İçeriğe geç

Etiket: Hazırlık

Daha Hızlı Koşmak İçin Ne Yapmalıyız?

Düzenli olarak koşuyorsanız ve hızlanmak istiyorsanız; artık bu sporu biraz daha ciddiye alıyorsunuz demektir. Böyle bir durumda neler yapabileceğinizi ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini maddeler haline getirdim. Bir süredir burada paylaşabilmek için bu maddeleri rafine ediyordum. Konuşulabilecek çok fazla etken var ama en önemlileri ve en kapsamlıları bunlar.

Daha anlaşılır olması ve akılda kalması için her maddenin altına kısa açıklamalarda bulundum. Artık neler yapabileceğinizi düşünmek için vakit harcamanıza gerek yok. Bundan sonra tüm dikkatinizi bu maddelerin uygulanmasına verebilirsiniz. Zira pratiğe dökülmediğinde teorik bilgiye sahip olmanın bir önemi yok.

Daha hızlı koşmanızı sağlayacak bu 7 maddenin, hızlanmak isteyen tüm koşuculara rehber olması dileğiyle paylaşıyorum. Lütfen siz de ilgilenebileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla paylaşınız. Zaman içinde eklemeler, çıkarmalar veya düzeltmeler yapabilirim. Olabilecek en rafine hâle gelene kadar bu yazıyı güncellemeye devam edeceğim…

1 – Doğru antrenman programı.
2 – Antrenmanlarda devamlılık.
3 – Yeterli oranda koşu hacmi.
4 – İyi bir koşu formu.
5 – Vücut kitle indeksinizde iyileştirme.
6 – Kaliteli uyku.
7 – İyi beslenme.

Nice Côte d’Azur by UTMB 50K 2024

2024 yılı Ekim ayının ilk haftasında Nice Ultra Trail 50K parkurunu koştum. İki hafta sonrasında koşmayı planladığım Cappadocia Ultra Trail 63K parkuru için antrenman yarışı olmasını planlamıştım. Hem gezip hem de yarış koşabileceğim alternatiflere bakarken, bu yarışın benim için daha uygun olduğunu düşünerek kayıt olmuştum. Evdeki planlar çarşıya uymayabiliyor tabii. Mesela bu yarışın zemininin beni zorlayabileceğini hesaba katmamıştım. Mesafe (54 km) ya da toplam tırmanış (2.000 m) beni korkutmuyordu. Fakat buranın tabiatı o kadar farklıydı ki hiç alışık olmadığım ve antrenmanını yapmadığım bir parkurla karşılaştım. Yarışın ilk saatlerinde akıcı bir tempoyla koşarken ikinci yarıda ağzımın payını almış bir şekilde koşmaya çalışıyordum. Günün sonunda sağlıklı bir şekilde bitirebildim ama bir antrenmandan fazlası oldu. Her zaman olduğu gibi antrenman niyetiyle başladığım bu yarışta da kendimi fazlasıyla hırpaladım. Aslında hatalar silsilesi ile ilerlediğimi söylesem daha doğru olur. En başından başladığımda kendine çok fazla güvenmenin insanı nasıl zor durumlara düşerebileceğini de anlatmış olacağım…

Yarış, Col d’Eze adında küçük bir kasabadan saat 07:30’da başlıyordu. Bu sebeple Nice merkezinden bu kasabaya saat 04:00 – 05:00 arasında servisler vardı. Ben de başlangıç çizgisine ulaşmak zor olacak diye düşünüp erkenden servislerin kalkacağı alana gitmeye karar verdim. Otelden ayrılıp alana vardığımda ilk gelen otobüse atlayıp başlangıç alanına gittim. Böylece yarışa geç kalmak ve başlangıç alanına ulaşamamak stresinden kurtulmuş oldum. Ama.

19 Mayıs Samsun Yarı Maratonu 21K 2023

Samsun Yarı Maratonu, geçen yıl koştuğum ama henüz anlatmaya fırsat bulamadığım yarışlardan biri. Biraz üşengeçlik ve biraz isteksizlik yüzünden yazmayı erteleye erteleye bugüne geldim. Önümüzdeki hafta bu yılki edisyonu koşulacak. Ben de ilk defa koşacaklara yardımcı bir kaynak olur umuduyla bu yarışı yazmaya karar verdim…

Geçen yıl kış mevsimi uzun sürmüştü. Bahar ayları olması gerekenden daha soğuk geçmişti. Bu aylarda güneşi pek göremedik. Yaz mevsimini iple çekiyordum. Mayıs ayında Samsun’da yarı maraton koşarken güneşin ışıl ışıl parladığını ve biraz da yandığımı hatırlıyorum. Benim için bu yarış, yaz mevsiminin başlangıcı oldu. Baharı göremeden doğrudan yaz mevsimine geçiş yapmış gibiydim. Yarıştan öncesi ve yarıştan sonrası vardı benim için. İşin aslı bir yarış koşarak yaza merhaba demek beni çok mutlu etmişti.

Bir Yılın Ardından Sürantrenman (Overtraining) Durumum

Geçen yıl antrenmanlarımda, dikkatsiz bir şekilde kendimi çok zorlamış ve aşırı yüklenmeden dolayı sürantrene olmuştum. Aradan geçen zaman içinde sürantrenmandan kurtulmanın yollarını arayıp durdum. Malesef yeterli kaynağa ve tavsiyeye ulaşamadığım için deneme yanılma yöntemiyle kendi çıkarımlarımı yapmak zorunda kaldım. İnişler çıkışlar yaşayarak bir yıl geçirdim. Hatalarımdan dersler çıkarıp daha iyisini yapabilmek için yine yeni baştan başladım. Şimdi oturup düşündüğümde daha en başından ne yapmam gerektiği hakkında daha efektif çözümler üretebiliyorum. Bu konuda başkalarına da yardımcı olabileceğime inanarak, sürantrenman durumunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiğinden bahsetmeye çalışacağım. Tabii bu tespitler ve tavsiyeler tamamiyle amatör bir koşucuya ait olacak, bu bağlamda şayet imkanınız varsa profesyonel bir destek almayı düşünmelisiniz.

Hikayemin en başından başlamam, bulunduğum sportif düzeyin ne olduğunu ve o duruma nasıl düştüğümü anlamamıza fayda sağlayacaktır.

2020 Yılı pandeminin başladığı ve yayıldığı yıl oldu. İster istemez herkes psikolojik olarak sarsılmış durumdaydı. Hormonal düzeyde bu durumun bizleri etkileyeceği bilimsel bir gerçek. Stres Hormonu (Kortizol) seviyelerimiz artmıştı, daha gergin ve tedirgindik. Kortizol, testosteron hormonunu ters orantı da etkiler. Yani stres seviyeniz arttığında fiziksel yetenekleriniz azalır. Uykudan istenen verim alınamaz, daha yavaş toparlanılır ve güçsüzleşirsiniz vesaire… İşte ben bu aylarda haftalık 100 kilometre hacimle antrenman yapmaktaydım. Yavaş yavaş vücudumun sarsıldığını hissediyordum ama bu konuda dikkatli olmadım. Zira planladığım yarışlar birbiri ardına iptal olmuştu ve sonrasında antrenmanlarımı azaltmıştım.

Koşucular Ne Zaman Kuvvet Antrenmanı Yapmalı?

Haftalık koşu hacminiz 30-40 kilometreyi geçmiyorsa, kuvvet antrenmanı yapmaya ihtiyaç duymamış olabilirsiniz. Lakin koşu hacminizi artırdığınızda sakatlanmaya başladığınızı fark etmiş olmalısınız. Örnek olarak; şayet bir insan haftalık hacmi 80 kilometreye ulaştığında sakatlanmaya başlıyorsa, yapması gereken haftalık hacmini 75 kilometreye sabitlemek ve kuvvet antrenmanı yapıp bunu desteklemektir. Yani işin özü; haftalık koşu hacminizin yıllara yayılmış bir zaman diliminde artırılması ve süre gelen bu zaman diliminde kuvvet antrenmanlarıyla desteklenmesi gerekmektedir.

Kuvvet Antrenmanları, bazen Ağırlık Antrenmanlarıyla karıştırılabilmektedir. Bizim gibi koşu sporuna odaklanan kişilerin, sakatlık dönüşünde veya ölü sezonda (Off season) kısa süreli Ağırlık Antrenmanı yaptığını görebilirsiniz ama bu antrenmanlar bizim antrenman rutinimizin bir parçası olmamaktadır. Ağırlık Antrenmanı, kasların hacmini (kas hipertrofisi) ve gücünü arttırmaya yönelik egzersiz çeşididir. Bir atlet için fazladan sahip olununan kas kütlesi, fazladan harcanacak enerji ve taşınacak fazla kilo demektir. Ayrıca doğrudan bizi yavaşlattığına dair bulgular hiç de önemsenmeyecek derecede değil.

100 Mil Koşu Bandı Rekortmeni Taggart VanEtten

Taggart VanEtten, 1 Mayıs 2021’de Dünya 100 Mil koşu bandı rekorunu kırdı. Bu rekoru, 100 Mil’i yani yaklaşık 161 Kilometre’yi 11 saat 32 dakikada koşarak elde etti. Bu sonuç, koşu camiasında ilgiyle karşılandı ama medyanın pek ilgisini çekmedi. Dolayısıyla, çok ilgili olanlar dışında bu rekoru duyan insan sayısı oldukça az.

Bu yazım, rekorun haberini yapmak maksadı taşımıyor. Benim asıl ilgilendiğim kısım, Taggart’ın buralara gelene kadar nasıl bir yoldan geçtiği, bu rekoru kırmak için nasıl antrenman yaptığı ve nasıl beslendiği ile alakalı. Ustaları izlemek, yaptıklarını tecrübe etmek ve kendimize adapte etmek biz amatör koşuculara fayda sağlayabilir. En azından araştırmaya değer.

Koşuya Yeni Başlayanlar İçin Antrenman Programları

Koşuya yeni başlayanlar ve tecrübeli koşucular için bulabildiğim en iyi ücretsiz antrenman programlarını bir araya getirdim. 5K, 10K, 15K, Yarı Maraton (21K) ve Maraton (42K) için her seviyeye uygun koşu antrenmanı bulabilirsiniz.

Türkçe antrenman planları ilk sıralarda. Google Translate kullanarak anlayabileceğiniz İngilizce antrenman planları ise daha sonrasında geliyor. Bu programlarda sıkça antrenman türlerinden bahsedilmektedir, misal Tempo Koşusu, İnterval Koşusu, Hafif Koşu diye tabirlerle karşılaştığınızda bunların ne anlama geldiğini buradaki açıklamalardan öğrenebilirsiniz.

Bir Sonraki Yarışım Sapanca Ultra Maratonu

Geçen ay, ardı ardına koştuğum üç yarı maratondan sonra iki hafta kadar dinlenmeye çekilmiştim. Ramazan ayının başına denk geldiğinden dolayı ara vermek için oldukça uygun bir zamandı. Ara verdim diyorum ama koşmayı tamamen bırakmış değildim. Sadece aralıksız her gün koşmuyor, iki gün koş bir gün boş şeklinde ağırdan alıyordum.

Ramazan ayının ilk haftasıyla beraber, yavaş yavaş mutadım olan koşma sistemine geri döndüm. Şimdilerde haftanın altı günü koşuyor, haftanın iki günü de kuvvet antrenmanları yapıyorum. Alışık olduğum beslenme düzeni tamamen değiştiği için antrenman saatlerim ve antrenmanların şiddeti de değişti tabii. Genelde iftardan en az iki saat sonra koşuyorum. Hafif tempo koşularım her zamanki hızında ama Tempo Antrenmanlarım geçen aya kıyasla bir parça daha yavaş. Bu şekilde hem programıma geri dönmüş hem de Ramazan ayına kendimi adapte edebilmiş oldum.

Hafta Sonu Alanya Atatürk Yarı Maratonu’ndayım

Geçen hafta Antalya’da yarı maraton koşmuştum. Antrenman olsun diye koştuğum için birkaç gün dinlendikten sonra antrenmanlarıma devam edebildim. Lakin hemen ardından bir yarış daha koşmayı planlamıyordum. Zira Nisan ayının ilk haftası İstanbul Yarı Maratonu’nda koşacağım. Ama arkadaşlardan biri arayıp, Alanya Atatürk Yarı Maratonu için birkaç kişilik kontenjanları olduğunu söyleyince bu fırsatı değerlendirmek istedim. Hemen kaydımı yaptırdım ve kafileye katıldım.

Bu yarış Atatürkçü Düşünce Derneği Alanya Şubesi tarafından organize edilmekte. 21 Mart 2021 Pazar günü koşulacak ve bu yıl 21. edisyonu düzenleniyor. Ülkemizde, bu kadar eski olan çok fazla organizasyon yok. Anlaşılacağı üzere çok kıymetli bir organizasyon. Bu sebeple, bu yıl katılabilecek olmaktan memnuniyet duyuyorum.

Yokuş Tekrarlı (Hill Repeats) Koşu Antrenmanı Nedir?

Yokuş Tekrarları Antrenmanı, uzun zaman boyunca yanlış anladığım, yanlış uyguladığım ve önemsemediğim bir antrenman çeşidi oldu. Yanlış anlamıştım zira adı üstündeydi “Yokuş Tekrarları”. Alt tarafı bir yokuş bulup inip çıkmak gerekiyor, diye düşünüyordum. Dik bir yokuş buldum. Ne kadar dik olursa kendimi o kadar zorlayacağımı düşünüyordum. Antrenmanı yıllarca bu düşünceyle tekrarladım. Hızımı düşürdüğünü fark ettiğimdeyse benim için önemini kaybetti ve uygulamayı bıraktım.

Ta ki bir gün, 70’li yıllarda adından çok söz ettirmiş Frank Shorter isimli atletin bir sözünü duyana kadar. Frank: “Yokuş tekrarları, kılık değiştirmiş hız antrenmanlarıdır.” demekteydi. Uzun yıllar bu antrenmanı uygulamıştım ve bana göre hız antrenmanından çok bir kuvvet antrenmanıydı. Kesinlikle bacaklarınızı kuvvetlendiriyor ve zayıf kaslarınızı canlandırıyor. Hatta derinlerde bir yerlerde hiç kullanmadığınız bir kas lifi varsa, bulup onu da oyuna dahil ediyor. Peki ama neden Frank bu antrenman için hız antrenmanı demişti. Bu soru kafama takılınca daha fazla araştırmaya karar verdim. Hatta ilk kez bu antrenman hakkında doğru düzgün bir şeyler öğrenmeye başladım…