İki Saatin Altında Maraton Koşuldu

Bugün, maraton camiasının efsane isimlerinden Eliud Kipchoge, Avrupada düzenlenen bir organizasyonda maraton (42.195 metre) mesafesini 1 saat 59 dakika 40 saniyede koşarak tarihe geçti. Bugüne kadar tespit edilebilmiş, bir insanın ulaşabildiği en yüksek aktivite seviyesini temsil ettiğini düşündüğüm bu sonuç; ben dahil milyonlarca insana motivasyon kaynağı oldu.

Daha önce farklı mesafelerde elde edilen diğer başarılarla kıyaslandığında maraton mesafesi neden bu kadar öne çıkıyor diye merak edenlere kendi görüşümü paylaşmak isterim. En hızlı 50 kilometre ve en hızlı 100 kilometre gibi mesafeler kesinlikle elinizin tersi ile bir kenara atabileceğiniz rekorlar değil elbet. Ama dünya çapında koşuyla ilgilenen insanlar arasında bir araştırma yapılacak olsa çok ciddi oranla maraton mesafesinin tercih edildiği sonucu çıkacaktır.

Okumaya devam et “İki Saatin Altında Maraton Koşuldu”

Maraton Zombileri Nedir Ve Hangi Zamanlarda Görünür?

Bir maraton koştuğunuzda, büyük ihtimalle sonraki birkaç gün doğru düzgün yürümekte zorluk çekersiniz. Özellikle dizlerinize bağlanan büyük kas kütleleri işlevlerini yerine getiremez. Et kesiği deriz ya, işte durum bu. Merdivenin başına gelince önce söylenirsiniz sonra hızlıca strateji geliştirip korkuluklara sarılarak iner çıkarsınız. Dizlerinizi kırmanız çok acı verir bu sebeple bacaklarınızı sürükleyerek ilerlersiniz. Yürürken dengenizi koruyabilmek için de abartılı derecede dik durur ve adımlarınızı garip garip atarsınız. Bu durumda filmlerde gördüğümüz zombilerden farkınız kalmaz.

Bazı zamanlar bu kişilerin sayısının bir hayli arttığını fark etmiş olabilirsiniz. Böyle bir durumda, bulunduğunuz bölgede bir maraton düzenlenmiş olduğu sonucuna varmamız gayet normal. Hele ki katılımcı sayısının elli bin ve üzerinde olduğu büyük şehir maratonlarını hayal edin. Ertesi gün, şehir maraton zombilerinden geçilmez olur.

Okumaya devam et “Maraton Zombileri Nedir Ve Hangi Zamanlarda Görünür?”

İlk Kez Maraton Koşacaklara Tavsiyeler

Bir maraton koşma fikri aklınızda yer ettiyse er ya da geç başlangıç çizgisinde yerinizi alacaksınız demektir. Sportif açıdan kişinin kendi kapasitesini bu denli zorlayabileceği çok fazla bir alternatif yok. Şayet biraz koşuya meraklıysanız, maratonun koşu camiasında ulaşılmaya çalışılan bir eşik olduğunu farketmişsinizdir. Prestijli bir organizasyondur ve tamamlamayı başardığınızda da insana müthiş derecede özgüven verir.

Güzel bir şeydir ama düşüncesi bile insanı heyecanlandırmaya yeter. Bilinmezliğin verdiği korku ve endişe yarış günü yaklaştıkça artar da artar. Hele ki son gece, midenizde bir tuğla varmışçasına, size doğru düzgün uyku uyutmaz. Bu heyecan ile kendi içinizde küçük bir savaş verirsiniz. Aslında maraton bu heyecan ile verilen savaşla başlar.

Bilgilendirme: Bu yazıya ait videoya https://www.youtube.com/watch?v=QUbSwOTh684 adresinden ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam et “İlk Kez Maraton Koşacaklara Tavsiyeler”

Runalyze Sitesini Anlamak Üzerine

Runalyze; sportif aktivitelerinizin kaydını tutabileceğiniz ve analiz edebileceğiniz bir site. Garmin, Polar ve Suunto gibi platformlarda tuttuğunuz kayıtları otomatik olarak aktarabiliyor. Bu sayede, sadece siteyi ziyaret edip sportif analizlerinizi inceleyebiliyorsunuz.

Ücretsiz olarak sunduğu bu analizlerin bazıları, zaten yıllardır bildiğim ama farklı kaynaklardan görüntülemeye çalıştığım analizlerdi. Runalyze sayesinde hepsini bir arada görüntüleyebilir hale geldim.

Sportif geçmişiniz ve şu an bulunduğunuz sportif seviye hakkında bilgi sahibi olmanız; gelişiminizi ciddi anlamda hızlandırabilir, sizi olası sakatlıklardan koruyabilir ve performans kaybınızı en aza indirebilir.

Ama işin kötü tarafı bu analizleri anlayabilmek o kadar da kolay değildi. İki aydır özellikle “TRIMP” gibi yeni tanıştığım öğeleri anlamaya çalışıyorum. Teknik altyapısı, mantığı ve hesaplaması hakkında da bilgi sahibi olduktan sonra bu veriden gerçek anlamda, nasıl faydalanabileceğim üstüne kafa yordum. Malesef şu aşamada yeteri kadar yol katedebilmiş değilim.

Okumaya devam et “Runalyze Sitesini Anlamak Üzerine”

Garmin Runfire Salt Lake Ultra Trail 40K 2019

Geçtiğimiz pazar günü, Uzunetap ekibinin düzenlediği Garmin Runfire Salt Lake Ultra Trail’da 40K koştum. Salt Lake Ultra, namıdiğer Tuz Gölü Ultra Maratonu, Tuz Gölü’nün kıyısında kurulan kamp alanından başlayıp gölün içlerine doğru devam etti. Kuru hava ve yakıcı güneş altında düzenlenen bu koşu yarışı her sene olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla geçti. Koşuyu ve kamp yapmayı sevenlerin özellikle tercih ettiği bu organizasyonda yaş kategorisinde üçüncülük elde ederek hayatımda ilk kez kürsüye çıktım.

O gün Tuz Gölü’de bir kez daha huzur dolu bir sabaha uyanmıştım. Yaz mevsiminde gündüzleri aşırı sıcak olan bu coğrafya, sabahları ise serin bir esintiyle insanı mest eder. Şehrin gürültülü atmosferinin tam tersine; sessiz ve sakindir. Bu anlarda insanın içini huzur kaplar. Sanırım doğada kamp kurup, açık havada uyanmış olmanın en güzel yanı da bu olsa gerek.

Okumaya devam et “Garmin Runfire Salt Lake Ultra Trail 40K 2019”

Bir Daha Görüşmeyelim Tatlı Şeyler!

Uzun zaman önce, sportif yaşam tarzının beni daha mutlu ve huzurlu bir insana dönüştürdüğünü fark ettim. Sportif yaşam ise sağlıklı bir birey olmamı gerektiriyordu. Ben de spor yapabilmek için daha sağlıklı yaşamaya başladım.

Evet, yanlış duymadınız. Ben sağlıklı olmak için spor yapanlardan değilim, spor yapabilmek için sağlıklı yaşayanlardanım. Can boğazdan gelir ya da boğazdan çıkar diyerek; yediğime ve içtiğime dikkat ederim. Kaynağı belli olmayan şeylere yaklaşmam, içime sinmeyen şeylerden de uzak dururum.

Zaman içinde, daha sağlıklı bir hayatı nasıl yaşarım diyerek ulaşabildiğim tüm kaynakları okudum ve notlar aldım. Hayatım boyunca çok sevdiğim ama şimdilerde ezeli düşmanım olan “endüstriyel şeker” ile yollarımız o zamanlarda ayrıldı.

Okumaya devam et “Bir Daha Görüşmeyelim Tatlı Şeyler!”

Başlamadan Yol Alamayacağımı Biliyordum

Son bir aydır, YouTube’ta videolar yayınlamaya odaklandım. Daha önce kendim için hazırladığım videolar hariç, bir topluluğa göstermek için video hazırlamamıştım. Bir yerden başlamam gerekiyordu çünkü başlamadan yol alamayacağımı biliyordum.

Hazırlık ve planlama süreci çok önemlidir; işinizi kolaylaştırır ve doğrudan sonuca ulaşmanızı sağlar. Düşünüp taşınarak teoriyi geliştirebilirsiniz ama evdeki hesabın çarşıya uymayacağını da hesaba katmak gerek. Bir yerden sonra uygulama her şeyden önemli hale gelir yani harekete geçmeden pratikte bir sonuca varamazsınız.

Okumaya devam et “Başlamadan Yol Alamayacağımı Biliyordum”

Perhizimi Bozdum Da Geldim

Bir bayram daha geçti. Hem öncesinde hem de sonrasında oldukça yoğun bir iş dönemi geçirdim. İzin dönemi de olmasına istinaden pek yazacak vaktim olmadı. Daha doğrusu; okumadığım için yazmadım.

Yazmak ile okumak benim bünyemde paralel bir işlev. Biraz biraz ikisininde hayatımda olması gerekiyor. Yoğunluğum sebebiyle gündüzleri kitabı açamıyordum. Akşamları ise gözlerimi bir yere odaklayamayacak kadar yorgundum. Birkaç kez okumak için oturduysam da gözlerim hemen bulanmaya başladı. Bu gibi durumlarda okuduğumu anlamakta güçlük çektiğimi biliyorum bu sebeple okumaya çalışmanın manası yoktu.

Hiç okumadan neredeyse iki hafta geçti. Düzenli olarak okumaya başladığımdan beri ilk kez bu kadar uzun bir ara verdim. Kitap okuma perhizim bozuldu. Artık zihnimi daha güçsüz hissediyorum. Sanki her an kitap okumayı boşverecekmişim gibi. Ama elbette öyle kolay pes edecek değilim. Her şey düzene girerse problem çözülür. Eski düzenimden de hayır gelmezse kendime yeni bir düzen kurarım ve bir şekilde okumaya dönerim.

Okumaya devam et “Perhizimi Bozdum Da Geldim”

İstanbul’u Koşuyorum 2019 Üsküdar Etabı

Temmuz sonunda düzenlenmesi planlanan Tuz Gölü Ultra Maratonu ertelenince, karşıma çıkan en iyi alternatif 10 kilometrelik İstanbul’u Koşuyorum 2019 Üsküdar Etabı oldu. Sıcakta yapılacak 40 kilometrelik bir yarışa hazırlandığım için kısa mesafede iyi bir süre çıkartabilmeyi beklemiyordum. Bu mevsimde hızım iyice düşmüş ve son iki aydır antrenmanlarım daha çok dayanıklılık üzerine kurulmuştu. Sadece birkaç hız antrenmanı yaparak bu yarışa katıldım.

Daha önceleri yaptığımız gibi yarış sabahı Sakarya’dan İstanbul’a geldik. Başlangıç alanına vardığımızda saat 08:30’du. Hazırlıklarımızı tamamlayıp yerimizi aldık. Öncesinde ısınma koşusu yapacak vaktimiz kalmadı çünkü kalabalık başlangıç çizgisinde yerini almaya başlamıştı. Biz de aceleyle kendimize bir yer bulduk.

Okumaya devam et “İstanbul’u Koşuyorum 2019 Üsküdar Etabı”

Sıcakta Koşarken Önemli Bazı Hususlar

Serin havalarda koşmak çok keyiflidir ama sıcak havalarda bu keyiften bahsetmek pek mümkün olmayabiliyor. Çünkü hava sıcaklıklarının artması yaptığınız aktivite performansınızı olumsuz etkiler. Vücudun soğutulabilmesi ve vücut ısınızın hayati değerleri aşmaması gerekir. Şayet sıcakta koşuyorsanız, ister istemez hızınız düşer ve mesafelere karşı dayanma gücünüz zayıflar.

Hava sıcaklığı ne kadar yüksekse, performansınız da o oranda düşer. Aşırı sıcakta ve güneş altında bir şeyler yapıyorsanız bu durum sizi her zamankinden daha fazla zorlayacaktır. Bu durumda ya dışarıdan bir müdahaleyle soğumanız ya da antrenman şiddetini azaltıp, vücudun soğutma sisteminin sizin temponuza yetişebilmesini sağlamalısınız.

Sıcak havalarda koşarken faydalı olacak 7 madde belirledim. Bu maddeler zaman içinde tecrübe ederek, zor yoldan öğrenmek zorunda kaldığım hususlar. Sizlere tavsiyem bu maddeleri değerlendirip, önemini gözardı etmemenizdir zira aşırı sıcaklıklarda yaptığınız tüm aktiviteler için ihtiyacınız olabilir. Antrenmanda veya yarışta olsun dikkat edilmesi gereken hususlar aynıdır. Dikkatli olmanız aktiviteyi keyifle tamamlamanıza fayda sağlayacaktır.

Okumaya devam et “Sıcakta Koşarken Önemli Bazı Hususlar”