Maratona Dair Söylenmiş Özlü Sözler

Birkaç hafta önce grup halinde koşarken bir yandan da önümüzdeki ay katılacağımız maratondan bahsediyorduk. O esnada konuştuğumuz mevzuya dair çok açıklayıcı olacağını düşündüğüm bir söz geldi aklıma. Özlü sözleri yerinde kullandığımızda saatlerce konuşmaktan daha iyi bir anlatım sağladığına inanıyorum. Belki bir çoğumuz için bu özlü sözler bir şey ifade etmeyecektir ama koşmaya meraklı olanlar ve/veya koşanları anlamaya çalışanlara yararlı olabilir. Bu sebeple maratona dair söylenmiş özlü sözlerden bir derleme yaptım.

“Koşmak istiyorsanız çıkıp birkaç kilometre koşun. Farklı bir hayat yaşamak istiyorsanız, maraton koşun.”

EMIL ZATOPEK

“Hiçbir şey bu kadar acı verip aynı zamanda mutlu edemez.”

SANDY ZANCHI
Okumaya devam et “Maratona Dair Söylenmiş Özlü Sözler”

Maraton Zombileri Nedir Ve Hangi Zamanlarda Görünür?

Bir maraton koştuğunuzda, büyük ihtimalle sonraki birkaç gün doğru düzgün yürümekte zorluk çekersiniz. Özellikle dizlerinize bağlanan büyük kas kütleleri işlevlerini yerine getiremez. Et kesiği deriz ya, işte durum bu. Merdivenin başına gelince önce söylenirsiniz sonra hızlıca strateji geliştirip korkuluklara sarılarak iner çıkarsınız. Dizlerinizi kırmanız çok acı verir bu sebeple bacaklarınızı sürükleyerek ilerlersiniz. Yürürken dengenizi koruyabilmek için de abartılı derecede dik durur ve adımlarınızı garip garip atarsınız. Bu durumda filmlerde gördüğümüz zombilerden farkınız kalmaz.

Bazı zamanlar bu kişilerin sayısının bir hayli arttığını fark etmiş olabilirsiniz. Böyle bir durumda, bulunduğunuz bölgede bir maraton düzenlenmiş olduğu sonucuna varmamız gayet normal. Hele ki katılımcı sayısının elli bin ve üzerinde olduğu büyük şehir maratonlarını hayal edin. Ertesi gün, şehir maraton zombilerinden geçilmez olur.

Okumaya devam et “Maraton Zombileri Nedir Ve Hangi Zamanlarda Görünür?”

İlk Kez Maraton Koşacaklara Tavsiyeler

Bir maraton koşma fikri aklınızda yer ettiyse er ya da geç başlangıç çizgisinde yerinizi alacaksınız demektir. Sportif açıdan kişinin kendi kapasitesini bu denli zorlayabileceği çok fazla bir alternatif yok. Şayet biraz koşuya meraklıysanız, maratonun koşu camiasında ulaşılmaya çalışılan bir eşik olduğunu farketmişsinizdir. Prestijli bir organizasyondur ve tamamlamayı başardığınızda da insana müthiş derecede özgüven verir.

Güzel bir şeydir ama düşüncesi bile insanı heyecanlandırmaya yeter. Bilinmezliğin verdiği korku ve endişe yarış günü yaklaştıkça artar da artar. Hele ki son gece, midenizde bir tuğla varmışçasına, size doğru düzgün uyku uyutmaz. Bu heyecan ile kendi içinizde küçük bir savaş verirsiniz. Aslında maraton bu heyecan ile verilen savaşla başlar.

Bilgilendirme: Bu yazıya ait videoya https://www.youtube.com/watch?v=QUbSwOTh684 adresinden ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam et “İlk Kez Maraton Koşacaklara Tavsiyeler”

Runalyze Sitesini Anlamak Üzerine

Runalyze; sportif aktivitelerinizin kaydını tutabileceğiniz ve analiz edebileceğiniz bir site. Garmin, Polar ve Suunto gibi platformlarda tuttuğunuz kayıtları otomatik olarak aktarabiliyor. Bu sayede, sadece siteyi ziyaret edip sportif analizlerinizi inceleyebiliyorsunuz.

Ücretsiz olarak sunduğu bu analizlerin bazıları, zaten yıllardır bildiğim ama farklı kaynaklardan görüntülemeye çalıştığım analizlerdi. Runalyze sayesinde hepsini bir arada görüntüleyebilir hale geldim.

Sportif geçmişiniz ve şu an bulunduğunuz sportif seviye hakkında bilgi sahibi olmanız; gelişiminizi ciddi anlamda hızlandırabilir, sizi olası sakatlıklardan koruyabilir ve performans kaybınızı en aza indirebilir.

Ama işin kötü tarafı bu analizleri anlayabilmek o kadar da kolay değildi. İki aydır özellikle “TRIMP” gibi yeni tanıştığım öğeleri anlamaya çalışıyorum. Teknik altyapısı, mantığı ve hesaplaması hakkında da bilgi sahibi olduktan sonra bu veriden gerçek anlamda, nasıl faydalanabileceğim üstüne kafa yordum. Malesef şu aşamada yeteri kadar yol katedebilmiş değilim.

Okumaya devam et “Runalyze Sitesini Anlamak Üzerine”

Bir Daha Görüşmeyelim Tatlı Şeyler!

Uzun zaman önce, sportif yaşam tarzının beni daha mutlu ve huzurlu bir insana dönüştürdüğünü fark ettim. Sportif yaşam ise sağlıklı bir birey olmamı gerektiriyordu. Ben de spor yapabilmek için daha sağlıklı yaşamaya başladım.

Evet, yanlış duymadınız. Ben sağlıklı olmak için spor yapanlardan değilim, spor yapabilmek için sağlıklı yaşayanlardanım. Can boğazdan gelir ya da boğazdan çıkar diyerek; yediğime ve içtiğime dikkat ederim. Kaynağı belli olmayan şeylere yaklaşmam, içime sinmeyen şeylerden de uzak dururum.

Zaman içinde, daha sağlıklı bir hayatı nasıl yaşarım diyerek ulaşabildiğim tüm kaynakları okudum ve notlar aldım. Hayatım boyunca çok sevdiğim ama şimdilerde ezeli düşmanım olan “endüstriyel şeker” ile yollarımız o zamanlarda ayrıldı.

Okumaya devam et “Bir Daha Görüşmeyelim Tatlı Şeyler!”

Sıcakta Koşarken Önemli Bazı Hususlar

Serin havalarda koşmak çok keyiflidir ama sıcak havalarda bu keyiften bahsetmek pek mümkün olmayabiliyor. Çünkü hava sıcaklıklarının artması yaptığınız aktivite performansınızı olumsuz etkiler. Vücudun soğutulabilmesi ve vücut ısınızın hayati değerleri aşmaması gerekir. Şayet sıcakta koşuyorsanız, ister istemez hızınız düşer ve mesafelere karşı dayanma gücünüz zayıflar.

Hava sıcaklığı ne kadar yüksekse, performansınız da o oranda düşer. Aşırı sıcakta ve güneş altında bir şeyler yapıyorsanız bu durum sizi her zamankinden daha fazla zorlayacaktır. Bu durumda ya dışarıdan bir müdahaleyle soğumanız ya da antrenman şiddetini azaltıp, vücudun soğutma sisteminin sizin temponuza yetişebilmesini sağlamalısınız.

Sıcak havalarda koşarken faydalı olacak 7 madde belirledim. Bu maddeler zaman içinde tecrübe ederek, zor yoldan öğrenmek zorunda kaldığım hususlar. Sizlere tavsiyem bu maddeleri değerlendirip, önemini gözardı etmemenizdir zira aşırı sıcaklıklarda yaptığınız tüm aktiviteler için ihtiyacınız olabilir. Antrenmanda veya yarışta olsun dikkat edilmesi gereken hususlar aynıdır. Dikkatli olmanız aktiviteyi keyifle tamamlamanıza fayda sağlayacaktır.

Okumaya devam et “Sıcakta Koşarken Önemli Bazı Hususlar”

Papatya Çayı İçenleri Bekleyen Tehlike

Papatya çok güzel bir çiçek. Kokusunu beğendiğimi söyleyemem ama çayını demleyip bir süre düzenli olarak içtikten sonra tadını beğenmeye başlamıştım. Çayını demleme fikri de televizyondaki bir programda faydalarını duyduktan sonra aklıma girmişti. Anlatıldığına göre yüzyıllardır tıp alanında tedavi edici bir kaynak olarak kullanılıyormuş. Uykuyu kolaylaştırıcı etkisi olduğunu da duyunca hemen ilgimi çekmişti.

İlk fırsatta aktara gidip küçük bir torba kurutulmuş papatya almıştım. Önce çaydanlığın demliğiyle demlemeye başladım. Papatya çayına tutkulu derecede bağlandığımda ise evimde üç çeşit papatya çayı ve onlarca demleme aparatı olmuştu.

Okumaya devam et “Papatya Çayı İçenleri Bekleyen Tehlike”

Ramazan Ayında Koşu Antrenmanları Ve Beslenme

Sportif gelişimde dengeli beslenme, antrenman yapmak kadar önemlidir. Biri olmadan diğeri de olmaz. Peki Ramazan ayı geldiğinde oruç tutmak ile antrenman yapmak arasında bir seçim mi yapmamız gerekiyor? Bu sorunun cevabını aradım ve şahsıma özel cevaplar buldum.

Oruç tutmamak gibi bir seçeneğim olamazdı. Bu durumda farklı bir cevap arayışına girdim. Çevremdeki antrenörlerle konuştum. İnternet ortamında farklı görüşleri araştırdım. Sonuç olarak, oruç tutmaya devam ederken antrenman yapılabileceğine kanaat getirdim. Yeterli kaloriyi ve sıvıyı alabildiğim sürece beslenme konusunda bir problemim olmayacaktı. Dinlenmek için ayırdığım zamanı bir miktar kısmam ve antrenman sürelerimi ya da antrenmanların şiddetini azaltmam gerekebilirdi. Ama bir şekilde antrenman yapmaya devam edebilirdim.

Okumaya devam et “Ramazan Ayında Koşu Antrenmanları Ve Beslenme”

Az Bilmek İçin Çok Okumak Gerekir

Birkaç gün önce YouTube’de bir kitap söyleşisi izledim. “Galip Çağ ile Ustaların Çağ’ı” programının bu bölümdeki konusu Kemal Tahir’in Kurt Kanunu isimli eseriydi. Her zamanki gibi çok hoş ve dolu bir sohbet oldu. Sohbetin bir yerinde Galip Çağ, Peyami Safa’nın “Az bilmek için çok okumak gerekir.” sözünü hatırlattı. Bu sözü unutmamak için bloğuma yazmaya karar verdim. Bu arada, şayet bir kitap severseniz veya en azından kitaplara yaklaşmak istiyorsanız şiddetle “Ustaların Çağ’ı” programını tavsiye ederim.

Okumaya devam et “Az Bilmek İçin Çok Okumak Gerekir”

Yarış Günü Gelip Çatınca

Yarış öncesinde hiç sakin bir gün geçirebilmiş değilim. Ya seyahat ediyor ya da iş yerinden erken çıkabilmek için koşturuyor olurum. Bu telaş ve stres başlangıç çizgisine gelene kadar sürer. Yarış başladıktan dakikalar sonra endişeler enerjiye, heyecan huzura dönüşür. Şayet koşuyorsam, artık her şey yolunda demektir. Kalp ritmim yavaş yavaş artmaya ve vücudum ısınmaya başlar. Haftalardır takip ettiğim antrenman planının son koşusunda olurum, başlamak gerçek anlamda bitirmek olur.

Katıldığım yarışların neredeyse tamamı yaşadığım şehrin dışında bir yerlerde oluyor. Bu sebeple benim için yarış demek kısa ya da uzun bir seyahat etmek demek. Bazen yarıştan bir kaç gün öncesi bazen de yarış sabahı seyahat ediyor olurum. Başlangıç çizgisine sağ salim ve vaktinde varmak asıl hedef olur.

Okumaya devam et “Yarış Günü Gelip Çatınca”