Sedat Kurtuluş
Kişisel Bloğu
Etiket: Türkçe
-

Bu yıl harika bir yarış oldu. Rotaların tamamı güncellenmişti. Büyük oranda daha önce hiç koşmadığımız yerlerden geçtik. Sapanca Ultra Maratonu’nun ilk yıllarındaki gibi sık bitki örtüsüyle kaplı dar patikalardan, özgürce akan su kaynaklarından ve dikkat gerektiren zor yerlerden geçtik. Zaman içinde orman yollarından koşulan bir yarışa evrildiği için nispeten kolay bir kros yarışı olarak bildiğimiz…
-

Bu yarışın pazar günü olmasını seviyorum. Sabah kalkıp İznik‘e gelmek ve tüm günü İznik’te geçirmek harika bir gün geçirmeme sebep oluyor. Şansıma her geldiğimde de güzel bir havaya rastlıyorum. İznik bizi baharın en güzel haliyle karşılıyor. Bu mevsimde mis gibi de kokuyor buralar. Zeytin ağaçlarının kokusu mu bilmiyorum ama doya doya içime çekiyorum bu güzel…
-

Düzenli olarak koşuyorsanız ve hızlanmak istiyorsanız; artık bu sporu biraz daha ciddiye alıyorsunuz demektir. Böyle bir durumda neler yapabileceğinizi ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini maddeler haline getirdim. Bir süredir burada paylaşabilmek için bu maddeleri rafine ediyordum. Konuşulabilecek çok fazla etken var ama en önemlileri ve en kapsamlıları bunlar. Daha anlaşılır olması ve akılda kalması için…
-

İkinci kez Abant Ultra’daydım. Geçen yıl 60K parkurunda koşmuştum. Doğa harikası bir coğrafyada saatlerce koştuktan sonra ciğerlerim oksijene doymuştu. Bu yıl 33K parkuruna katılmak istedim. Bu parkurda daha kalabalık ve daha hızlı bir yarış çıkıyor. Ayrıca 60K parkurundan daha kolay olacağını düşünmüştüm ama yanılmışım. 33K parkuru, 60K parkurunun en zorlu bölümünden oluşuyor. Yani sadece bu…
-

Dikmen Yaylası‘nı¹ uzun zaman önce duymuştum. Görenler güzelliğini anlata anlata bitiremiyordu. Oraya ulaşmak için dağ sıralarını aşmak ve iki arabanın anca geçebileceği dar bir yolda en az bir saat ilerlemek gerekiyormuş. Bu arada karşılaşacağınız manzaraları izlemeye doyamazmışsınız. Oraya varana kadar da nereye gittiğinizi göremezmişsiniz çünkü bitki örtüsü o kadar sık ve çeşitliymiş ki sanki ağaçlardan…
-

Bu yarışı seviyorum. Teknik bir parkuru yok. Dağcılık faaliyetine dönüşen yarışlardan değil. O tarz yarışların ayrı bir yeri var tabii ki ama ben büyük oranda koşulabilir arazi yarışlarını seviyorum. “Dağ Aşma” maratonlarını ya da “Sky” maratonlarını değil. Tırmanış olmalı ama bu yokuşları koşarak çıkabilmeliyim. Önümdeki insanları beklemek zorunda kalacağım tek kişilik geçişler olmamalı. Özellikle daha…
-

Samsun Yarı Maratonu, geçen yıl koştuğum ama henüz anlatmaya fırsat bulamadığım yarışlardan biri. Biraz üşengeçlik ve biraz isteksizlik yüzünden yazmayı erteleye erteleye bugüne geldim. Önümüzdeki hafta bu yılki edisyonu koşulacak. Ben de ilk defa koşacaklara yardımcı bir kaynak olur umuduyla bu yarışı yazmaya karar verdim… Geçen yıl kış mevsimi uzun sürmüştü. Bahar ayları olması gerekenden…
-

Hedeflerine ulaşmak için kısa ve hızlı koşulara yönelen bir koşucu, İznik Ultra’da daha iyi bir süre elde etmeye çalıştı. Yarış günü iyi bir hava ve rotanın uygunluğuyla motive olan koşucu, önemli bir performans sergiledi. Ancak son anlarda kıl payı kürsü şansını kaçırarak yaş gurubunda 4. oldu.
-

Bugün alışılmışın dışında bir yarış koştum. Aslında bir yarış demek biraz tuhaf. Omurilik felci araştırmalarına yardım toplamak amacıyla düzenlenen bir koşu etkinliği. Koşamayanlar için koşuluyor. Dünyanın her yerinde aynı anda binlerce insan koşmaya başlıyor. Amaç sadece bu organizasyona iştirak etmek ama daha hızlı koşanlar diğerlerinden daha uzun mesafeler koşabildiği için bir tür yarış olarak görebilirsiniz.…
-

Planım çok farklıydı. Ekim ayından sonra sıkı bir hazırlığa girişmiş ve en iyi süremi yapabilmek için maraton antrenmanlarına başlamıştım. İki ay boyunca her şey yolunda gitti. Aralık ayı sonunda Ankara’da hazırlık yarışı olarak Büyük Atatürk Koşusunda koştum. Bu yarış pek hayal ettiğim gibi olmadı. Mesafeyi kısaltmışlardı ve sağanak yağmur altında beklemek zorunda kalmıştım. Bir ara…