İki Saatin Altında Maraton Koşuldu

Bugün, maraton camiasının efsane isimlerinden Eliud Kipchoge, Avrupada düzenlenen bir organizasyonda maraton (42.195 metre) mesafesini 1 saat 59 dakika 40 saniyede koşarak tarihe geçti. Bugüne kadar tespit edilebilmiş, bir insanın ulaşabildiği en yüksek aktivite seviyesini temsil ettiğini düşündüğüm bu sonuç; ben dahil milyonlarca insana motivasyon kaynağı oldu.

Daha önce farklı mesafelerde elde edilen diğer başarılarla kıyaslandığında maraton mesafesi neden bu kadar öne çıkıyor diye merak edenlere kendi görüşümü paylaşmak isterim. En hızlı 50 kilometre ve en hızlı 100 kilometre gibi mesafeler kesinlikle elinizin tersi ile bir kenara atabileceğiniz rekorlar değil elbet. Ama dünya çapında koşuyla ilgilenen insanlar arasında bir araştırma yapılacak olsa çok ciddi oranla maraton mesafesinin tercih edildiği sonucu çıkacaktır.

Okumaya devam et “İki Saatin Altında Maraton Koşuldu”

İlk Kez Maraton Koşacaklara Tavsiyeler

Bir maraton koşma fikri aklınızda yer ettiyse er ya da geç başlangıç çizgisinde yerinizi alacaksınız demektir. Sportif açıdan kişinin kendi kapasitesini bu denli zorlayabileceği çok fazla bir alternatif yok. Şayet biraz koşuya meraklıysanız, maratonun koşu camiasında ulaşılmaya çalışılan bir eşik olduğunu farketmişsinizdir. Prestijli bir organizasyondur ve tamamlamayı başardığınızda da insana müthiş derecede özgüven verir.

Güzel bir şeydir ama düşüncesi bile insanı heyecanlandırmaya yeter. Bilinmezliğin verdiği korku ve endişe yarış günü yaklaştıkça artar da artar. Hele ki son gece, midenizde bir tuğla varmışçasına, size doğru düzgün uyku uyutmaz. Bu heyecan ile kendi içinizde küçük bir savaş verirsiniz. Aslında maraton bu heyecan ile verilen savaşla başlar.

Bilgilendirme: Bu yazıya ait videoya https://www.youtube.com/watch?v=QUbSwOTh684 adresinden ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam et “İlk Kez Maraton Koşacaklara Tavsiyeler”

Tuz Gölü Ultra Maratonu Ertelendi

Temmuz ayının sonunda yapılması planlanan Tuz Gölü Ultra Maratonu‘nda 40K parkurunu koşacaktım. Son birkaç gündür ülke çapında artan yağışlardan Tuz Gölü de nasibini almış ve bu mevsimde tamamen kurumuş olması beklenen göl havzası sular altında kalmış. Durum böyle olunca yarış yetkilileri Tuz Gölü üstünde koşulabilecek başka bir yer aramış olsalarda muvaffak olamamış ve mecburen yarışı bir başka tarihe ertelemek zorunda kalmışlar.

Böyle durumların yaşanma ihtimali her zaman vardır. Hava şartları tehlikeli boyutlara ulaşırsa veya beklenmeyen başka bir durum oluşursa yarışların ertelenmesi ve hatta iptali mümkündür. Bizler bu tarz aksilikleri de hesaba katarak plan yaparız ama ne kadar da plan yapsanız “A Planı” suya düştüyse hiçbir şey aynı olmuyor. Sonuç olarak yarışa iki hafta kala yarıştan olmuş olduk. Şimdi “B Planı” vakti.

Okumaya devam et “Tuz Gölü Ultra Maratonu Ertelendi”

Yarıştan Sonra Nasıl Toparlandım?

Geçen hafta harika bir yarış koştum. Yarış öncesi kendimi çok iyi hissediyordum. Bu pozitif halimden dolayı yarışı daha iddialı koşabildim. Hal böyle olunca tabi ki eldeki tüm kaynakları tüketmiş oldum. Diğer zamanların aksine yarış, kendi yaşadığım şehirde olunca, sonrasında seyahat etmem gerekmedi. Bu durum da toparlanmamı hızlandırdı.

Geçmişte toparlanma üzerine yaptığım hataları bu sefer tekrarlamamaya özen gösterdim. Aslında temelde hiçbir şey yapmadım. Önemli olan nokta da buydu aslında; daha önceki yarışlarımdan sonra dinlenmeye yeterince özen göstermemiş hatta hemen antrenmanlara dönmüştüm. Bu sebeple Pazar gününden Cuma gününe kadar hiç koşmadım. Tabi bu sürekli antrenman yapan biri için oldukça zor bir durum. Enerjim hızla geri gelirken, koşmamak için kendimi zor tuttum.

Okumaya devam et “Yarıştan Sonra Nasıl Toparlandım?”

Sapanca Ultra NG Orman Koşusu Zamanı Geldi

Bu yıl yarış sezonunu Antalya Maratonu ile açmıştım. Sadece bir buçuk ay sonra, tam toparladım derken, Paris Maratonu‘yla kendimi tamamen tüketmiştim. O yarışın üstünden de henüz iki ay geçti ve bu zamanın neredeyse tamamını zorlayıcı antrenmanlardan uzak durmaya çalışarak geçirdim.

İlk yarışımdan bir hafta sonra sol bacağımda başlayan ağrı neredeyse bir ay benimleydi. Sağ dizimde güçsüzleşmekten kaynaklandığını düşündüğüm ağrılar peyda oldu. Yatağa düşmedim ama Ramazan ayı içinde bir hafta soğuk algınlığıyla da mücadele ettim. Antrenmanlarımı azaltıp, şiddettini düşürerek bu hafta sonu yapılacak Sapanca Ultra NG Orman Koşusuna hazırlanmaya çalıştım.

Okumaya devam et “Sapanca Ultra NG Orman Koşusu Zamanı Geldi”

Yavaş Yavaş Yine Forma Giriyorum

Art arda iki kez maraton mesafesini koşmak, formda biri için üstesinden gelinebilecek bir şey. Ama ben her iki yarışı da yüksek performansla koşmaya kalkarak ciddi bir hata yaptım. Koşudan günler sonra vücudum parçalara ayrılmaya başladı. Hani cam bir vazonun küçük bir hasar alıp, her gün üstündeki çatlağın büyümesi ve sonunda kendi kendine parçalanması gibi.

Son yarışımın üstünden kırk gün geçti ve halen gerçek anlamda toparlanabilmiş değilim. Sol bacağımdaki ağrıyla başlayan sıkıntılar bugüne kadar sürdü. Hatta geçen hafta solunum yolları enfeksiyonu geçiriyordum. Neyse ki bu haftaya iyi başladım.

Okumaya devam et “Yavaş Yavaş Yine Forma Giriyorum”

Schneider Electric Paris Maratonu 2019 Raporu

Uzun zamandır, uğruna sıkı sıkı antrenman yaptığım hedef yarışım bugün. Kritik bir karar vererek altı hafta önce alelacele Antalya Maratonu’nda koştuktan sonra yeterince toparlanabildim mi bilmiyorum. Ama dün gece bebek gibi uyumuş olmamı, yaşadığım stresi Antalya ile Paris arasında paylaştırmış olmama bağlıyorum. Evet, belki de ilk defa yarıştan önceki gece sıkı bir uyku çektim. Bu işlerin yolunda gittiğini gösteriyor.

Lakin hava durumu tahminlerine göre hava sıcaklığının sıfır derece civarında olması bekleniyor. Şayet hava bu kadar soğuk olursa, hedefimi tutturamam. Kendimi biliyorum, soğukta kaslarım hareket edemez hale gelir. Ben daha ziyade sıcağı seven biriyim. Bu yüzden de başkalarına göre fazladan bir kat giyerek koşarım. Rüzgarlık diye tabir edilen çok hafif bir ceket var. Tişört üstüne bir rüzgarlık giyerek koşacağım. Şayet hava ısınırsa bu rüzgarlığı kendi cebine toplayıp elinizde tutabiliyorsunuz. Toplandığında iri bir portakal büyüklüğüne geliyor ve elinize geçirip tutmak zorunda kalmayacağınız bir de lastikli eki mevcut. Yani oldukça kullanışlı ve özellikle koşucular düşünülerek dizayn edilmiş bir şey…

Okumaya devam et “Schneider Electric Paris Maratonu 2019 Raporu”

Hadi Bakalım Başlıyoruz

04:55 Sanırım uçağı kaçırmaktan korktuğumdan olsa gerek, telefonumun alarmı çalmadan uyandım. Daha fazla uyumaya çalışmak saçma olacaktı. Ben de kalkıp yavaş yavaş hazırlandım. Çantam hazırdı, hemen alıp çıkabilirdim ama oyalandım işte. Odanın içinde bir baştan bir başa dolanıp durdum.

06:00 Havaalanı transferi için otelin lobisindeyim. Benimle beraber bir minibüs dolusu insan da var. On dakika sonra kalkıyoruz. Uçak şirketinden mesaj geldi uçuş bir saat rötar yapmış. Kalbim düzensiz atmaya başladı. Uçaktan uçağa geçişte yeteri kadar vakit kalmazsa diye endişe ediyorum. Hemen en köyü senaryoyu işleme koydum; uçağı kaçırırsam ne pahasına olursa olsun en yakın uçağa binmeliydim. Şimdiden stres kat sayım on’a katladı.

Okumaya devam et “Hadi Bakalım Başlıyoruz”

Yarış Günü Gelip Çatınca

Yarış öncesinde hiç sakin bir gün geçirebilmiş değilim. Ya seyahat ediyor ya da iş yerinden erken çıkabilmek için koşturuyor olurum. Bu telaş ve stres başlangıç çizgisine gelene kadar sürer. Yarış başladıktan dakikalar sonra endişeler enerjiye, heyecan huzura dönüşür. Şayet koşuyorsam, artık her şey yolunda demektir. Kalp ritmim yavaş yavaş artmaya ve vücudum ısınmaya başlar. Haftalardır takip ettiğim antrenman planının son koşusunda olurum, başlamak gerçek anlamda bitirmek olur.

Katıldığım yarışların neredeyse tamamı yaşadığım şehrin dışında bir yerlerde oluyor. Bu sebeple benim için yarış demek kısa ya da uzun bir seyahat etmek demek. Bazen yarıştan bir kaç gün öncesi bazen de yarış sabahı seyahat ediyor olurum. Başlangıç çizgisine sağ salim ve vaktinde varmak asıl hedef olur.

Okumaya devam et “Yarış Günü Gelip Çatınca”

Bloğumun Yeni Adresi Yolda

Geçen ay blog yazmaya başladığımda bu işe ne kadar bir zaman ayıracağımı kestiremiyordum. Uzun zamandır yazmıyordum, yazmak zor gelebilirdi ve belki de bir iki yazı sonunda sıkılabilirdim. Ama bir ayın sonunda bu işe devam etmek istediğime karar verdim.

Periyodik olarak yazmayacağım, zaten en başından planım istediğim zaman yazmaktı ama en azından haftada bir kez yazabileceğimi düşünüyorum. Bu sebeple bloğumu bir üst seviyeye taşımaya, ona özel bir adres vermeye karar verdim.

Okumaya devam et “Bloğumun Yeni Adresi Yolda”