İkinci kez Abant Ultra’daydım. Geçen yıl 60K parkurunda koşmuştum. Doğa harikası bir coğrafyada saatlerce koştuktan sonra ciğerlerim oksijene doymuştu. Bu yıl 33K parkuruna katılmak istedim. Bu parkurda daha kalabalık ve daha hızlı bir yarış çıkıyor. Ayrıca 60K parkurundan daha kolay olacağını düşünmüştüm ama yanılmışım. 33K parkuru, 60K parkurunun en zorlu bölümünden oluşuyor. Yani sadece bu en zorlu bölümleri daha hızlı geçiyorsunuz. Günün sonunda aynı oranda yorgun düşmeniz beklenebilir. Zira benim için öyle oldu. Daha hızlı gitmeye çalıştım ve bu beni en az uzun parkur kadar yordu.
Koştuğum her yarıştan sonra daha az yarışa katılmam gerektiğini kendime söyleyip duruyorum. Bu yarışlar hem antrenman düzenimi bozuyor hem de toparlanmamı zorlaştırıyor. Bir hedef yarış belirleyip ona odaklansam daha iyi bir yarış çıkarabilirim ama orada da koşayım, arkadaşlarla buna da gideyim derken kendimi iyice hırpalıyorum. Zamanla bunu da öğrenebileceğimi umuyorum.

