Sürantrene Durumum Hakkında 1. Güncelleme

Daha önce sürantrene olduğumdan bahsederken bu durumun sadece fiziksel tarafından bahsetmişim. Aslında bunun bir de psikolojik tarafı var: canım antrenman yapmak istemiyor. Sanırım fiziksel yorgunluğun etkisiyle psikolojik bir durum da oluştu. Psikolojim, fiziksel durumumu; fiziksel durumum da psikolojimi etkiliyor. Anlaşılan bu iki etken arasında bir dengenin kurulması için daha uzun bir zamana ihtiyacım olacak.

12 Gün boyunca hiç koşmayıp, mümkün olduğunca toparlanmaya çalıştım. Aynı zamanda tekrar koşuya çıkmak isteyene kadar beklemeye de karar vermiştim. Bu süre zarfında yorgunluğum geçti. Bazı ufak tefek ağrılarım da bahaneyle kayboldu. Fiziksel olarak kendimi yenilenmiş hissediyordum. Fırsat buldukça koşu yarışlarına ait videolar izleyip koşuya olan isteğimi de tazeledim.

Okumaya devam et “Sürantrene Durumum Hakkında 1. Güncelleme”

Sürantrene Olmam Kaçınılmaz Bir Sondu

2020 Yılının ilk aylarında yoğun bir tempoda koşuyor ve sportif kondisyonumun zirvesinde ilerliyordum. Mart ayında Mersin’de düzenlenecek maratona odaklanmış. Gelmiş geçmiş en iyi maraton süremi elde edebilmek için çalışıyordum. Tabii bu antrenmanlar ciddi miktarda zaman gerektiriyordu. Yazmayı ve bir şeyler izlemeyi bırakmıştım. Zamanımın işten kalan kısmında, büyük oranda koşuyor ve az bir zamanı da kitap okumaya ayırıyordum. Yarışa iki ay kala; sinemaya gitmeyi, arkadaşlarımla vakit geçirmeyi ve bunlar gibi hayatın diğer kıymetlerini hep ileriki bir tarihe ertelemiştim. Çevremdekiler büyük bir fedakarlık göstermiş ve beni kendi halime bırakmışlardı.

Şubat ayının sonlarına doğru yorgunluğumu üstümden atamaz duruma gelmiş ve sürantrene olmakla olmamak arasındaki ince cizgiye varmıştım. Bir şekilde bu durumu önceden farkedebilmiş ve tam tükeneceğim sırada antrenmanlarımı azaltarak toparlanmaya geçmiştim. O dönemi hızlıca atlatabildiğim için şanslıydım.

Mart ayı geldiğindeyse tüm dünyayı tehdit eden Koronavirüs ülkemize de bulaşmıştı. Sanırım herkes gibi benim de sinirlerim bozulmaya başlamıştı ama koşabildiğim sürece psikolojimi sağlam tutabiliyordum. En azından bana öyle geliyordu. Lakin Mersin Maratonu’nun iptal olması tüm dengeleri değiştirdi.

Okumaya devam et “Sürantrene Olmam Kaçınılmaz Bir Sondu”

Mart Ve Nisan Aylarındaki Tüm Yarışlar İptal

Türkiye Atletizm Federasyonu bugün yaptığı bir açıklamayla Mart ve Nisan 2020’deki tüm organizasyonları iptal ettiğini duyurdu. Bu açıklamaya göre hedef yarışım olarak gördüğüm Mersin Maratonu da iptal edilmiş oldu. Dünya üzerinde yayılmaya devam eden bulaşıcı Korona Virüs nedeniyle alınan önlemler çerçevesinde alınan bu kararı saygıyla karşılıyorum. Dilerim dünya çapında süregelen bu sıkıntı bir an önce sona erer.

Benim gibi amatör sporcular için sadece bir hayal kırıklığından ibaret olan bu iptaller, profesyonel sporcular için ise zor bir çıkmaz demek. Özellikle olimpiyat kotası almaya çalışan atletlerin ne ülkemizde ne de yurt dışında bir alternatifleri kalmamış oldu. Sadece profesyonellere yönelik bazı organizaysonların tertiplenmesi gerekebilir. Tabii bu iş o kadar da kolay olmuyor. Benim gibi biri bile programındaki bir haftalık değişimle bocalıyorken, profesyonel birinin nokta atışı yapması gereken zamanlarda böyle bir bocalama şansları yok.

Okumaya devam et “Mart Ve Nisan Aylarındaki Tüm Yarışlar İptal”

Koşu Antrenmanlarında Sürantrenman (Overtraining) Olmak

Sürantrenman; uzun süren yoğun egzersizler sonunda kişinin tükenmesi, toparlanamaması ve performans kaybına uğraması olarak tanımlanır. Böyle bir duruma düştüğünüzde motivasyon kaybı, uyku bozuklukları, sakatlanma durumu, bağışıklık sisteminin zayıflaması, kaslarda zayıflama, kilo alma, nabızda düzensizlik ve duygusal bozukluklar da görülebilir. Bu belirtilerden birini yaşamadan önce hazırlıklı olmalı ve önlem alınmalıdır. Genel olan düşünce, özellikle 12 haftadan uzun süren antrenman programlarında dikkatli olmak yönündedir. Bu sebepledir ki 16 haftalık bir maraton programında ilk haftalar ciddi anlamda hafif ve kısa koşulardan oluşur. 16 Hafta ve daha uzun programların ise profesyonel bir yardım almadan uygulanması önerilmez.

İyi hazırlanmış bir antrenman programında 3 hafta sonunda, 1 hafta toparlanma amaçlı koşuların hafifletildiği ve kısaldığı bir hafta olur. Bu dönem kişiye göre 2 haftaya 1 hafta veya 1 haftaya 1 hafta şeklinde de olabilir. Böyle bir program uyguluyorsanız, programa sadık kalın ve hafif koşularınızı gerçekten hafif tempo koşun. Benim de zaman zaman dayanamayıp, toparlanma haftalarını da yoğun geçirmeye çalıştığım ve bu sebeple yukarıda bahsettiğim belirtileri yaşadığım oldu. Şayet bu konuda yeteri kadar bilgi sahibi değilseniz; profesyonelce hazırlanmış bir programı uygulayın ve programınıza sadık kalın.

Okumaya devam et “Koşu Antrenmanlarında Sürantrenman (Overtraining) Olmak”

Kışın Daha Çok Kitap Okuyabilirim Sanmıştım

Kış mevsiminin gelişiyle evde daha çok vakit geçirebileceğimi ve daha çok kitap okuyabileceğimi sanıyordum. Malesef bu kış hayal ettiğim gibi olmadı. Geçen yıl okumayı planladığım kitapların bir kısmını okuyamadım. Düzenli olarak okumaya devam edebilmiş olmaktan memnunum ama okuma hızımın da artmış olmasını çok isterdim.

Koşuya olan merakım yüzünden kitaplara ayırdığım zamanı kısmak zorunda kaldım. Bu sezon hiç yapmadığım kadar antrenman yapmaya başladım. Haftanın altı günü koşu antrenmanı yapıyorum. Normalde kalan zamanımın bir kısmını kitap okumaya, bir kısmını bir şeyler yazmaya ve bir kısmını da YouTube için içerik oluşturmaya ayırıyordum. Koşuya ayırdığım zaman artınca tekrar bir zaman tanzimi yapmam gerekti. YouTube için içerik oluşturma düşüncesini tamamen bir kenara kaldırdım. Yazmak için ayırdığım zamanı, kitap okuyabilmek için feda ettim. İşin özü son zamanlarda bol bol koşuyor ve kalan zamanda da kitap okuyorum.

Okumaya devam et “Kışın Daha Çok Kitap Okuyabilirim Sanmıştım”

Vodafone İstanbul Maratonu 42K 2019

Bir atlet yarışta istediği süreyi tutturamazsa yüzlerce bahane üretebilir. Özellikle uzun yarışlarda bahane üretecek çok zamanı olur. Geçen pazar günü İstanbul Maratonunda koştum ve daha yarışın başında, istediğim süreyi tutturamayacağımı anladım. Ne olduğuna ve nerede yanlış yaptığıma dair uzun uzun muhasebe yapmakla geçirdim bütün haftayı. Tabii ki her zaman her şey yolunda gitmiyor ama yine de kendinizde hatalar arayıp düzeltmeye çalışmak bu işin doğasında var. Bu şekilde gelişiyor ve daha iyi hale geliyorsunuz…

Yarıştan birkaç gün önce karbonhidrat yüklemesine başlayıp iyi beslenmeye çalıştım. Alışık olmadığım bir şey yememeye özen gösterdim. Su tüketimimi artırıp yarış gününe hazırlandım. Son günün akşamı, yemeği yedikten sonra beslenmeyi bırakıp, gecesinde de erkenden yattım. O kadar erken yatmaya alışık olmadığım için uykuya dalmakta biraz zorlandım ve bu sebeple parça parça uyabildim. Sonuçta biraz uyudum, saat beş gibi kalktığımda uykusuzluk hissetmiyordum. Her zamanki gibi hafif bir kahvaltı yapıp yola çıktım. Bu yaşadıklarımı daha önce de yaşamıştım. Strese girmedim ve hiçbir problem yaşamadım. Ta ki başlangıç çizgisinde yerimizi alana kadar.

Okumaya devam et “Vodafone İstanbul Maratonu 42K 2019”

Maratona Dair Söylenmiş Özlü Sözler

Birkaç hafta önce grup halinde koşarken bir yandan da önümüzdeki ay katılacağımız maratondan bahsediyorduk. O esnada konuştuğumuz mevzuya dair çok açıklayıcı olacağını düşündüğüm bir söz geldi aklıma. Özlü sözleri yerinde kullandığımızda saatlerce konuşmaktan daha iyi bir anlatım sağladığına inanıyorum. Belki bir çoğumuz için bu özlü sözler bir şey ifade etmeyecektir ama koşmaya meraklı olanlar ve/veya koşanları anlamaya çalışanlara yararlı olabilir. Bu sebeple maratona dair söylenmiş özlü sözlerden bir derleme yaptım.

“Koşmak istiyorsanız çıkıp birkaç kilometre koşun. Farklı bir hayat yaşamak istiyorsanız, maraton koşun.”

EMIL ZATOPEK

“Hiçbir şey bu kadar acı verip aynı zamanda mutlu edemez.”

SANDY ZANCHI
Okumaya devam et “Maratona Dair Söylenmiş Özlü Sözler”

Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT 2018

Neredeyse bir yıl oldu. Bu yarışa ait yarış raporunu yazmayı bu kadar zaman beklemiş olmamın sebebi; yazdıklarım arasında en iyisinin bu rapor olmasını istememdi. Ama ne yazık ki halen istediğim seviyeye gelebilmiş değilim. Bu yarışın 2019 edisyonu, bu hafta sonu koşulacağından daha fazla beklemek istemiyorum. Anlatılması gereken çok şey var. Yeni katılacak olanların bilmesi gereken veya dikkat etmesi gereken birkaç hususu paylaşmam faydalı olabilir…

Yarıştan önceki gece açık alanda yapılan makarna partisi çok keyifliydi. Geç saatlere kadar arkadaşlarla beraber orada vakit geçirmiştik. Varillerin içinde yakılan odun ateşinin etrafında toplanıp sohbet ettik. Vaktin nasıl geçtiğini ve havanın ne kadar soğuduğunu fark etmemiştim. Rüzgar bir saat boyunca sırtıma vurmuştu. Ateş başında olduğumuz için ortamın sıcaklığı beni yanıltmıştı. Kendimi böylesi bir duruma nasıl sokabildiğimi hala aklım almıyor. Ertesi gün koşacağım yarışın heyecanıyla olsa gerek bütün geceyi açık havada tişörtle geçirmiştim…

Okumaya devam et “Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT 2018”

İki Saatin Altında Maraton Koşuldu

Bugün, maraton camiasının efsane isimlerinden Eliud Kipchoge, Avrupada düzenlenen bir organizasyonda maraton (42.195 metre) mesafesini 1 saat 59 dakika 40 saniyede koşarak tarihe geçti. Bugüne kadar tespit edilebilmiş, bir insanın ulaşabildiği en yüksek aktivite seviyesini temsil ettiğini düşündüğüm bu sonuç; ben dahil milyonlarca insana motivasyon kaynağı oldu.

Daha önce farklı mesafelerde elde edilen diğer başarılarla kıyaslandığında maraton mesafesi neden bu kadar öne çıkıyor diye merak edenlere kendi görüşümü paylaşmak isterim. En hızlı 50 kilometre ve en hızlı 100 kilometre gibi mesafeler kesinlikle elinizin tersi ile bir kenara atabileceğiniz rekorlar değil elbet. Ama dünya çapında koşuyla ilgilenen insanlar arasında bir araştırma yapılacak olsa çok ciddi oranla maraton mesafesinin tercih edildiği sonucu çıkacaktır.

Okumaya devam et “İki Saatin Altında Maraton Koşuldu”

Maraton Zombileri Nedir Ve Hangi Zamanlarda Görünür?

Bir maraton koştuğunuzda, büyük ihtimalle sonraki birkaç gün doğru düzgün yürümekte zorluk çekersiniz. Özellikle dizlerinize bağlanan büyük kas kütleleri işlevlerini yerine getiremez. Et kesiği deriz ya, işte durum bu. Merdivenin başına gelince önce söylenirsiniz sonra hızlıca strateji geliştirip korkuluklara sarılarak iner çıkarsınız. Dizlerinizi kırmanız çok acı verir bu sebeple bacaklarınızı sürükleyerek ilerlersiniz. Yürürken dengenizi koruyabilmek için de abartılı derecede dik durur ve adımlarınızı garip garip atarsınız. Bu durumda filmlerde gördüğümüz zombilerden farkınız kalmaz.

Bazı zamanlar bu kişilerin sayısının bir hayli arttığını fark etmiş olabilirsiniz. Böyle bir durumda, bulunduğunuz bölgede bir maraton düzenlenmiş olduğu sonucuna varmamız gayet normal. Hele ki katılımcı sayısının elli bin ve üzerinde olduğu büyük şehir maratonlarını hayal edin. Ertesi gün, şehir maraton zombilerinden geçilmez olur.

Okumaya devam et “Maraton Zombileri Nedir Ve Hangi Zamanlarda Görünür?”