Baharın gelişini İznik’te bir koşuyla karşılamayı seviyorum. Kış mevsiminin insanın üzerine çöken bir ağırlığı var. Üstelik kış uzadıkça bu ağırlık artıyor. Şansıma, İznik Ultra’nın pazar günü koşulan parkurları hep güneşli ve ılık havalara denk geliyor. Güzel kokular eşliğinde kendimizi hırpalıyor ve baharın tadını çıkarıyoruz.
Karlı bir İznik Ultra hiç görmedim. Cumartesi koşanların fırtınaya yakalandığı yıllar oldu. Bu yıl da gece koşan arkadaşların en büyük derdi soğukla mücadele etmekti. Ama ben pazar sabahı İznik’e geldiğimde yine güzel bir havayla karşılaştım.
Sabah serindi. Hatta bir ara rüzgârlıkla mı koşsam diye düşündüm. Fakat yarış kitlerimizi alıp Derbent’e geçtiğimizde hava yavaş yavaş yumuşamaya başladı. Güneş yükseldikçe sıcaklığın artacağı da belliydi. Bu sebeple yarışa kısa kollu tişörtle başladım.




