Başlamadan Yol Alamayacağımı Biliyordum

Son bir aydır, YouTube’ta videolar yayınlamaya odaklandım. Daha önce kendim için hazırladığım videolar hariç, bir topluluğa göstermek için video hazırlamamıştım. Bir yerden başlamam gerekiyordu çünkü başlamadan yol alamayacağımı biliyordum.

Hazırlık ve planlama süreci çok önemlidir; işinizi kolaylaştırır ve doğrudan sonuca ulaşmanızı sağlar. Düşünüp taşınarak teoriyi geliştirebilirsiniz ama evdeki hesabın çarşıya uymayacağını da hesaba katmak gerek. Bir yerden sonra uygulama her şeyden önemli hale gelir yani harekete geçmeden pratikte bir sonuca varamazsınız.

Okumaya devam et “Başlamadan Yol Alamayacağımı Biliyordum”

Galiba Ben De YouTuber Olacağım

Son birkaç haftadır aklımda, koşularımı videoya kaydedip yayınlama düşüncesi var. Sapanca Ultra Maratonu’nda koştuktan sonra keşke o güzellikleri videoya kaydedip yayınlayabilseydim diye söylenmeye başladım.

Sonraki günlerde bu düşünceyi hayata geçirmek için gerekli olan şeyleri tespit etmeye ve bu doğrultuda çalışmaya başladım. Zaten yıllardır koşu ile alakalı videolar izliyordum. Yapmak istediğim şeyi biliyordum ama o seviyeye gelebilmem için hangi yoldan gitmem gerektiğini bilmiyordum. Bu sebeple uzun sürecek bir yol haritası çıkardım.

Önce koşarken taşıyabileceğim bir kamera tespit etmeye çalıştım. Bu sektörde birçok alternatif bulunmakla birlikte istediğime uygun olan sadece bir kamera vardı; GoPro Hero 7 Black. Koşu esnasında oluşacak sarsıntıyı en aza indirebilmesi ve çok küçük olması gerekiyordu. Kamerayı nasıl taşırım ve nasıl çekim yaparım diye çok düşündüm. Neredeyse iki hafta sadece bunu düşündüğümü söyleyebilirim. Yarış performansımı etkilemeyecek ya da en az etkileyecek bir yol bulmalıydım. Birçok aksesuar araştırdım ve bana uygun olacağını düşündüğüm bazı aksesuarları satın aldım.

Okumaya devam et “Galiba Ben De YouTuber Olacağım”

Bloğumun Yeni Adresi Yolda

Geçen ay blog yazmaya başladığımda bu işe ne kadar bir zaman ayıracağımı kestiremiyordum. Uzun zamandır yazmıyordum, yazmak zor gelebilirdi ve belki de bir iki yazı sonunda sıkılabilirdim. Ama bir ayın sonunda bu işe devam etmek istediğime karar verdim.

Periyodik olarak yazmayacağım, zaten en başından planım istediğim zaman yazmaktı ama en azından haftada bir kez yazabileceğimi düşünüyorum. Bu sebeple bloğumu bir üst seviyeye taşımaya, ona özel bir adres vermeye karar verdim.

Okumaya devam et “Bloğumun Yeni Adresi Yolda”

Yavaş Yavaş Isınıyorum Galiba

Bu bloğu yazmaya başladığım on beş gün oldu. Zaten yazmakta hiçbir zaman ustalaşamamıştım, şimdiyse uzun zaman içinde iyice körelmiş bir özelliğimi canlandırmakla meşgulüm. Aslında yazmak hususunda zorlanmıyorum ama yazmaya vakit ayırmak için zorlandığımı söyleyebilirim. Hayatınıza bir yenilik katmak istediğinizde başka bir şeyden en azından bir parça feragat etmeniz gerekiyor.

Blog yazmaya başladığımda kendimi şanslı olarak gördüğüm nokta, sosyal medya’dan iyice uzaklaştığım bir döneme denk gelmiş olması. Bu sayede kısıtlı olan zamanımda, sosyal medya’dan oluşan boşluğu, okumaya ve yazmaya ayırmaya başladım.

Okumaya devam et “Yavaş Yavaş Isınıyorum Galiba”

Sesinizin Duyulmadığı Sosyal Medya Zamanları

Sosyal medya kavramının hayatımıza girdiği ilk yıllarda, internet kullanıcı sayısı az ve kaliteli içerik oluşturma çabası vardı. Bu zamanlarda yazdığınız veya paylaştığınız bir şey ilgi görür ve meraklısına ulaşırdı.

Daha fazla insan sosyal medyada paylaşım yapmaya başladıktan sonra kendi kendinize konuşuyormuşsunuz gibi bir his oluşmaya başladı. Paylaştıklarınız daha az insan tarafından görülüyor ve meraklısı olmayan kişilere ulaşıyordu. Herkesin ortalama onlarca insanı takip ettiğini düşünürsek her paylaşımın görülme şansı da iyiden iyiye azalmıştı. Paylaşılan nesnelerin adedi çoğaldıkça, yetişmek için daha çok çabalamaya ve daha çok vakit harcamaya başlamıştık.

Okumaya devam et “Sesinizin Duyulmadığı Sosyal Medya Zamanları”