Bugün alışılmışın dışında bir yarış koştum. Aslında bir yarış demek biraz tuhaf. Omurilik felci araştırmalarına yardım toplamak amacıyla düzenlenen bir koşu etkinliği. Koşamayanlar için koşuluyor. Dünyanın her yerinde aynı anda binlerce insan koşmaya başlıyor. Amaç sadece bu organizasyona iştirak etmek ama daha hızlı koşanlar diğerlerinden daha uzun mesafeler koşabildiği için bir tür yarış olarak görebilirsiniz. Türkiye’de saat 14:00’ü gösterirken yarış başladı. O esnada Avustralya’nın Sidney şehrinde saat 21:00’i gösteriyordu. Sidney’dekiler gece dokuzda koşmaya başladı. Sıkı durun, o esnada bir ABD şehri olan Los Angeles’ta saat daha sabahın 04:00’ydü. Tabii olarak onlarda sabahın dördünde başladı. Yani tam anlamıyla dünyanın her bir köşesinde insanlar gerçekten de aynı anda koşmaya başladı.
Bu koşunun ne kadar süreceği sizin ne kadar hızlı koştuğunuza bağlı olarak değişiyor. Bu sebeple 5K koşan da var 40K koşan da. Koşuya başlandıktan 30 dakika sonra peşinizden hayali bir araç takip etmeye başlıyor ve giderek hızlanıyor. Bu araç size yetiştiğinde koşunuz bitiyor. Yani bu araçtan olabildiğince hızlı kaçabilirseniz, koştuğunuz mesafeyi giderek artırabilirsiniz.
Ben ve Sakarya‘daki dostlarımız ortak bir noktada buluşup beraber koşmayı planladık. Aynı anda yola çıkıp yavaş yavaş farklı hızlarda koşan arkadaşlarla guruplaştık. Hava güneşli ve serindi. Koşmak için harika bir hava olduğunu söyleyebilirim. Trafiğe kapalı bir yolda sohbet ederek uzunca bir süre koştuk. Amaç dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak da olduğu için kalabalık olmamız diğer insanların da ilgisini çekmiştir. En azından böyle umuyorum. Kimsenin ilgisini çekemediysek de şimdilik arkadaşlarla beraber olmak ve uluslararası bu organizasyona iştirak etmek bizim için yeterli. Umuyorum zaman içinde bu gibi organizasyonlar çoğalır. Hem koşu sporuna olan ilgiyi artırmak hem de dünyevi problemlere karşı duyarlılık geliştirmek için hoş bir adım olduğunu düşünüyorum.
Yaklaşık bir buçuk saatin ardından guruptaki arkadaşlarımız bir bir bu hayali araca yakalanmaya başladı. Bizler de biraz hızlanıp daha fazla mesafe koşabilmeye çalıştık. Bunu bir çeşit oyun olarak düşünürsek, eğlenceli olduğunu söyleyebilirim. Kesinlikle deneyimlenmesi gerek. Şayet koşmuyorsanız da yürüyerek bu organizasyona katılabiliyorsunuz. Aklınızda bulunsun.
Benim için koşunun sonu yaklaştığında hızımı biraz daha artırdım. Başlangıç noktasına geri dönerken herkes kendi hızında koşmaya başladı. Geçen hafta İstanbul Yarı Maratonu’nda koştuğumuz için oldukça yorgunduk. Bu sebeple sadece son birkaç kilometrede kendimizi zorlamak yerinde bir karardı. Fakat bu hayali araç bize bir türlü yetişemedi. Planladığımızdan daha uzun mesafe koşmak zorunda kaldık. Kilometre sayacı 21K’yı gösterdiğinde yakalandığımıza dair bir mesaj geldi. Biz de koşuyu sonlandırdık.
Başladığımız noktada yine biraraya geldik. Hepimiz geri dönmüştük. Biraz sohbet edip, biraz da birbirimize takıldık tabii. Eğlenceli ve bir o kadar da keyifli bir organizasyon oldu. Herkese en azından bir kez bu organizasyona katılmalarını tavsiye ederim. Koşamıyorsanız ya da yürüyemiyorsanız belki bağış yapıp katkıda bulunmak isteyebilirsiniz. İlginizi çekerse https://www.wingsforlifeworldrun.com/tr adresinde daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
