100 Mil Koşu Bandı Rekortmeni Taggart VanEtten

Taggart VanEtten, 1 Mayıs 2021’de Dünya 100 Mil koşu bandı rekorunu kırdı. Bu rekoru, 100 Mil’i yani yaklaşık 161 Kilometre’yi 11 saat 32 dakikada koşarak elde etti. Bu sonuç, koşu camiasında ilgiyle karşılandı ama medyanın pek ilgisini çekmedi. Dolayısıyla, çok ilgili olanlar dışında bu rekoru duyan insan sayısı oldukça az.

Bu yazım, rekorun haberini yapmak maksadı taşımıyor. Benim asıl ilgilendiğim kısım, Taggart’ın buralara gelene kadar nasıl bir yoldan geçtiği, bu rekoru kırmak için nasıl antrenman yaptığı ve nasıl beslendiği ile alakalı. Ustaları izlemek, yaptıklarını tecrübe etmek ve kendimize adapte etmek biz amatör koşuculara fayda sağlayabilir. En azından araştırmaya değer.

Tagart VanEtten, 25 yaşında bir Amerika’lı. Beden Eğitimi öğretmeniymiş. Spor hayatına güreşle başlayan Taggart, güreş sporunu desteklemek için çok küçük yaşlardan itibaren düzenli olarak koştuğunu söylüyor. 17 Yaşına kadar da bu böyle devam etmiş. 17 Yaşında öylesine katıldığı bir Kros Koşusu müsabakasından çok etkilenmiş. Atmosfere ve o coşkuya hayran kalmış. Ve koşmayı her şeyden daha fazla sevdiğini keşfetmiş. O günden sonra da koşmayı ciddiye almaya başlamış.

Üniversite hayatı sürekli sakatlandığı için oldukça kısa sürmüş. Koşmayı sürdürebilmek ama daha az koşmak için triatlon yapmaya başlamış. Hatta birkaç yıl önce sprint triatlonda iyi süreler elde etmeyi de başarmış.

Kasım 2019’da hayatında ilk kez maraton koşmuş ve 2 saat 37 dakika gibi inanılmaz bir sürede tamamlamış. O zamanlar muazzam uzunlukta bisiklet ve yüzme antrenmanı yapıyormuş ama haftada sadece 3 kez koşuyormuş. Diğer aerobik antrenmanların koşuyu nasıl desteklediğinin en iyi kanıtı bu olsa gerek. Bu tecrübeden anlamış ki koşuda daha başarılı olabilecek, hemen bisiklet ve yüzme antrenmanlarını tamamen bırakıp koşuya yönelmiş. 16 Hafta boyunca ortalama hacmi haftalık 250-280 Km civarındaymış.

2020 Yılında koşmayı planladığı maratonlar koronavirüs sebebiyle iptal olunca Kasım 2020’de karşısına çıkan ilk ultra maratonda koşmaya karar vermiş. Yaşadığı eyalette düzenlenen Tunnel Hill 100 Mil yarışına katılmış. 12 Saat 19 dakikada tamamladığı parkurda genel klasman birincisi olurken, Amerika 100 Mil dereceleri arasında en iyilerden birini de yapmış.

Taggart, en iyi 100 Mil derecelerinden birini yapınca, 100 Mil rekorunu kırmayı denemek istemiş. Bu sebeple önce 1 Mayıs’ta 100 Mil koşu bandı rekorunu kırmaya çalıştı ve başarılı oldu. Şimdiyse 19 Haziran’da Six Days in the Dome isimli bir organizasyonda 100 Mil rekorunu pistte kırmaya çalışacağını söylüyor.

Taggart’ın koşu bandı rekorunu kırdığı mekan, bu girişime destek veren bir restorandı. Koşunun sonuna doğru destek için gelen insanlar mekanda ciddi kalabalık oluşturmuşlar ve mekandaki hava sıcaklığı hızlıca artmış. Taggart, sona doğru sıcaktan çok bunaldığını serin bir ortamda daha iyi koşabileceğini söylüyor.

Bu rekor denemesinden önce haftalık ortalama hacmi 360 Km civarındaymış. Zirve haftasında 415 Km koşmuş. Ardından önce bir haftalığına koşu hacmini 220 Km’ye indirmiş ve sonraki hafta da rekor denemesini yapmış. Yani Taggart sadece 2 hafta taper yapmış gibi görünüyor.

Strava kayıtlarını incelediğimizde uzun koşularının 100 Km’ye kadar çıktığını görüyorum. Bu, şu ana kadar öğrendiğim hiçbir teoriyle örtüşmüyor. Taggart bu hususta: “Araştırmaktan, sormaktan ve öğrenmekten hiç geri durmadım. Bir başkası için işe yarayan şey sizin için işe yaramayabilir ama işinize yarayacak bir yol bulup vücudunuzu eğitebilirsiniz.” demektedir. Yani bizim şuan bu yazıda yaptığımızın aynısını yapmış gibi. Tek bir antrenman prensibine bağlı kalmak yerine farklı şeyleri deneyip kendisi için uygun olanı keşfetmiş.

Bir başka sporcudan da benzer bir tavsiye duyduğumu hatırlıyorum. O: “Sizin için işe yarayanı bulmalısınız. İnterval’de iyiyseniz, interval yapın. Tempo’da iyiyseniz tempolara ağırlık verin.” demekteydi. Benim için bu konuyu tekrar değerlendirmenin zamanı gelmiş.

Rekor denemesinin olduğu sabah Taggart saat 02:00’de kalkıp 6 fincan kahve içmiş. Kahvaltıda bagel (poğaçamsı ekmek), fıstık ezmesi ve muz tüketmiş. Koşuya yerel saatle 07:00’de başadığını gözönünde bulundurursak, yarıştan 5 saat önce kalkmış olduğu sonucuna varabiliriz. Yarış sabahı erken kalkmak birçok sporcu için tercih edilen bir yol. Taggart bu şekilde yapınca, koşudan önce tuvalete çıkacak vaktinin olduğunu ve sonrasında bir daha büyük abdest için durmak zorunda kalmadığını söylemekte. Tabii ortalama 70 Km’de bir küçük abdest için durmuş. Bu durum biraz da koştuğu koşu bandının kendi kendine kapanmasından kaynaklanmış.

Koşu günü tamamen karbonhidrat ağırlıklı beslenmiş. Zaten öncesinde de sürekli yüksek karbonhidrat diyeti yapmaktaymış. Koşularında rekor denemesi günündeki gibi yiyeceğini içeceğini pratik yapmış.

Her 2 Mil’de (3220 metre) bir, 2 adet “SaltStik Chew” tüketmiş. SaltStick içeriğinde tuz, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve D3 vitamini bulunduran bir haptır. Egzersiz esnasında kaybettiğimiz elektrolitleri yerine koymayı amaçlar. Bu arada bu girişime destek veren markalardan biri olduğunu da belirteyim zira günün sonunda en az 160 adet tüketmiş oldu! Ne kadar gerekliydi bilemiyorum ama onun için işe yaramış olduğunu görebiliyorum. Uzun koşularda, kaybettiğimiz besin değerlerini yerine koyabilmek hayati önem taşır. Çok dikkatli olunmalı.

Diğer taraftan ihtiyacı olan karbonhidratı alabilmek için 4 farklı şeyi değiştirip değiştirip kullanmış. Her 4 Mil’de bir (yani yaklaşık 28 dakikada bir) ya 1 adet GU Jel (Çikolatalı veya Vanilyalı) ya 1 adet Honey Stinger Waffles ya 1 adet Cliff Black Chew ya da 1 adet muz tüketmiş.

Ayrıca ne zaman bacaklarında normalin dışında bir kasılma hissederse birkaç yudum turşu suyu içip fazladan bir SaltStik almış. Rekor denemesini izlerken 50 Mil civarında ekibinden biri “şimdiye kadar 4 şişe turşu suyu içti, 52 SaltStik ve 6 ibuprofen aldı” demişti. Bu arada koşunun yarısından sonra Normal SaltStick’ten Kafeinli SaltStik’e geçtiğini de belirteyim.

Taggart bu koşuda çok iyi bir süre elde etti. Koşu bittiğinde hala canlılığını koruyordu ve atlayıp zıplıyordu. Koşu biter bitmez gidip annesine uzun uzun sarıldı. Bekarmış ve sevgilisi de yokmuş. Tutulu Satış (Mortgage) Kredisiyle yeni de ev almış. Zaten öğretmen hani. Bunları özellikle söylediği için ben de aktarayım dedim. İlgilenen kızlara duyurulur…

Koşunun sonuçlarını ivedilikle gerekli mercilerle paylaşmış ve şu an rekorun tasdiklenmesini beklemekteymiş. Son bir haftada sponsorluk için arayan soran olmamış. Kendi yaptığı birkaç başvuru da malesef reddedilmiş. Yeterli adette yarışa katılıp birçok iyi sonucu olması lazımmış.

Rekor denemesinden sonra 3 hafta kadar dinleneceğini ve biraz da kilo alacağını söylemişti ama Strava hesabına bakınca görüyorum ki sadece haftalık hacmini biraz azaltmış. Bu hafta 300 Km koşmuş?!?

Bu arada ilginç bir başka anekdot da hayatı boyunca hiç nabız bandının olmayışı. Birçok profesyonel atlet gibi o da nabız bandı kullanmıyor ve sadece hissiyatına göre antrenman yapıyormuş. Nabız bandının hissiyatı dinleme yeteneğini körelttiğini söylüyor. Kendinizi dinlemeniz ve vücudunuzu tanımanız çok önemli diyor.

Bundan sonraki planlarını soran bir YouTuber’a: “Yaşadığım yerde tepeler veya dağlar yok, bu sebeple ultra maratonlara hazırlanmam oldukça güç. Amerika Olimpiyat seçmelerine hazırlanıp önce maraton koşmak istiyorum. Çıkacak sonuca göre belki “Spartathlon” koşabilirim, o da daha düz bir parkuru olduğu için ama tırmanış içeren yarışları şu aşamada düşünmüyorum.” demiştir.

Taggart VanEtten hakkında duyduğum birkaç şey, ilginç ve incelenmesi gereken bir spor hayatı olduğu izlenimi bırakmıştı bende. Hakkında daha fazla şey öğrenince bunun doğru bir karar olduğunu anladım. Özellikle beslenme konusundaki sistemini ben de çalışıp kendime uydurmaya çalışacağım. Yaptığı antrenman hacmine ulaşmam mümkün değil ama belki uzun koşularım hususunda daha dikkatli olabilirim. Belki de benim vücudumun ihtiyacı olan şey daha uzun koşulardır, denemeden bilemeyeceğim. Umarım sizler de bu yazıdan feyz alırsınız ve faydalı bir sonuca ulaşabilirsiniz…

Kaynaklar: Stephen Cousins (Film My Run) tarafından yayınlanan Taggart VanEtten röportajı https://www.youtube.com/watch?v=toiravDReOI ve https://www.twitch.tv/taggartruns/ adresinden ulaşılabilen yarışın video görüntüleri ve Taggart VanEtten’in şahsi Strava hesabı https://www.strava.com/athletes/20214787.

100 Mil Koşu Bandı Rekortmeni Taggart VanEtten’ için 3 yanıt

    1. Malesef görmemiştim. Bu siteye de göz atacağım. Teşekkürler… Söz konusu triatlon olunca, antrenman süreleri de üçe katlıyor gibi. Tabii ne sabah kalmış ne akşam. Zor iş…

      Beğen

  1. Malesef görmemiştim. Bu siteye de göz atacağım. Teşekkürler… Söz konusu triatlon olunca, antrenman süreleri de üçe katlıyor gibi. Tabii ne sabah kalmış ne akşam. Zor iş…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s