 5K, 10K, 15K, Yarı Maraton (21K) ve Maraton (42K) için her seviyeye uygun koşu antrenmanı bulabilirsiniz.

Türkçe antrenman planları ilk sıralarda. Google Translate kullanarak anlayabileceğiniz İngilizce antrenman planları ise daha sonrasında geliyor. Bu programlarda sıkça antrenman türlerinden bahsedilmektedir, misal Tempo Koşusu, İnterval Koşusu, Hafif Koşu diye tabirlerle karşılaştığınızda bunların ne anlama geldiğini buradaki açıklamalardan öğrenebilirsiniz.

Okumaya devam et “Koşuya Yeni Başlayanlar İçin Antrenman Programları”

Bir Sonraki Yarışım Sapanca Ultra Maratonu

Geçen ay, ardı ardına koştuğum üç yarı maratondan sonra iki hafta kadar dinlenmeye çekilmiştim. Ramazan ayının başına denk geldiğinden dolayı ara vermek için oldukça uygun bir zamandı. Ara verdim diyorum ama koşmayı tamamen bırakmış değildim. Sadece aralıksız her gün koşmuyor, iki gün koş bir gün boş şeklinde ağırdan alıyordum.

Ramazan ayının ilk haftasıyla beraber, yavaş yavaş mutadım olan koşma sistemine geri döndüm. Şimdilerde haftanın altı günü koşuyor, haftanın iki günü de kuvvet antrenmanları yapıyorum. Alışık olduğum beslenme düzeni tamamen değiştiği için antrenman saatlerim ve antrenmanların şiddeti de değişti tabii. Genelde iftardan en az iki saat sonra koşuyorum. Hafif tempo koşularım her zamanki hızında ama Tempo Antrenmanlarım geçen aya kıyasla bir parça daha yavaş. Bu şekilde hem programıma geri dönmüş hem de Ramazan ayına kendimi adapte edebilmiş oldum.

Okumaya devam et “Bir Sonraki Yarışım Sapanca Ultra Maratonu”

Hafta Sonu Alanya Atatürk Yarı Maratonu’ndayım

Geçen hafta Antalya’da yarı maraton koşmuştum. Antrenman olsun diye koştuğum için birkaç gün dinlendikten sonra antrenmanlarıma devam edebildim. Lakin hemen ardından bir yarış daha koşmayı planlamıyordum. Zira Nisan ayının ilk haftası İstanbul Yarı Maratonu’nda koşacağım. Ama arkadaşlardan biri arayıp, Alanya Atatürk Yarı Maratonu için birkaç kişilik kontenjanları olduğunu söyleyince bu fırsatı değerlendirmek istedim. Hemen kaydımı yaptırdım ve kafileye katıldım.

Bu yarış Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi tarafından organize edilmekte. 21 Mart 2021 Pazar günü koşulacak ve bu yıl 21. edisyonu düzenleniyor. Ülkemizde, bu kadar eski olan çok fazla organizasyon yok. Anlaşılacağı üzere çok kıymetli bir organizasyon. Bu sebeple, bu yıl katılabilecek olmaktan memnuniyet duyuyorum.

Okumaya devam et “Hafta Sonu Alanya Atatürk Yarı Maratonu’ndayım”

Yokuş Tekrarlı (Hill Repeats) Koşu Antrenmanı Nedir?

Yokuş Tekrarları Antrenmanı, uzun zaman boyunca yanlış anladığım, yanlış uyguladığım ve önemsemediğim bir antrenman çeşidi oldu. Yanlış anlamıştım zira adı üstündeydi “Yokuş Tekrarları”. Alt tarafı bir yokuş bulup inip çıkmak gerekiyor, diye düşünüyordum. Dik bir yokuş buldum. Ne kadar dik olursa kendimi o kadar zorlayacağımı düşünüyordum. Antrenmanı yıllarca bu düşünceyle tekrarladım. Hızımı düşürdüğünü fark ettiğimdeyse benim için önemini kaybetti ve uygulamayı bıraktım.

Ta ki bir gün, 70’li yıllarda adından çok söz ettirmiş Frank Shorter isimli atletin bir sözünü duyana kadar. Frank: “Yokuş tekrarları, kılık değiştirmiş hız antrenmanlarıdır.” demekteydi. Uzun yıllar bu antrenmanı uygulamıştım ve bana göre hız antrenmanından çok bir kuvvet antrenmanıydı. Kesinlikle bacaklarınızı kuvvetlendiriyor ve zayıf kaslarınızı canlandırıyor. Hatta derinlerde bir yerlerde hiç kullanmadığınız bir kas lifi varsa, bulup onu da oyuna dahil ediyor. Peki ama neden Frank bu antrenman için hız antrenmanı demişti. Bu soru kafama takılınca daha fazla araştırmaya karar verdim. Hatta ilk kez bu antrenman hakkında doğru düzgün bir şeyler öğrenmeye başladım…

Okumaya devam et “Yokuş Tekrarlı (Hill Repeats) Koşu Antrenmanı Nedir?”

Deparlı (Repetition) Koşu Antrenmanı Nedir?

Deparlı Koşu Antrenmanı, esasen bir çeşit İnterval Antrenmanı‘dır. Uygulamadaki farklılıklardan dolayı farklı bir antrenman çeşidi olarak benimsenmiştir. Genel kabul gören İnterval Antrenmanları’ndan daha kısa ve daha hızlıdır. Bu antrenmanlarda daha hızlı koşulduğu için doğal olarak daha uzun dinlenme zamanları gerektirir. Genel olarak koştuğunuz mesafe veya sürenin 2-3 katı kadar dinlenirsiniz. Yani 200 metre koştuysanız 600 metre dinlenmeniz gerekebilir. Yeterince dinlenmek her şeyden önemlidir. Aralarda dinlenmek için yürümeniz ya da oturup dinlenmeniz uygundur.

Bu antrenmanda önemli olan tek şey koştuğunuz andır. Toplamda kaç kilometre katettiğinizin veya ortalama değerlerinizin hiç önemi yoktur. Amacı; bedeni yeni hızlarla tanıştırmak, koşu ekonominizi geliştirmek (yani kaynaklarınızı daha az harcamanızı sağlamak) ve koşu formunuzu iyileştirmektir. Bu sebeple, hızınızı geliştirmeye ve koşu formunuzu düzeltmeye odaklanmalısınız. Şayet koşarken rahat ve düzgün bir formda değilseniz hızınızı iyileştiremezsiniz. Yani amaç kendinizi parçalara ayırana kadar hızlanmak değildir! Gerektiği gibi koşmayan veya dinlenmeyen biri performansında gerilemeye sebep olurken sakatlanma riski içindedir.

Okumaya devam et “Deparlı (Repetition) Koşu Antrenmanı Nedir?”

Vodafone İstanbul Maratonu 42K 2018

2018 Yılının Kasım ayı geldiğinde neredeyse tükenmek üzereydim. Son dört ay içinde üç yarış koşmuştum. Bu yarışlar aslında antrenman yarışı olacaktı ve hiç zorlamayacaktım ama evdeki hesapla çarşıya çıkınca işin rengi değişmişti. Tuz Gölü’nde sıcaktan kavrulmuş ve hırpalanmıştım. Kapadokya’da 63 kilometrelik bir patika yarışı koşmuştum. Ardından Kocaeli’de gelmiş geçmiş en iyi 10K süremi elde etmiştim. İstanbul Maratonu’nun başlangıç çizgisinde beklerken bu sebeple bitkin bir haldeydim ve bu yarış bir an önce bitse de sezonu kapatsam diye düşünüyordum.

“Koşmak, yapman gereken bir işmiş gibi hissettiriyorsa fazla zorluyorsun demektir.”

Eric Orton

“Born To Run” isimli bir kitapta böyle bir şey okumuştum. Normalde böyle hissetmem, koşmak beni mutlu eder ama itiraf etmeliyim ki İstanbul Maratonu’yla bir türlü anlaşamadık. Aramızda aşk-nefret ilişkisi var. Başlangıç çizgisinde beklediğim yarış İstanbul Maratonu olunca koşmak daha zor geliyor.

Okumaya devam et “Vodafone İstanbul Maratonu 42K 2018”

Koşmadığım İçin Yazamıyorum

Müsadenizle önce bu başlığın ilham kaynağından bahsederek başlamak istiyorum. Sonrasında yavaş yavaş konumuza geleceğim.

Çok sevdiğim bir kitap var, adı “Koşmasaydım Yazamazdım”. Haruki Murakami isimli, dünyaca ünlü bir yazara ait. Haruki Murakami, koşu sporunu hayatının önemli bir parçası haline getirmiş. Koşunun onu nasıl mutlu ettiğinden ve yazarlık serüveninde onu nasıl motive ettiğinden bahsedip duran biri. Bunu öğrenmiş olmak beni çok etkilemişti. Zira koşmak beni de mutlu ediyor ve hayatıma pozitif enerji katıyor. Bu pozitif enerji de yazma isteğini tetikliyor ve yazılarımın daha canlı olmasını sağlıyor.

Lakin son aylarda süregelen pandemi belası herkes gibi beni de olumsuz etkiledi. Hastalanmadım ama ruhum soldu. Geçen ay olduğum kadar canlı değilim. Hastalık daha önce hiç olmadığı kadar yayılmış durumda. Bu durum canımı sıkıyor. Önceleri çevremde bir-iki vaka ancak duyarken, şimdi tüm komşularımın hasta olduklarını öğreniyorum. Nasıl oldu da hâlâ bana bulaşmadı bilmiyorum. Sanıyorum sadece şanslıydım.

Okumaya devam et “Koşmadığım İçin Yazamıyorum”