İçeriğe geç

2023 Yılında Koştuğum Ve Henüz Anlatmadığım Yarışlar

Koştuğum her yarış hakkında birkaç satır yazmak son yıllarda bir alışkanlık haline geldi. Geriye dönüp baktığımda, bu yarışlara ait hatırlanmaya değer notlar biriktirdiğimi görüyorum. Ben bunlara “yarış raporu” diyorum ama aslında benim için daha çok birer “yarış hikâyesi” sayılırlar.

Yıllar sonra bu yazıların, derecelerden ve sonuç listelerinden daha kıymetli olacağına inanıyorum. Çünkü bir yarışın sadece kaç dakikada koşulduğu değil, o gün neler hissedildiği de önemli. Üstelik bu notlar sayesinde hem kendi hafızamı tazeliyor hem de aynı yarışlara katılmayı düşünenlere küçük de olsa bir fikir vermiş oluyorum.

Bu motivasyonla yıllardır hemen her yarışımı yazmaya çalıştım. Fakat 2023 yılında koştuğum üç kısa yarışı çeşitli sebeplerle anlatmadan geçtim. O günlerde yazmaya değer bir hikâye bulamadığımı düşünmüş olmalıyım. Aradan geçen zaman gösterdi ki yazılmayan yarışlar çok daha hızlı unutuluyor. Şimdi dönüp baktığımda bazı detayları hatırlamakta zorlanıyorum.

Belki de her yarışın anlatmaya değer bir hikâyesi vardır. Bu yüzden, geç de olsa, 2023 yılında koştuğum ve geride bıraktığım bu üç yarışı birkaç satırla kayıt altına almak istedim.

100. Yıl Darıca Koşusu 10K 2023

100. Yıl Darıca Koşusu 10K 2023

Bu yarışı haziran ayının ikinci haftasında koştum. Aslında daha erken bir tarihte yapılacaktı ancak sonradan haziran ayına ertelendi. Yaz sıcağında yol yarışı koşmayı çok seven biri değilimdir. Buna rağmen kayıt yaptırmış olmam ve Darıca’yı seviyor olmam sebebiyle gitmeden duramadım.

Haziran geldiğinde hava sıcaklığı bir anda yükselmişti. Her yıl olduğu gibi ayın başında Sapanca Ultra Maratonu’nda koşmuş, sadece bir hafta sonra da Darıca’da start almıştım. Sıcağa henüz adapte olamamıştım. Bunun etkisini yarış boyunca hissettim. Kış aylarında rahatlıkla sürdürebildiğim tempolar o gün bana oldukça zor geldi. Nabzım beklediğimden yüksekti. Darıca’nın inişli çıkışlı parkuru da eklenince yarışın son bölümleri ciddi anlamda yorucu geçti.

Buna rağmen organizasyondan oldukça memnun kaldım. Daha önce burada yarı maraton da koşmuştum. Bölgedeki insanların koşu sporuna yaklaşımı her zaman pozitif geliyor bana. Yarıştan çok, güzel geçirilmiş bir pazar günü olarak aklımda kaldı.

Bazen iyi bir derece yapamazsınız ama yine de mutlu dönersiniz. Darıca benim için tam olarak böyle bir yarıştı.

Kocaeli Cumhuriyet Koşusu 10.8K 2023

Kocaeli Cumhuriyet Koşusu 10.8K 2023

2023 yılında koşup da anlatmaya fırsat bulamadığım yarışlardan biri de buydu. Kapadokya Ultra’dan sadece bir hafta sonra koşmuştum.

Yanımda koşuya yeni başlamış birkaç arkadaşım vardı. Hayatlarında ilk kez bir yarışa katılıyorlardı. Açık konuşmak gerekirse bu yarışa gelme sebebim de onlardı. Yoksa her hafta sonu yarış koşmak bana çok uygun bir düzen değil.

Günün sonunda geldiğimize değdiğini düşündüm. Hava güzeldi, organizasyon sorunsuzdu. Yarış Seka Park gibi çok sevdiğim bir bölgede başladı ve yine orada sona erdi. İlk yarış heyecanını yaşayan arkadaşlarımın yüzündeki mutluluğu görmek de ayrıca keyifliydi.

Aklıma takılan tek konu parkurun uzunluğu oldu. Yarışın 10.8 kilometre mi yoksa biraz daha farklı bir mesafe mi olduğu konusunda hiçbir zaman tam emin olamadık. Belki bunun çok büyük bir önemi yoktu ama koşucular olarak ölçülmüş ve net mesafeleri seviyoruz.

Yine de günün sonunda hatırladığım şey mesafe değil, yarış atmosferi oldu.

88. Büyük Atatürk Koşusu 8.8K 2023

88. Büyük Atatürk Koşusu 8.8K 2023

İyi bir maraton koşabilmek için uzun vadeli planlar yapıyoruz. On iki haftalık, on altı haftalık hatta daha uzun programlar hazırlıyoruz. Fakat hayatın da kendine ait planları oluyor. Bu yarıştan sonra hasta olmuştum. Sonraki ay programım tamamen tepetaklak olmuştu. Toparlanmam da ay sonunu bulmuştu ve dolayısıyla Şubat ayında yeni baştan başlamak zorunda kalmıştım. Dersimi aldığım için kış kıyamette koştuğum son yarış bu oldu sanırım…

2023 sonbaharında dinlenme dönemimin ardından dört aylık bir antrenman sürecine başlamıştım. İlk iki ay oldukça verimli geçmişti. Hava şartları iyiydi ve planladığım antrenmanları büyük ölçüde uygulayabilmiştim. Bu dönemin sonunda kendimi test etmek için Ankara’daki Büyük Atatürk Koşusu’na katıldım.

Sonuç fena değildi. Hatta birkaç saniye farkla yeni bir 5K kişisel rekoru elde ettim. Daha iyisini yapmak isterdim ama elimdeki sonuçtan da memnundum.

Öte yandan yarış şartları oldukça zorluydu. Ankara bizi soğuk ve yağışlı bir havayla karşıladı. Yer yer bileğe kadar suyun içine girdiğimiz bölümler oldu. Sağanak yağmur yarış boyunca etkisini sürdürdü. GPS ölçümlerinin de sağlıklı çalışmadığı bir parkurda mesafeyi takip etmek iyice zorlaştı.

On kilometre koşacağımı düşünerek başladığım yarışın sonunda saatte gördüğüm mesafe yaklaşık 8.8 kilometreydi. Yarışı her zaman olduğu gibi Ankara Gar’ın önünde değil de bir atletizm pistinde sonlandırdılar. Bunun neden böyle olduğunu bugün bile bilmiyorum.

Belki de bu yarışın bana hatırlattığı şey şu oldu: Bir organizasyonu ciddiye almamı sağlayan unsurların başında ölçülmüş parkur, net mesafe ve resmi sonuçlar geliyor. Yarışın 5 kilometre, 10 kilometre, yarı maraton veya maraton olması fark etmez; ne koşacağımı ve sonunda ne elde ettiğimi bilmek istiyorum. Bunlar eksik olduğunda yarışa olan ilgim de doğal olarak azalıyor.

Yine de bütün bu eksiklere rağmen, bugün dönüp baktığımda bu yarışı hatırlıyor olmaktan memnunum. Çünkü bazı yarışlar dereceleriyle değil, yaşattıklarıyla akılda kalıyor…

Bu üç yarışın ortak noktası, o günlerde yazmaya değer bulmadığım yarışlar olmalarıydı. Aradan geçen zaman bana bunun çok da doğru bir düşünce olmadığını gösterdi. Bazen birkaç satırlık bir not bile yıllar sonra hafızayı canlandırmaya yetiyor.

Demek ki her yarışın anlatılmaya değer bir hikâyesi varmış. Ben sadece biraz geç fark etmişim…

Kategori:Hatırat

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın