Ramazan Bayramının Ardından

Elimden geldiğince dolu dolu yaşamaya çalıştığım bir Ramazan ayı oldu. Ardından yoğun bir bayram haftası geçirdim. Her ne kadar yoğun da olsam, bir yolunu bulup koşu antremanlarıma da devam ettim. Hal böyle olunca, hafta sonu yorgun ve bitkin bir hale geldim.

Geri dönüp baktığımda vaktimi boşa geçirmemiş olduğumu görüyor ve bu durumdan hoşnut oluyorum. Malum zaman geçiyor ve bazen bunun farkına vardığımızda geç kalmış oluyoruz.

Bu haftanın genel bir değerlendirmesini yapacak olursam; bayram ve bayram telaşıyla geçtiğini söyleyebilirim. Bunun anlamı bol bol akraba ve dost ziyaretlerinde bulunmuş olduğumdur. Doğru düzgün evde oturmadım. Geceleri eve geç saatlerde gelip, geldiğimde de hemen yatıp uyudum. Bu arada yazabilecek vakit bulamadığım gibi okumaya da çok az bir vakit ayırabildim.

Continue reading “Ramazan Bayramının Ardından”

Ramazan Ayında Koşu Antremanları Ve Beslenme

Sportif gelişimde dengeli beslenme, antreman yapmak kadar önemlidir. Biri olmadan diğeri de olmaz. Peki Ramazan ayı geldiğinde oruç tutmak ile antreman yapmak arasında bir seçim mi yapmamız gerekiyor? Bu sorunun cevabını aradım ve şahsıma özel cevaplar buldum.

Oruç tutmamak gibi bir seçeneğim olamazdı. Bu durumda farklı bir cevap arayışına girdim. Çevremdeki antrenörlerle konuştum. İnternet ortamında farklı görüşleri araştırdım. Sonuç olarak, oruç tutmaya devam ederken antreman yapılabileceğine kanaat getirdim. Yeterli kaloriyi ve sıvıyı alabildiğim sürece beslenme konusunda bir problemim olmayacaktı. Dinlenmek için ayırdığım zamanı bir miktar kısmam ve antreman sürelerimi ya da antremanların şiddetini azaltmam gerekebilirdi. Ama bir şekilde antreman yapmaya devam edebilirdim.

Continue reading “Ramazan Ayında Koşu Antremanları Ve Beslenme”

Hastaydım Ama Antremanlara Devam Ettim

Geçen pazar günü boğazımda bir gariplik hissetmeye başlamıştım. Umursamadan haftanın uzun koşusunu tamamladım. İyice bitkin düşmüş olsam gerek ki ertesi güne hastalanmış bir şekilde uyandım. Boğazım şişmiş ve sinüslerim tamamen tıkanmıştı. Henüz ateşim çıkmamış ve öksürük başlamamıştı. Yorgundum ama yatağa düşecek halde de değildim.

Böyle durumlarda abartmayıp bir adım geri atmayı daha doğru buluyorum. Pazartesi günü için planladığım koşu antremanını iptal edip dinlendim. Ne yazık ki salı günü ateşim çıkmış ve kuru bir öksürük başlamıştı. Yatağa düşecek halde değildim hala. Yorgunluğum da gitmişti. Gerçekten dinlenmiş ve kendimi güçlenmiş hissediyordum ama solunum yollarım tamamen iptal olmuştu.

Continue reading “Hastaydım Ama Antremanlara Devam Ettim”

Az Bilmek İçin Çok Okumak Gerekir

Birkaç gün önce YouTube’de bir kitap söyleşisi izledim. “Galip Çağ ile Ustaların Çağ’ı” programının bu bölümdeki konusu Kemal Tahir’in Kurt Kanunu isimli eseriydi. Her zamanki gibi çok hoş ve dolu bir sohbet oldu. Sohbetin bir yerinde Galip Çağ, Peyami Safa’nın “Az bilmek için çok okumak gerekir.” sözünü hatırlattı. Bu sözü unutmamak için bloğuma yazmaya karar verdim. Bu arada, şayet bir kitap severseniz veya en azından kitaplara yaklaşmak istiyorsanız şiddetle “Ustaların Çağ’ı” programını tavsiye ederim.

Continue reading “Az Bilmek İçin Çok Okumak Gerekir”

Yoğun Bir Hafta Daha Geçti

Geçen hafta işten ve koşudan başka hiçbir şeyle ilgilenmek istemediğim bir hafta oldu. Ay sonu münasebetiyle iş yerinde yapılacak işler artmıştı. Mübarek Ramazan ayının gelişi de ayrı bir telaş yarattı. İş arkadaşlarımızdan biri de eksik olunca, gündüzleri hiç durmadan yapılacak işlerle ilgilendik.

Alışık olmadığım bir yorgunluk ve tükenmişlik hali yaşıyorum. Fiziksel yorgunluktan ziyade zihin yorgunluğu yaşadığımı söylersem daha doğru olur. Bu durum akşamları dışarı çıkmama engel oldu ve geceleri eve kapandım.

Continue reading “Yoğun Bir Hafta Daha Geçti”

Bu Hafta İyice Dinlendim

Nisan ayının ikinci haftasında başlayan koşuşturma, bu hafta başında nihayet bitmişti. İş yerinde yapılması gerekenler ve hayatıma dair ertelediğim mevzular sıraya girmişti. Haftaya yaydığım bir planla, bekleyen her şeyi sonuçlandırdım. “Hiç mi ters giden bir şey olmadı?” derseniz; önemli ve zamanı geldiğinde çözümlenmeyecek hiçbir şey olmadı.

Bir taraftan da bu haftayı, birkaç hafif koşuyla geçip fiziksel olarak toparlanmaya çalıştım. Son yarışın hasar raporu da ortaya çıktı. Geçen aydan kalan sol bacağımdaki ağrıya, bir nezle ve bir de sağ diz ağrısı eklendi. Nezle bir gün vardı ertesi gün yoktu ama hafta sonuna kadar da sürdü. Sağ dizimde başlayan ağrı düz yolda yürürken bir anda ortaya çıktı. Yine geçmişten gelen başka bir sıkıntının hortlamasıydı muhtemelen. Direncin iyice düştüğü bu zamanlarda her ne kadar dikkatli olsam da sürprizler köşe başında bekler.

Continue reading “Bu Hafta İyice Dinlendim”

Hadi Bakalım Başlıyoruz

04:55 Sanırım uçağı kaçırmaktan korktuğumdan olsa gerek, telefonumun alarmı çalmadan uyandım. Daha fazla uyumaya çalışmak saçma olacaktı. Ben de kalkıp yavaş yavaş hazırlandım. Çantam hazırdı, hemen alıp çıkabilirdim ama oyalandım işte. Odanın içinde bir baştan bir başa dolanıp durdum.

06:00 Havaalanı transferi için otelin lobisindeyim. Benimle beraber bir minibüs dolusu insan da var. On dakika sonra kalkıyoruz. Uçak şirketinden mesaj geldi uçuş bir saat rötar yapmış. Kalbim düzensiz atmaya başladı. Uçaktan uçağa geçişte yeteri kadar vakit kalmazsa diye endişe ediyorum. Hemen en köyü senaryoyu işleme koydum; uçağı kaçırırsam ne pahasına olursa olsun en yakın uçağa binmeliydim. Şimdiden stres kat sayım on’a katladı.

Continue reading “Hadi Bakalım Başlıyoruz”

Her Şey Yolunda Gidiyor Gibi

İnsanın olumsuzluklara adaptasyonu muhteşem. Bazen ben bile kendime şaşıyorum. Sabah uyandığımda dünkü halimden eser yoktu. Sıcak bir duş ve ardından iyi bir uyku toparlanmama yetti. Gerçi sabah, toparlanmış olduğuma inanmıyordum ama gün içindeki canlılığıma bakınca ister istemez bunu kabullendim. Hatta ikindi vakti bir fırsat oluşunca kısa bir koşuya dahi çıktım. Öyle bir yer keşfettim ki çıkmış olduğum için çok mutluyum. Bu seyahatin en güzel tarafı bu oldu.

Continue reading “Her Şey Yolunda Gidiyor Gibi”

Gün Bir Tamam Ama Antreman Yatar

Bugün, neredeyse bitti sayılır. Dün gece uyumadım. Gece olup yatağa girmedi mi insan, psikolojik olarak günü tamamlayamıyor. Öğlen saatine kadar kendimi iyi hissediyordum, uykusuzluk problem yaratmamıştı ama öğlen yemeğinden sonra bir saatliğine de olsa kaçıp biraz dinlenmek zorunda kaldım. Eskisi gibi günü hiç uyumadan geçirmek artık mümkün olmuyor.

Şu an itibariyle işim bitmiş ve dinlenmeye çekilmiş durumdayım. Çok oyalanmadan bir şeyler yazıp uyumak istiyorum. Yarın sabah kısa bir koşu planlamıştım ama şu vaziyetteyken dinlenmek daha doğru olacak. Bu arada dün akşamki koşu beni çok zorladı. Kıyafetlerimi topladığım için üzerimde yağmurlukla koşmuştum, hava da yağışlıydı zaten. Ama artık havalar ısındı ve yağmurluk sauna etkisi yaratıyor. Ateşim çıkmış gibi başım resmen çatladı, bunun üstüne geceyi de uyumadan geçirince artık vücudumu dinlemenin vakti gelmiş oldu.

Continue reading “Gün Bir Tamam Ama Antreman Yatar”

Yarından İtibaren Yollardayım

Bu hafta sonu Paris’te düzenlenecek olan maratona katılacağım. Bu yarışa katılmayı uzun zamandır planlıyordum. Antalya maratonu dahi bu yarışın hazırlığı niyetiyleydi ama hesaplar her zaman çarşıya uymayabiliyor. Şu anki kondisyonuma bakacak olursam, maraton süremi bir kademe daha iyileştirmem mümkün gibi görünüyor ama yeterince toparlanabildim mi bunu bilemiyorum. Hafta sonu bunu hep beraber göreceğiz.

Ama öncesinde üç günlük bir iş seyahatim olacak. Yarın sabah Kıbrıs’a gidiyorum. Bunu önceden planlamamıştım, beklenmeyen bir seyahat. Yorulmamaya ve antremanlarımı aksatmamaya çalışacağım. Cuma günü İstanbul’a dönüp Paris uçağına bineceğim. Göründüğü kadarıyla dinlenerek geçirmem gereken bu haftayı koşuşturmayla geçireceğim.

Continue reading “Yarından İtibaren Yollardayım”