N Kolay İstanbul Maratonu 10K 2020

Haziran ayından beri kendimi toparlamakla meşgulüm. Daha iyi bir derece hedeflemek bir yana eski sürelerimi koşabileceğimden şüpheliydim. Eylül ayında koştuğum İstanbul Yarı Maratonu’ndan kondisyonumun hâlâ zayıf olduğu ama toparlamaya başladığım sonucunu çıkarmıştım. Toparlıyor olmam iyi haberdi ama motivasyonumu korumak için çabalıyordum. Eski hızımı kazanmama fayda sağlayacak bir kısa mesafe yarışı hedeflemem işe yarayabilirdi. Yarışların çoğu iptal olduğu için elimde çok fazla seçenek kalmamıştı. Bu sebeple İstanbul Maratonu kapsamında düzenlenen Sanal 10K Yarışına kaydoldum.

Bu yarışı 7-8 Kasım tarihlerinde istediğiniz zaman ve istediğiniz yerde koşabiliyordunuz. Bu benim için bir avantajdı ama yarış atmosferini yakalayıp yakalayamayacağım hususunda şüphelerim vardı. Bu noktada daha önce beraber çalıştığım bir antrenör arkadaşım bana tavşan atletlik yapmayı önerdi. Koşuyu beraber yapacaktık. Hızı o ayarlayacaktı, böylece hızım için endişe etmem gerekmeyecekti. Yani, ben sadece koşuya konsantre olacaktım.

Okumaya devam et “N Kolay İstanbul Maratonu 10K 2020”

01 Ekim 2020 – 31 Ekim 2020 Arasında

Son üç aydır, güne dair kısa kısa notlar almaya çalışıyorum. Şu zamana kadar düzenli olarak yazabildim. Her gün bir kaç cümle yazmak zor gelmiyor artık, iyice alıştım. Ama her şeyin olağan geçtiği günlerde yazacak bir şeyler bulmakta zorlanıyorum. Şimdi bakıyorum da yazılarım hem özensizleşmiş hem de okumaya değer tarafları zayıflamış. Bu sebeple bundan sonra, yazdıklarımı elekten geçirip, sadece bir kısmını yayınlayacağım. Bir daha böyle bir gönderiyi ne zaman görebilirsiniz bilmiyorum. Sanıyorum uzun bir zaman alacak ve belki de bu notları almayı tamamen bırakırım. Henüz karar vermiş değilim. Yeni bir şeyler denemek istiyorum, neler olacağını hep beraber göreceğiz. #KısaKısa #Günlük

01 Ekim 2020 Perşembe – Son derece güzel bir sonbahar günüydü. Her şeyin olağan seyrinde devam ettiği ve iş yerinde pek yoğunluğun olmadığı bir gün. Biraz düşünecek vaktim oldu ve sonrasında, yeni bir döneme başlama kararı aldım. Hayatıma yeni kıymetler katıp, bazı gereksiz uğraşlarımdan uzaklaşacağım.

02 Ekim 2020 Cuma – Bu sabah, İstanbul Maratonu’nun Ataköy’den dönüşlü parkurunun değişeceğini öğrendim. Düşünülen yeni parkur çok iyi görünüyor. Bu yıl İstanbul Maratonu’na katılmayı düşünmüyorum ama içimi bir heyecan kapladı. En azından koşacağım zaman daha keyifli bir maraton koşmuş olacağım artık.

Okumaya devam et “01 Ekim 2020 – 31 Ekim 2020 Arasında”

01 Eylül 2020 – 30 Eylül 2020 Arasında

Hayatıma dair günlük notlar almaya başlayalı iki ay olmuş. Bu aydan itibaren bu yazıları ay sonlarında aylık olarak yayınlayacağım. Tabii düzenli olarak her gün not almayabilirim. Keyif aldığım sürece yazmaya devam edeceğim. #KısaKısa #Günlük

01 Eylül 2020 Salı – Havaların tekrar ısınması dışında olağan bir gündü. Gecelerin de sıcak ve nemli geçmesi uykumun bozulmasına sebep oldu. Yorgun hissetmeye başladım. Buralar Eylül ayı itibariyle serinler. Son sıcakları yaşadığımızı düşünerek sabretmeye çalışıyorum.

03 Eylül 2020 Perşembe – Antrenman programımda hafif bir koşu olmasına rağmen arkadaşlara uyup uzun bir koşu yaptım. Her yerim ağrımaya başladı. Kendimi zorlamadan devam etmeyi planlamıştım ama bazen planın dışına çıkıyorum.

04 Eylül 2020 Cuma – Yine uykusuz bir gece geçirdim. Dünkü koşudan ve gecelerin sıcak geçmesinden dolayı gece uyumakta zorlandım. Uykusuzluk beni çok etkiliyor. Yenilenmek için bana gereken tek şeyin uyku olduğuna dair inancım kuvvetlendi.

Okumaya devam et “01 Eylül 2020 – 30 Eylül 2020 Arasında”

Vodafone İstanbul Yarı Maratonu 21K 2020

İstanbul Yarı Maratonu, bu yıl ertelenen ikinci yarışımdı. Şayet pandemi ortaya çıkmamış olsaydı; önce Mart ayında Mersin Maratonu’nda, sonra da Nisan’da İstanbul Yarı Maratonu’nda en iyi süremi elde etmek için koşacaktım. Malesef planım umduğum gibi ilerlemedi. Ertelenen yarışların üstüne bir de sokağa çıkma yasakları eklenince kondisyonum günden güne düştü. Canımın sıkılmaya başlamasıyla beraber yaşadığım sürantrene durumu, kondisyonumu yerle bir etti. Bu sebeple tekrar başlayabilmek için uygun bir zaman kollamaya başlamıştım.

Sıcak mevsimin sonuna geldikçe, havalar serinlemeye başlamıştı. Antrenmanlarda daha rahat koşabiliyordum. Her ne kadar istediğim hızlara çıkamıyor olsam da mesafeleri aşmakta sorunum kalmamıştı. Eylül ayına ertelenen İstanbul Yarı Maratonu bu sebeple yeni dönemin başlangıcı olabilirdi. Niyetim, parçalanmayacak kadar hızlı ama yapabildiğimce zorlayarak koşmak ve kondisyonumun şu anki durumunu öğrenmekti.

Okumaya devam et “Vodafone İstanbul Yarı Maratonu 21K 2020”

16 Ağustos 2020 – 31 Ağustos 2020 Arasında

16 Ağustos 2020 Pazar – Bugün günlük olarak aldığım bu notların ilk dönemini bloğumda yayınladım. Yaşadıklarımın kronolojik bir kaydı gibi görünüyor, bu durum hoşuma gitmedi değil. Sanırım bu notları yazmaya uzun zaman devam edeceğim. Ayrıca bir süredir denemek istediğim Freeletics isimli yapay zeka koşu antrenörüne kaydoldum. Vaadettikleri insanı umutlandırıyor. Birkaç ay deneyip tecrübelerimi sizlerle paylaşacağım.

17 Ağustos 2020 Pazartesi – Havalar gerçekten güzelleşti. Sonbahara geçişin hemen öncesinde; bunaltmayan, güneşli ve ılık bir yaz mevsimi yaşamaya başladık. Tamda bugünlerde yeni bir antrenman programına başlamışken, havaların serinlemesi işleri kolaylaştıracaktır.

Okumaya devam et “16 Ağustos 2020 – 31 Ağustos 2020 Arasında”

01 Ağustos 2020 – 15 Ağustos 2020 Arasında

Aybaşından itibaren, o güne dair kısa kısa notlar almaya başladım. Tek tek yayınlamanın gereksiz yorucu olduğunu düşünerek belirli aralıklarla yayınlamaya karar verdim. Bu yazıları “Kısa Kısa” etiketi altında bulabileceksiniz. Yazmaya yeni başladığım için olsa gerek bir heyecanla on beş gün boyunca art arda yazmayı başardım. Amacım hergün düzenli olarak yazmak değildi belki bundan sonra sadece bazı günler yazarım. Kimi günler kısa olur kimi günler uzun. Bu sebeple günlük yazdığım bu yazıları, biriktiklerinde, tarih aralığı vererek düzensiz olarak yayınlamayı düşünüyorum. Özel günlere dair yazdığım münferit günlük yazılarımı da bir yandan yazmaya devam edeceğim. Umarım seversiniz.

01 Ağustos 2020 Cumartesi – Bugün kurban bayramının ikinci günü. Pandemiden dolayı sadece aile içinde bayramlaştık. Mesafeli yaşamaya devam ediyoruz… Akşam üstü koşmaya çıktım. Geçen hafta iş yoğunluğundan dolayı doğru düzgün antrenman yapamamıştım. Haftaya bugün 40 kilometrelik bir patika yarışı koşacağım düşünülürse, bu yoğunluğun biraz zamansız olduğu söylenebilir.

Okumaya devam et “01 Ağustos 2020 – 15 Ağustos 2020 Arasında”

Sapanca Ultra Trail 40K 2020

Her şey yolunda gidiyordu. Ta ki 30. kilometrelerde yanlış bir yola sapana kadar. Aynı yoldan daha önce geçmiş olmanın ve yokuş aşağı gitmem gerektiği düşüncesinin verdiği rahatlık beni yanlışa sürüklemişti. Yanlış yolda gittiğimi fark ettiğimde ise önce dönmeye çalıştım. Peşimden gelmeye devam eden insanlar doğru yolda olabileceğim düşüncesine kapılmama ve yanlış yolda gitmeye devam etmeme sebep oldu. Verdiğim kararın hatalı olduğunu anladığımdaysa geri dönülemeyecek kadar ilerlemiştim. Ne iyi bir sürede tamamlama ihtimalim kalmıştı ne de o yokuşları geri tırmanacak gücüm. Son kontrol noktasını atlamıştım. Çaresiz, bitiş çizgisine gidip, yarışı bıraktığımı beyan ettim.

Aylar sonra tekrar yarış atmosferinde koşmak beni çok mutlu etti. Bitiş çizgisinden geçmemiş olsam da yine de mutluyum. Fiziksel ve mental açıdan kendimi toparlamam için bu yarışı koşmalıydım. Aylar süren pandemi önlemleri ve hastalık tehlikesi koşu hayatıma ağır bir darbe indirmişti. Silkinip yeni bir başlangıç yapmak için bir milada ihtiyacım vardı. Sapanca Ultra Maratonu 2020 edisyonu ihtiyacım olan miladı sağlam bir tokat gibi yüzüme vurdu. Artık parkurda kaybolmuşluğu olan ve bir yarışı bitiremeyip bırakmış biriyim. Tecrübe tecrübedir. Bunu da yaşamadan bir üst seviyeye geçmek belki de mümkün olmayacaktı.

Okumaya devam et “Sapanca Ultra Trail 40K 2020”

Sürantrene Durumundayken Yaptıklarım 4. Güncelleme

Haberler iyi. Durumum her geçen gün daha iyiye gidiyor. En çok sevindiğim gelişmeyse antrenman yapma isteğimin büyük oranda geri gelmiş olması. Öğrendiğim kadarıyla bu durumu atlatamayıp sporu tamamen bırakan insanların sayısı küçümsenecek derecede değil. İtiraf etmeliyim; geçen ayki hissiyatım beni çok endişelendirmişti. Yavaş yavaş koşudan soğuduğumu hissediyordum. O günlerde her şeyin zamanla düzeleceği düşüncesine sarıldım ve nagatif hiçbir düşünceyi aklıma sokmadım. Kendimi daha çok fiziksel olarak toparlamaya odaklandım. Zira biliyordum ki çıkıp koşabilirsem, keyfim yerine gelecekti.

Vücudumum toparlanması için az yiğip öz yemeğe çalışarak, iyi uyuyarak, yorulmadan canlı yürüyüşler yaparak, beni mutlu edecek işlerle meşgul olarak sabrettim. Az yiğip öz yemeğe çalıştım çünkü gerekli vitaminleri ve mineralleri eksiksiz almalıydım. Çok yemedim çünkü vücudumun sindirimle meşgul olmasını istemedim. Her ihtimale karşı multi vitamin takviyesi de aldım ve almaya devam ediyorum. Endüstriyel Gıda Takviyesi “Supplement” kullanmadım zira enerji sistemimi tembelleştirdiğini ve gereksiz yorduğunu daha önce tespit etmiştim. Sadece ve sadece bazı istisnai durumlarda kullanıyorum.

Okumaya devam et “Sürantrene Durumundayken Yaptıklarım 4. Güncelleme”

Sürantrene Durumundan Kurtulma Planım 3. Güncelleme

Bir önceki yazımda sürantrene durumunun bendeki etkilerinden bahsetmiştim. Yaptığım araştırmalar sonunda neler yapabileceğimi düşünmeye başladım. Beni en çok zorlayan faktör nabzımdaki anormal yükselmeler. Bu durumda problemin çözümü nabız değerlerini kontrol altına almakta gizli olabilir. Yıllar boyunca vücudumun verdiği tepkileri öğrenmiş ve defalarca dersimi almıştım.! Bu bilgileri kullanarak sebep sonuç ilişkisini inceledim ve mantık yürütüp bir teori geliştirdim.

Teorime göre: “Nabız değerlerini düşük tutabildiğim sürece istediğim kadar koşabilir, kondisyonumu geliştirebilir ve vücudumdaki hasarın tamirine destek olabilirim.”

Düşük nabız değerlerinde yapılan koşuların kan akışını artırıp toparlanmayı hızlandırdığı bilimsel olarak kanıtlanmış. Ben de yıllar boyunca bu mantıkla düşük nabız antrenmanları yapmış ve faydasını görmüştüm. Bir kez daha denemenin bir zararı olmazdı.

Okumaya devam et “Sürantrene Durumundan Kurtulma Planım 3. Güncelleme”

Sürantrene Olmamın Altındaki Sebepler 2. Güncelleme

Geçen ay başlayan sürantrenman durumum halen devam ediyor. Her ne kadar zaman zaman koşuya çıkmış olsam da tekrar başlamak için henüz hazır olmadığımı görüyorum. En çok göze çarpan farklılık nabız değerlerimin yüksek olması. Normal hızlarımda koşmak istediğimde sanki Tempo Antrenmanı yapıyormuşçasına nabzım yükseliyor ve hızlıca tükeniyorum. Bu tükenişin sonunda ise birkaç gün toparlanmam gerekiyor.

Bu durumu tahlil ve tecrübe etmiş olmak bir bakıma sevindirici. Sınırlarımı bilmek ve antrenmanlarımı ona göre özgürce yapabilmek ilerleyen zamanda bana faydalı olacaktır. Ben de bu durumu avantaja çevirmek ve biran önce kurtulmak için elimden geldiğince kendimi gözlem altında tutuyorum.

İlk tespitim olan nabız değerlerinin yüksek seyretmesi meselesi sanırım bu durumun kaynağındaki sebep. Tüm kondisyonun güçten ziyade aerobik yapı üzerine kurulu olduğunu düşünürsek, nabız değerlerinden yola çıkarak bir çözüm arayabiliriz.

Okumaya devam et “Sürantrene Olmamın Altındaki Sebepler 2. Güncelleme”