Sapanca Ultra NG Orman Koşusu Zamanı Geldi

Bu yıl yarış sezonunu Antalya Maratonu ile açmıştım. Sadece bir buçuk ay sonra, tam toparladım derken, Paris Maratonu‘yla kendimi tamamen tüketmiştim. O yarışın üstünden de henüz iki ay geçti ve bu zamanın neredeyse tamamını zorlayıcı antremanlardan uzak durmaya çalışarak geçirdim.

İlk yarışımdan bir hafta sonra sol bacağımda başlayan ağrı neredeyse bir ay benimleydi. Sağ dizimde güçsüzleşmekten kaynaklandığını düşündüğüm ağrılar peyda oldu. Yatağa düşmedim ama Ramazan ayı içinde bir hafta soğuk algınlığıyla da mücadele ettim. Antremanlarımı azaltıp, şiddettini düşürerek bu hafta sonu yapılacak Sapanca Ultra NG Orman Koşusuna hazırlanmaya çalıştım.

Continue reading “Sapanca Ultra NG Orman Koşusu Zamanı Geldi”

Yarışa İki Hafta Kala Koşularım Azalır

Yarışa hazırlık döneminde kalan son bir ya da iki hafta, yabancı dilde “tapering” diye adlandırılan, antremanları kademeli olarak azaltıp bitirme evresidir. Bu bağlamda bir hazırlık döneminin en eğlenceli ve en keyifli zamanı son iki haftasıdır. Antremanlar planlı olarak hafifletilir ve yarış günü için güç toplamak hedeflenir. Artık antremanlar sizi zorlamadığı için her koşudan sonra kendinizi harika hissetmeye başlarsınız. Beslenmenize dikkat edersiniz ama kaçamak yapmak daha masum görünür. Uzun zamandır yapmak istediğiniz şeyleri yapacak vaktiniz dahi olur.

Continue reading “Yarışa İki Hafta Kala Koşularım Azalır”

Yarışa Altı Hafta Kala Aldığım Notlar

Çok uzun olmayan bir zaman önce antremanlarıma dair küçük notlar almaya başlamıştım; kendimi nasıl hissettiğimden tutun da bir sonraki hazırlık döneminde işime yarayacak uyarılara kadar. Yalnız bu notlar profesyonelce alınmış notlar değil. Sadece ciddi bir amatörün aklında kalanlar diyelim. Bir hazırlık dönemi bitiyor ve bir başkasına başlıyoruz bu bağlamda çok sık aynı şeylere ihtiyaç duyabiliyoruz, bu sebeple antremanlarıma dair hatırlamak istediğim ve önemli gördüğüm şeyleri “Notlar” etiketi altında yazıyor olacağım.

Continue reading “Yarışa Altı Hafta Kala Aldığım Notlar”

Yarıştan Bir Hafta Sonra Başlayan Ağrı

Antremanlarımı ciddiye alıyorum ve planlı çalışmaya gayret gösteriyorum. Yavaş ilerliyorum ama şu zamana kadar ilerlemeyi sürdürdüğüm için kendimi doğru yolda görüyorum. Aklımın bir köşesinde her zaman “dikkat et sakatlanma” şeklinde bir uyarı mesajı durur. Ama yarış günü geldiğinde zihnimi boşaltıp, her ne pahasına olursa olsun koşarım. Üç hafta önce de aynen böyle yaptım, hiçbir şey düşünmeden koştum. Yarış esnasında bir problem yaşamadım, yarış iyi geçti ama yarıştan birkaç gün sonra, sol bacağımda bir ağrı baş gösterdi. Gecikmiş Kas Ağrısı (Delayed Onset Muscle Soreness) ile tanışmış oldum, bu durumu ilk kez yaşıyorum.

Continue reading “Yarıştan Bir Hafta Sonra Başlayan Ağrı”

Enerji Jelleri İle İmtihanım

Yapılan araştırmalar, yüksek performanslı bir aktivite yapıldığında enerjinin karbonhidratlar tarafından karşılandığını gösteriyor. Hali hazırda vücudumuzda, birkaç saatlik aktiviteye yetecek kadar, depolanmış karbonhidratlar, yani glikojen bulunur. Glikojen, kaslarımızda ve karaciğerimizde depolanmaktadır. Karaciğerdeki glikojenin özellikle beyin için rezerve ediliyor olmasından dolayı bu enerjiyi sonuna kadar kullanmamızın tehlikeli olduğu söylenir. Glikojen depolarımızı tükettiğimizde “duvara çarpmak” diye tabir edilen bir çöküş yaşarız. Bu durumu yaşayanlar farklı sonuçlar beyan etselerde varılan ortak nokta şudur ki; yarış hedefinizi tutturamayacaksınızdır.

Continue reading “Enerji Jelleri İle İmtihanım”

Antreman Dediğimde Kastettiğim Şey

Sportif gelişim düzenli antreman yapmakla mümkün oluyor. Aslında bu durum hayattaki her alanda da geçerli. Peki antreman nedir? Antreman dediğimiz şey aslında ustalaşmak istediğiniz şeyin düzenli olarak pratiğini yapmak demektir. Şu an size antreman kelimesinin sözlük anlamından bahsedecek değilim, bunu farklı şekillerde anlatan yüzlerce kaynak bulabilirsiniz. Benim bugün size anlatmak istediğim, koşu antremanında neyi hedeflediğimiz ve nasıl sonuç aldığımız olacak.

Continue reading “Antreman Dediğimde Kastettiğim Şey”

Yavaş Yavaş Isınıyorum Galiba

Bu bloğu yazmaya başladığım on beş gün oldu. Zaten yazmakta hiçbir zaman ustalaşamamıştım, şimdiyse uzun zaman içinde iyice körelmiş bir özelliğimi canlandırmakla meşgulüm. Aslında yazmak hususunda zorlanmıyorum ama yazmaya vakit ayırmak için zorlandığımı söyleyebilirim. Hayatınıza bir yenilik katmak istediğinizde başka bir şeyden en azından bir parça feragat etmeniz gerekiyor.

Blog yazmaya başladığımda kendimi şanslı olarak gördüğüm nokta, sosyal medya’dan iyice uzaklaştığım bir döneme denk gelmiş olması. Bu sayede kısıtlı olan zamanımda, sosyal medya’dan oluşan boşluğu, okumaya ve yazmaya ayırmaya başladım.

Continue reading “Yavaş Yavaş Isınıyorum Galiba”

Yeni Hedefime Doğru

Koşu sporunda en güçlü motivasyon kaynaklarından biri de kendinize bir hedef belirlemektir. Bu sebeple temmuz ayının sonuna kadar olan ve katılmak istediğim yarışlara kaydımı yapmış, sonrakileri de planlamış durumdayım. Hangi yarışlarda olacağımı merak ediyorsanız “Yarışlarım” sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

“Gideceğin yer belli değilse, hiçbir zaman bir yere varmış olamazsın.”

İyi yada kötü bir hedefinizin olması, bu doğrultuda çalışmanıza ve gelişmenize fayda sağlar. Psikolojik olarak kendinizi hazırlar ve bu uğurda yılmadan çalışmaya devam edersiniz. Her rüzgarda amaçsızca sağa sola savrulan bir yaprak gibi vakit kaybetmez ve tam olarak istediğiniz noktaya en kısa yoldan ulaşırsınız.

Continue reading “Yeni Hedefime Doğru”