Mart Ve Nisan Aylarındaki Tüm Yarışlar İptal

Türkiye Atletizm Federasyonu bugün yaptığı bir açıklamayla Mart ve Nisan 2020’deki tüm organizasyonları iptal ettiğini duyurdu. Bu açıklamaya göre hedef yarışım olarak gördüğüm Mersin Maratonu da iptal edilmiş oldu. Dünya üzerinde yayılmaya devam eden bulaşıcı Korona Virüs nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde alınan bu kararı saygıyla karşılıyorum. Dilerim dünya çapında süregelen bu sıkıntı bir an önce sona erer.

Benim gibi amatör sporcular için sadece bir hayal kırıklığından ibaret olan bu iptaller, profesyonel sporcular için ise zor bir çıkmaz demek. Özellikle olimpiyat kotası almaya çalışan atletlerin ne ülkemizde ne de yurt dışında bir alternatifleri kalmamış oldu. Sadece profesyonellere yönelik bazı organizaysonların tertiplenmesi gerekebilir. Tabii bu iş o kadar da kolay olmuyor. Benim gibi biri bile programındaki bir haftalık değişimle bocalıyorken, profesyonel birinin nokta atışı yapması gereken zamanlarda böyle bir bocalama şansları yok.

Okumaya devam et “Mart Ve Nisan Aylarındaki Tüm Yarışlar İptal”

Kışın Daha Çok Kitap Okuyabilirim Sanmıştım

Kış mevsiminin gelişiyle evde daha çok vakit geçirebileceğimi ve daha çok kitap okuyabileceğimi sanıyordum. Malesef bu kış hayal ettiğim gibi olmadı. Geçen yıl okumayı planladığım kitapların bir kısmını okuyamadım. Düzenli olarak okumaya devam edebilmiş olmaktan memnunum ama okuma hızımın da artmış olmasını çok isterdim.

Koşuya olan merakım yüzünden kitaplara ayırdığım zamanı kısmak zorunda kaldım. Bu sezon hiç yapmadığım kadar antrenman yapmaya başladım. Haftanın altı günü koşu antrenmanı yapıyorum. Normalde kalan zamanımın bir kısmını kitap okumaya, bir kısmını bir şeyler yazmaya ve bir kısmını da YouTube için içerik oluşturmaya ayırıyordum. Koşuya ayırdığım zaman artınca tekrar bir zaman tanzimi yapmam gerekti. YouTube için içerik oluşturma düşüncesini tamamen bir kenara kaldırdım. Yazmak için ayırdığım zamanı, kitap okuyabilmek için feda ettim. İşin özü son zamanlarda bol bol koşuyor ve kalan zamanda da kitap okuyorum.

Okumaya devam et “Kışın Daha Çok Kitap Okuyabilirim Sanmıştım”

Maraton Zombileri Nedir Ve Hangi Zamanlarda Görünür?

Bir maraton koştuğunuzda, büyük ihtimalle sonraki birkaç gün doğru düzgün yürümekte zorluk çekersiniz. Özellikle dizlerinize bağlanan büyük kas kütleleri işlevlerini yerine getiremez. Et kesiği deriz ya, işte durum bu. Merdivenin başına gelince önce söylenirsiniz sonra hızlıca strateji geliştirip korkuluklara sarılarak iner çıkarsınız. Dizlerinizi kırmanız çok acı verir bu sebeple bacaklarınızı sürükleyerek ilerlersiniz. Yürürken dengenizi koruyabilmek için de abartılı derecede dik durur ve adımlarınızı garip garip atarsınız. Bu durumda filmlerde gördüğümüz zombilerden farkınız kalmaz.

Bazı zamanlar bu kişilerin sayısının bir hayli arttığını fark etmiş olabilirsiniz. Böyle bir durumda, bulunduğunuz bölgede bir maraton düzenlenmiş olduğu sonucuna varmamız gayet normal. Hele ki katılımcı sayısının elli bin ve üzerinde olduğu büyük şehir maratonlarını hayal edin. Ertesi gün, şehir maraton zombilerinden geçilmez olur.

Okumaya devam et “Maraton Zombileri Nedir Ve Hangi Zamanlarda Görünür?”

Bir Daha Görüşmeyelim Tatlı Şeyler!

Uzun zaman önce, sportif yaşam tarzının beni daha mutlu ve huzurlu bir insana dönüştürdüğünü fark ettim. Sportif yaşam ise sağlıklı bir birey olmamı gerektiriyordu. Ben de spor yapabilmek için daha sağlıklı yaşamaya başladım.

Evet, yanlış duymadınız. Ben sağlıklı olmak için spor yapanlardan değilim, spor yapabilmek için sağlıklı yaşayanlardanım. Can boğazdan gelir ya da boğazdan çıkar diyerek; yediğime ve içtiğime dikkat ederim. Kaynağı belli olmayan şeylere yaklaşmam, içime sinmeyen şeylerden de uzak dururum.

Zaman içinde, daha sağlıklı bir hayatı nasıl yaşarım diyerek ulaşabildiğim tüm kaynakları okudum ve notlar aldım. Hayatım boyunca çok sevdiğim ama şimdilerde ezeli düşmanım olan “endüstriyel şeker” ile yollarımız o zamanlarda ayrıldı.

Okumaya devam et “Bir Daha Görüşmeyelim Tatlı Şeyler!”

Başlamadan Yol Alamayacağımı Biliyordum

Son bir aydır, YouTube’ta videolar yayınlamaya odaklandım. Daha önce kendim için hazırladığım videolar hariç, bir topluluğa göstermek için video hazırlamamıştım. Bir yerden başlamam gerekiyordu çünkü başlamadan yol alamayacağımı biliyordum.

Hazırlık ve planlama süreci çok önemlidir; işinizi kolaylaştırır ve doğrudan sonuca ulaşmanızı sağlar. Düşünüp taşınarak teoriyi geliştirebilirsiniz ama evdeki hesabın çarşıya uymayacağını da hesaba katmak gerek. Bir yerden sonra uygulama her şeyden önemli hale gelir yani harekete geçmeden pratikte bir sonuca varamazsınız.

Okumaya devam et “Başlamadan Yol Alamayacağımı Biliyordum”

Perhizimi Bozdum Da Geldim

Bir bayram daha geçti. Hem öncesinde hem de sonrasında oldukça yoğun bir iş dönemi geçirdim. İzin dönemi de olmasına istinaden pek yazacak vaktim olmadı. Daha doğrusu; okumadığım için yazmadım.

Yazmak ile okumak benim bünyemde paralel bir işlev. Biraz biraz ikisininde hayatımda olması gerekiyor. Yoğunluğum sebebiyle gündüzleri kitabı açamıyordum. Akşamları ise gözlerimi bir yere odaklayamayacak kadar yorgundum. Birkaç kez okumak için oturduysam da gözlerim hemen bulanmaya başladı. Bu gibi durumlarda okuduğumu anlamakta güçlük çektiğimi biliyorum bu sebeple okumaya çalışmanın manası yoktu.

Hiç okumadan neredeyse iki hafta geçti. Düzenli olarak okumaya başladığımdan beri ilk kez bu kadar uzun bir ara verdim. Kitap okuma perhizim bozuldu. Artık zihnimi daha güçsüz hissediyorum. Sanki her an kitap okumayı boşverecekmişim gibi. Ama elbette öyle kolay pes edecek değilim. Her şey düzene girerse problem çözülür. Eski düzenimden de hayır gelmezse kendime yeni bir düzen kurarım ve bir şekilde okumaya dönerim.

Okumaya devam et “Perhizimi Bozdum Da Geldim”

İlk YouTube Videom Yayında

Daha önce bahsettiğim gibi son birkaç haftadır, koşularımı videoya kaydedip yayınlamak üzerine çalışıyorum. Lakin bir şeyler üzerinde gereğinden fazla çalışınca, insan işin içinden çıkamaz hale geliyor. Ben de hazırlamaya çalıştığım ilk videomu olduğu kadarıyla yayınlamaya karar verdim. Genel olarak konseptim görünsün ve yorumlara göre de düzenlemeler yaparım diye düşünüyorum.

Videoyu yayınladıktan dakikalar sonra fark ettim ki video başlığında “Antrenman” yerine “Antreman” yazmışım. Aynı işin üstünde haddinden fazla durmaktan kastım işte bu; en basit hataları bile göremez hale geliyorsun. Böylesi basit bir hatayı kabul edemezdim bu sebeple videoyu düzenleyip tekrar yükledim. Affınıza sığınarak diğer hatalarıyla beğeninize sunuyorum. Lütfen yorumlarınızı paylaşmayı ihmal etmeyin.

Ve üçüncü olarak daha basit bir videoyla başlama kararı aldım. İşler göründüğü kadar kolay işlemiyormuş.

https://www.youtube.com/watch?v=JKXMzhNWgcI

Galiba Ben De YouTuber Olacağım

Son birkaç haftadır aklımda, koşularımı videoya kaydedip yayınlama düşüncesi var. Sapanca Ultra Maratonu’nda koştuktan sonra keşke o güzellikleri videoya kaydedip yayınlayabilseydim diye söylenmeye başladım.

Sonraki günlerde bu düşünceyi hayata geçirmek için gerekli olan şeyleri tespit etmeye ve bu doğrultuda çalışmaya başladım. Zaten yıllardır koşu ile alakalı videolar izliyordum. Yapmak istediğim şeyi biliyordum ama o seviyeye gelebilmem için hangi yoldan gitmem gerektiğini bilmiyordum. Bu sebeple uzun sürecek bir yol haritası çıkardım.

Önce koşarken taşıyabileceğim bir kamera tespit etmeye çalıştım. Bu sektörde birçok alternatif bulunmakla birlikte istediğime uygun olan sadece bir kamera vardı; GoPro Hero 7 Black. Koşu esnasında oluşacak sarsıntıyı en aza indirebilmesi ve çok küçük olması gerekiyordu. Kamerayı nasıl taşırım ve nasıl çekim yaparım diye çok düşündüm. Neredeyse iki hafta sadece bunu düşündüğümü söyleyebilirim. Yarış performansımı etkilemeyecek ya da en az etkileyecek bir yol bulmalıydım. Birçok aksesuar araştırdım ve bana uygun olacağını düşündüğüm bazı aksesuarları satın aldım.

Okumaya devam et “Galiba Ben De YouTuber Olacağım”

Ramazan Bayramının Ardından

Elimden geldiğince dolu dolu yaşamaya çalıştığım bir Ramazan ayı oldu. Ardından yoğun bir bayram haftası geçirdim. Her ne kadar yoğun da olsam, bir yolunu bulup koşu antrenmanlarıma da devam ettim. Hal böyle olunca, hafta sonu yorgun ve bitkin bir hale geldim.

Geri dönüp baktığımda vaktimi boşa geçirmemiş olduğumu görüyor ve bu durumdan hoşnut oluyorum. Malum zaman geçiyor ve bazen bunun farkına vardığımızda geç kalmış oluyoruz.

Bu haftanın genel bir değerlendirmesini yapacak olursam; bayram ve bayram telaşıyla geçtiğini söyleyebilirim. Bunun anlamı bol bol akraba ve dost ziyaretlerinde bulunmuş olduğumdur. Doğru düzgün evde oturmadım. Geceleri eve geç saatlerde gelip, geldiğimde de hemen yatıp uyudum. Bu arada yazabilecek vakit bulamadığım gibi okumaya da çok az bir vakit ayırabildim.

Okumaya devam et “Ramazan Bayramının Ardından”

Ramazan Ayında Koşu Antrenmanları Ve Beslenme

Sportif gelişimde dengeli beslenme, antrenman yapmak kadar önemlidir. Biri olmadan diğeri de olmaz. Peki Ramazan ayı geldiğinde oruç tutmak ile antrenman yapmak arasında bir seçim mi yapmamız gerekiyor? Bu sorunun cevabını aradım ve şahsıma özel cevaplar buldum.

Oruç tutmamak gibi bir seçeneğim olamazdı. Bu durumda farklı bir cevap arayışına girdim. Çevremdeki antrenörlerle konuştum. İnternet ortamında farklı görüşleri araştırdım. Sonuç olarak, oruç tutmaya devam ederken antrenman yapılabileceğine kanaat getirdim. Yeterli kaloriyi ve sıvıyı alabildiğim sürece beslenme konusunda bir problemim olmayacaktı. Dinlenmek için ayırdığım zamanı bir miktar kısmam ve antrenman sürelerimi ya da antrenmanların şiddetini azaltmam gerekebilirdi. Ama bir şekilde antrenman yapmaya devam edebilirdim.

Okumaya devam et “Ramazan Ayında Koşu Antrenmanları Ve Beslenme”