Runatolia Antalya Maratonu 21K 2018

Yıl 2020. Pandemi dünya genelini etkisi altına aldı. Spor müsabakaları ürkek organizasyonlarla geçiştirilmeye çalışılıyor. Canımız sıkkın. Sadece anılara tutunup her şeyin tekrar o eski günlere dönmesi için dua ediyoruz. Böyle bir ortamda, bir pazar günü evde kalınca, daha önce katıldığım yarışlardan edindiğim “Bitiren Madalyalarına” gözüm ilişti. Her birinin ayrı bir hikayesi var. Her yarışım kendi başına bir macera olmuştur. Zaman zaman bu yarışlara ait hikayelerimi yazıyorum ama fark ettim ki son zamanlarda pek yazmamışım. Yeni bir yarış da koşmayınca “Yarış Raporu” yazma işinden biraz uzaklaşmış gördüm kendimi. Hal böyle olunca, başladım yazmaya…

Antalya Maratonu, 2018 yılı Mart ayının ilk haftasıydı. Tabii benim hikayem çok daha öncesinden başladı. Sanırım Kasım 2017’de İstanbul Maratonu’nu koştuktan sonra tamamiyle Antalya’ya odaklanmıştım. Aralık ayına geldiğimizde kaydımı yaptırmış ve kalacak yerimi ayarlamıştım bile. Son iki ayda antrenman programıma konsantre olmak istiyordum.

Okumaya devam et “Runatolia Antalya Maratonu 21K 2018”

Eşik Tempo (Threshold Tempo) Koşu Antrenmanı Nedir?

Vücudumuz enerji üretmek için glikojen, karbonhidrat ve yağ gibi besin kaynaklarını kullanır. Bu işlem neticesinde, atık madde olarak laktik asit ortaya çıkar. Laktik asit kanımız vasıtasıyla taşınıp sistemimizden uzaklaştırılır. Vücudun atık transfer kapasitesi sınırlıdır. Sistemimizin transfer edebildiğinden fazla atık üretmeye başladığı veya atıkların üretildiği hızla taşınamamaya başladığı noktayı eşik noktası diye tabir etmekteyiz. Bu noktadan sonra atıklar vücudumuzda birikmeye başlar ve sistemimize zarar verir. Tam olarak bu eşik noktasında yapılan antrenmanlar ise Eşik Tempo Antrenmanı, Lactate Threshold veya Threshold Tempo Koşu diye adlandırılmaktadır.

Bunu bizim o eski havuz problemleri gibi düşünebilirsiniz. Bir yere kadar üretilen laktik asit birikmeden atılır ve havuz dolmaz ama atık miktarını artırırsak bir noktadan sonra yavaş yavaş havuzu doldurmaya başlarız ve şayet bu havuzu taşırırsak tükenme dediğimiz noktaya varırız ve toparlanmamız çok çok uzun sürebilir. Bu mantıkla laktat eşiğimizin çok az altında kalarak koşarsak, havuzu taşırmadan bu hızda bir maraton bitirebiliriz.

Okumaya devam et “Eşik Tempo (Threshold Tempo) Koşu Antrenmanı Nedir?”

Maraton Hızında Koşu (Marathon Pace) Antrenmanı Nedir?

Bir zamanlar Albert Einstein şöyle demiş: “Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek yanlıştır.” Aslında o deliliktir gibi bir şey söylemiş ama abartmaya gerek yok. Bilmiyor olabiliriz. Bu bloğun amacı da zaten öğrendiklerimi paylaşmak. Konumuza dönecek olursak bu sözün sporcular için de son derece önemli olduğundan bahsetmemiz gerekir. Hep aynı hızda ve aynı şartlarda koşarsak malesef hiç bir gelişim gösteremiyoruz. Bu sebeple koşularımızda kontrollü olarak şartları değiştiriyoruz. Bu değişimi yaparken de bilimsel çalışmalardan yararlanıp maksimum faydayı elde etmeye çalışıyoruz. Maraton Hızında Koşu Antrenmanı, yaptığımız farklı koşulardan biri.

Hafif Tempo Koşu‘nun öneminden bahsetmiştik. O yazımda şayet özel bir hazırlığınız yoksa Uzun Koşularınızı sürekli Hafif Tempo koşmanız gerektiğini yazmıştım. Orada bahsettiğim özel hazırlık Maraton veya Yarı Maraton koşmak olabilir. Böyle bir hedefiniz varsa Uzun Koşularınıza Maraton Hızında Koşu’lar katarak hazırlanabilirsiniz. Yani Maraton Hızında Koşu’yu genel olarak maraton hazırlığındayken yapıyoruz ve bunu Uzun Koşu’larımıza iliştiriyoruz.

Okumaya devam et “Maraton Hızında Koşu (Marathon Pace) Antrenmanı Nedir?”

01 Eylül 2020 – 30 Eylül 2020 Arasında

Hayatıma dair günlük notlar almaya başlayalı iki ay olmuş. Bu aydan itibaren bu yazıları ay sonlarında aylık olarak yayınlayacağım. Tabii düzenli olarak her gün not almayabilirim. Keyif aldığım sürece yazmaya devam edeceğim. #KısaKısa #Günlük

01 Eylül 2020 Salı – Havaların tekrar ısınması dışında olağan bir gündü. Gecelerin de sıcak ve nemli geçmesi uykumun bozulmasına sebep oldu. Yorgun hissetmeye başladım. Buralar Eylül ayı itibariyle serinler. Son sıcakları yaşadığımızı düşünerek sabretmeye çalışıyorum.

03 Eylül 2020 Perşembe – Antrenman programımda hafif bir koşu olmasına rağmen arkadaşlara uyup uzun bir koşu yaptım. Her yerim ağrımaya başladı. Kendimi zorlamadan devam etmeyi planlamıştım ama bazen planın dışına çıkıyorum.

04 Eylül 2020 Cuma – Yine uykusuz bir gece geçirdim. Dünkü koşudan ve gecelerin sıcak geçmesinden dolayı gece uyumakta zorlandım. Uykusuzluk beni çok etkiliyor. Yenilenmek için bana gereken tek şeyin uyku olduğuna dair inancım kuvvetlendi.

Okumaya devam et “01 Eylül 2020 – 30 Eylül 2020 Arasında”

Hafif Tempo Koşu (Easy Run) Antrenmanı Nedir?

Koşmayı seven biri çıkıp koşmaktan bahsettiğinde, kendini zorlamadan düşük bir hızda koşmaktan sözediyordur. Hızınızı vücudunuz belirler, çünkü sınırlarını bilir ve zarar görmenize müsade etmez. Bu hızda koşarken nefes nefese kalmayız ve rahatlıkla sohbet edebiliriz. Bu sebeple Hafif Tempo koşmak koşunun en sağlıklı halidir.

Bizler zaman zaman vücudumuzu kontrollü olarak strese sokar ve gelişim göstermek için çabalarız. Şayet bu kontrolü kaybedersek vücudumuz zarar görür ve devam etmemiz mümkün olmaz. Bir çok otoriteye göre vücudun koşuda kaldırabileceği maksimum stres miktarı, haftalık koşularımızın %20’si kadardır. Yani koşularımızın %80’ini Hafif Tempo yapmalıyız.

Hafif Tempo koşular, maksimum nabız değerimizin %60-79’u civarında kalarak koştuğumuz antrenmanlardır. Aynı zamanda VO₂max değerinizin de %59-74’ü civarında bir koşuya denk gelir. Bu sınırlarda koşmak vücudun ihtiyacı olan adaptasyonu sağlamanın en iyi yoludur. Bedenimizde bulunan yağ kaynakları öncelikli olarak kullanılır. Karbonhidrat ve glikojen depolarımız mümkün olduğunca kullanılmaz. Yani sağlıklı bir şekilde kilo vermek istersek ihtiyacımız olan aerobik antrenman; Hafif Tempo koşudur.

Okumaya devam et “Hafif Tempo Koşu (Easy Run) Antrenmanı Nedir?”

4 Hafta Freeletics Running Kullandıktan Sonra

Bir koşu koçu aplikasyonu olan Freeletics Running hakkında daha önce yazmıştım. Bir süre tecrübe edip yaşadıklarımı da yazacağımı söylemiştim. 4 Haftalık sıkı ve istikrarlı bir kullanım sonunda bu uygulamanın başarılı olduğunu söyleyebiliyorum. Lakin beğenmediğim yönleri de var ve malesef eksiler artıları götürüyor. Bu sebeple kullanmaya devam etmeme kararı aldım. Beğendiğim ve beğenmediğim yönlerini öğrenmek isteyenler içinse aklımdakileri aktarmaya çalışacağım…

Freeletics’in bana uygun gördüğü program, büyük ihtimalle herkesin karşısına çıkan standart bir program. Benim için özelliştirmelerde bulunup bulunmadığını anlayamadım. Sanırım sadece dinlenme sürelerini kısaltıp uzatmış olabilir ama bu beklediğim şey değildi. Sürelerim iyileştikçe ve koşu hızım stabilleştikçe antrenman programının değiştiğini görmek isterdim ama malesef bir değişim olmadı. Antrenman programı haftalık olarak belirlendi ve öyle de kaldı. Halbuki her antrenmandan sonra performansıma göre tekrar şekilleneceğini umuyordum.

Okumaya devam et “4 Hafta Freeletics Running Kullandıktan Sonra”

Vodafone İstanbul Yarı Maratonu 21K 2020

İstanbul Yarı Maratonu, bu yıl ertelenen ikinci yarışımdı. Şayet pandemi ortaya çıkmamış olsaydı; önce Mart ayında Mersin Maratonu’nda, sonra da Nisan’da İstanbul Yarı Maratonu’nda en iyi süremi elde etmek için koşacaktım. Malesef planım umduğum gibi ilerlemedi. Ertelenen yarışların üstüne bir de sokağa çıkma yasakları eklenince kondisyonum günden güne düştü. Canımın sıkılmaya başlamasıyla beraber yaşadığım sürantrene durumu, kondisyonumu yerle bir etti. Bu sebeple tekrar başlayabilmek için uygun bir zaman kollamaya başlamıştım.

Sıcak mevsimin sonuna geldikçe, havalar serinlemeye başlamıştı. Antrenmanlarda daha rahat koşabiliyordum. Her ne kadar istediğim hızlara çıkamıyor olsam da mesafeleri aşmakta sorunum kalmamıştı. Eylül ayına ertelenen İstanbul Yarı Maratonu bu sebeple yeni dönemin başlangıcı olabilirdi. Niyetim, parçalanmayacak kadar hızlı ama yapabildiğimce zorlayarak koşmak ve kondisyonumun şu anki durumunu öğrenmekti.

Okumaya devam et “Vodafone İstanbul Yarı Maratonu 21K 2020”

VO2max Nedir? Koşu Sporu İçin Ne İfade Eder?

Sportif kondisyonunuzun, bulunduğunuz dönemdeki seviyesini belirlemeye yarayan bir değerdir. Bu değer antrenman çeşitlerini anlamamıza ve antrenmanlarımızı maksimum kazanım elde edecek şekilde yapmamıza fayda sağlar. Daha az antrenman yapıp, daha az yorulup ve sakatlıklardan mümkün olduğunca korunarak daha fazla gelişme göstermemiz antrenman bilimi içinde yeralan VO₂max değeri sayesinde mümkün olmaktadır.

VO₂max, insanın egzersiz sırasında bir dakikada tüketebileceği maksimum oksijen miktarıdır. Bu değer ne kadar yüksekse sportif kondisyonunuzun da o kadar yüksek olduğu anlamına gelir. Daha fazla oksijen kullanabilen biri teknik olarak daha hızlı ve daha uzun süre koşabilmektedir. Kişiden kişiye ve zamana göre değişebilmekle birlikte, ulaşılabilecek maksimum değerin genetik faktörlerle sınırlandığı görüşü ağır basmaktadır. Bunu duyduğunuzda genetik olarak uygun olmadığınız için daha fazla gelişim gösteremeyeceğinizi düşünebilirsiniz lakin bu sınıra ulaşabilen insan sayısı malesef çok çok azdır. Bu sınıra ulaşabilmek düşündüğünüzden daha zordur.

Okumaya devam et “VO2max Nedir? Koşu Sporu İçin Ne İfade Eder?”

16 Ağustos 2020 – 31 Ağustos 2020 Arasında

16 Ağustos 2020 Pazar – Bugün günlük olarak aldığım bu notların ilk dönemini bloğumda yayınladım. Yaşadıklarımın kronolojik bir kaydı gibi görünüyor, bu durum hoşuma gitmedi değil. Sanırım bu notları yazmaya uzun zaman devam edeceğim. Ayrıca bir süredir denemek istediğim Freeletics isimli yapay zeka koşu antrenörüne kaydoldum. Vaadettikleri insanı umutlandırıyor. Birkaç ay deneyip tecrübelerimi sizlerle paylaşacağım.

17 Ağustos 2020 Pazartesi – Havalar gerçekten güzelleşti. Sonbahara geçişin hemen öncesinde; bunaltmayan, güneşli ve ılık bir yaz mevsimi yaşamaya başladık. Tamda bugünlerde yeni bir antrenman programına başlamışken, havaların serinlemesi işleri kolaylaştıracaktır.

Okumaya devam et “16 Ağustos 2020 – 31 Ağustos 2020 Arasında”

Freeletics Running Coach (Koşu Antrenörü) Nedir?

Freeletics, sportif kondisyon (Fitness) ve vücut geliştirme alanındaki başarılarından dolayı dünya çapında iyi bir yer edinmiş, yapay zeka ve istatistik kullanan bir akıllı telefon uygulamasıdır. Yaşınız, vücut yapınız ve antrenman tecrübeniz gibi kirterlerden yola çıkarak elde ettiği verileri işleyip zamanla size en uygun antrenman programını çıkarmaktadır. Alışkanlıklarınızı ve dayanma gücünüzü test edip programı haftadan haftaya şekillendirmektedir. Orjinal Freeletics uygulamasının her bir antrenmanının 45 dakikayı geçmemesi gibi bir özelliği vardır fakat koşu aplikasyonunda böyle bir sınırlama yapılmaz.

Freeletics, 2013 yılında Almanya’nın Münih kentinde kurulmuş. Kurucuları Mehmet Yılmaz, Joshua Cornelius ve Andrej Matijczak’tır. Ağustos 2018’de Fitlab, Causeway Media Partners, Jazz Venture Partners, Courtside Ventures, Elysian Park Ventures ve Ward Ventures, Freeletics’i çift haneli milyon meblağ karşılığında kurucularından devralmıştır.

Kurulduğu günden itibaren sportif kondisyon ve vücut geliştirme alanında beğeni toplamış. Dünya çapında 40 milyondan fazla kullanıcıya ulaşmış. Elde ettiği bu tecrübeyi beslenme uygulaması Freeletics Nutrition ve koşu antrenörü uygulaması Freeletics Running Coach’a da zaman içinde aktarmış.

Okumaya devam et “Freeletics Running Coach (Koşu Antrenörü) Nedir?”