Sedat Kurtuluş
Kişisel Bloğu
Etiket: Yol Koşusu
-

Nisan ayı çok yorucu geçti. Ramazan Bayramı’nın hareketli günleri geçer geçmez bir maraton ve ondan iki hafta sonraysa İznik’te 25K koştum. Bu iki yarışın ardından oldukça tükenmiş hissediyordum. Özellikle İznik’te kendimi çok zorlamıştım. Toparlanmak için yeteri kadar sürem olmadı. Sadece bir hafta sonra İstanbul Yarı Maratonu’nun zamanı gelmişti. Tabii ister istemez bu yarışta iyi bir…
-

Nisan ayının ilk haftasında Viyana Maratonu’nda koştum. Hayatım boyunca koştuğum en soğuk yarıştı. Büyük Atatürk Koşusu‘nda kar yağarken koştuğumda bile bu kadar üşümemiştim. Termometreler sıfıra yakın gösteriyordu ama saatte 20-30 kilometre hızlara ulaşan rüzgar hissedilir sıcaklığı önemli derecede değiştiriyordu. Yarışın başından sonuna kadar soğuktan titredim… Cumartesi günü kitlerimizi Max Hall adında bir fuar kompleksinden aldık.…
-

Bu yarışta koşup koşamayacağım son ana kadar belli değildi. O kadar çok insan bu yarışa katılmak istiyor ki kayıtları dakikalar içinde tükeniyor. Bence bu ülkemiz tarihinde daha önce görülmemiş bir şey. Sınırlı sayıda koşucu için yer var ve siz de bu yarışa katılabilmek için bilgisayar başında kayıtların açılmasını bekliyorsunuz. Yani benim için yarış kayıt esnasında…
-

Kaldığım otelde kahvaltı yoktu. Bu sebeple marketten aldığım muzlardan bir tanesini kahvaltı niyetiyle tükettim. Aç değildim. Ama yine de otelden ayrılmadan önce bir tane daha muz yedim. Bu arada kalktığım andan itibaren içmeye başladığım yarım litrelik suyu da bitirdim. Hava güzeldi bu sebeple sadece tişörtle otelden ayrıldım. Hafif tempo koşarak yarış alanına gittim. Oraya vardığımda…
-

Yıllardır aksatmadan koştuğum nadir yarışlardan biridir İstanbul Yarı Maratonu. Yaşadığım yere yakın olması ve bu sebepten günü birlik gelip dönebiliyor olmam büyük bir avantaj. Tabii tek sebebi bu değil. Bu yarış gerçek anlamda Türkiye’deki en iyi organizasyonlardan biri. Yapıldığı organizasyon alanının konumu ve koşulduğu parkuru neredeyse mükemmel. Hatta daha iyisi yapılana kadar en iyisi demek…
-

Samsun Yarı Maratonu, geçen yıl koştuğum ama henüz anlatmaya fırsat bulamadığım yarışlardan biri. Biraz üşengeçlik ve biraz isteksizlik yüzünden yazmayı erteleye erteleye bugüne geldim. Önümüzdeki hafta bu yılki edisyonu koşulacak. Ben de ilk defa koşacaklara yardımcı bir kaynak olur umuduyla bu yarışı yazmaya karar verdim… Geçen yıl kış mevsimi uzun sürmüştü. Bahar ayları olması gerekenden…
-

Bugün alışılmışın dışında bir yarış koştum. Aslında bir yarış demek biraz tuhaf. Omurilik felci araştırmalarına yardım toplamak amacıyla düzenlenen bir koşu etkinliği. Koşamayanlar için koşuluyor. Dünyanın her yerinde aynı anda binlerce insan koşmaya başlıyor. Amaç sadece bu organizasyona iştirak etmek ama daha hızlı koşanlar diğerlerinden daha uzun mesafeler koşabildiği için bir tür yarış olarak görebilirsiniz.…
-

Planım çok farklıydı. Ekim ayından sonra sıkı bir hazırlığa girişmiş ve en iyi süremi yapabilmek için maraton antrenmanlarına başlamıştım. İki ay boyunca her şey yolunda gitti. Aralık ayı sonunda Ankara’da hazırlık yarışı olarak Büyük Atatürk Koşusunda koştum. Bu yarış pek hayal ettiğim gibi olmadı. Mesafeyi kısaltmışlardı ve sağanak yağmur altında beklemek zorunda kalmıştım. Bir ara…
-

Kasım ayı itibariyle dört ay sürecek bir maraton programına başlamıştım. Niyetim mart ayının ilk haftasında Antalya Maratonu’nda koşmaktı. Bu antrenman dönemi kış aylarına denk geldiği için herhangi bir antrenman yarışı planlamıyordum. Kış aylarında zaten pek fazla yol yarışı da yapılmıyor. Ben de bu sayede tüm enerjimi antrenman yapmaya harcayabiliyorum. Fakat bu yıl farklı bir gelişme…
-

Bu yarışa dair anlatılabilecek pek fazla bir şey yok. Çünkü bu yarışın herhangi bir antrenmanımdan farkı yoktu benim için. Aslında koşmayı da pek istemedim ama yine de koştum. Aradan geçen iki yılın ardından, aklımda kaldığı kadarıyla yaşadıklarımı paylaşmaya çalışacağım… Yorgundum. Bu yarışa dair aklıma gelen ilk şey, çok yorgun olduğumdur. Tabiri caizse, ayakta duracak halim…