19 Mayıs Samsun Yarı Maratonu 21K 2023

Samsun Yarı Maratonu, geçen yıl koştuğum ama henüz anlatmaya fırsat bulamadığım yarışlardan biri. Biraz üşengeçlik ve biraz isteksizlik yüzünden yazmayı erteleye erteleye bugüne geldim. Önümüzdeki hafta bu yılki edisyonu koşulacak. Ben de ilk defa koşacaklara yardımcı bir kaynak olur umuduyla bu yarışı yazmaya karar verdim…

Geçen yıl kış mevsimi uzun sürmüştü. Bahar ayları olması gerekenden daha soğuk geçmişti. Bu aylarda güneşi pek göremedik. Yaz mevsimini iple çekiyordum. Mayıs ayında Samsun’da yarı maraton koşarken güneşin ışıl ışıl parladığını ve biraz da yandığımı hatırlıyorum. Benim için bu yarış, yaz mevsiminin başlangıcı oldu. Baharı göremeden doğrudan yaz mevsimine geçiş yapmış gibiydim. Yarıştan öncesi ve yarıştan sonrası vardı benim için. İşin aslı bir yarış koşarak yaza merhaba demek beni çok mutlu etmişti.

Birkaç arkadaşım toplanıp bu yarışa gitmeye karar vermişti. Ben de geçen yılki Sapanca Ultra Maratonu için hazırlık yarışı olması niyetiyle onlara katılmaya karar verdim. Hem beni yıpratmayacak hem de hızlı koşabileceğim bir “hazırlık yarışı” olmasını planlamıştım. “Hazırlık yarışı” kelimesini tırnak içine aldığımı gören bazılarınız anlamış olabilirsiniz. Ben “hazırlık yarışı” koşamıyorum. Başlangıç çizgisine kadar her şey yolunda giderken, ilk kilometrelerden sonra tüm planımı unutup, farkında olmadan tüm gücümle yarışa katılıyorum. Yani yine kendimi şaşırtmayıp çok zorlandığım yarışlardan birini daha koşmuştum.

Samsun güzel bir şehir. Deniz kıyısında, havası temiz, göreceli kalabalık olmayan, uzun bir hat üstüne kurulmuş ve parkuru harikulade bir şehir. Şehrin bir ucundan öbür ucuna gidip geliyorsun. En azından öyle bir izlenim bıraktı bende. Parkur eğimsiz ve büyük oranda asfalt. Benim gibi çok sıcak bir güne denk gelmezseniz en iyi sürenizi rahatlıkla çıkarabileceğiniz bir yarış. Benim şanssızlığım uzun bir kış mevsimi sonrası ciddi güneş altında koşmuş olmam. Güneş çarpması yaşamama ramak kalmıştı diyebilirim. Vücudum o derece neye uğradığını şaşırdı. Ama neyseki bir problem yaşamadan yarışı koşup, bitirebildim.

Yarışa bir gün öncesinden geldik. Numaralarımızı almak için nereye gideceğimiz konusunda bilgi sahibi olmadığımızdan dolayı biraz zorlanarak numaralarımızı aldık. 2023’te ferdi sporcular kitlerini bir gün önce https://maps.app.goo.gl/dANMfnkYiUXLMvDu5 İlkadım Atletizm Pistinden, kulüp sporcuları https://maps.app.goo.gl/yqLJ6Y6QAPvn726C7 Mustafa Dağıstanlı Spor Salonunda yapılan teknik toplantıda aldılar. Başlangıç ve bitiş https://maps.app.goo.gl/sHe4T4mo8Dupe9NEA Tütün İskelesi önündeki alanda yapıldı. Aklınızda olsun.

Yarışta çip veya herhangi bir ölçüm aleti yoktu. Süreler eski usül elle yazıldı ama herhangi bir yanlışlık yapıldığını duymadım. Ara noktalarda numaralar kayıt altına alınıyordu bu sebeple göğüs numaranızın önünüzde ve görünür olması önemli. Yol boyunca her 5 kilometrede bir su ikmal noktaları vardı ve herkes için yeterli oldu. Kısacası organizasyon gayet başarılı bir şekilde yapıldı ama duyurular için geç kalındı. Duyurular için bir internet sayfası veya sosyal medya adresi olması işi kolaylaştıracaktır. Görebildiğim tek eksik yön bu olmuştu.

Sanırım bu yarışı Atletizm İl Temsilciliği düzenliyor. Yeterince destek göremedikleri için olsa gerek ki maddi konularda zorlanmışlar. Şehirde bile duyuruların yeterince yapılmadığı yönünde şikayetler duydum. Fakat dediğim gibi yarış mükemmel bir şekilde organize edilmişti eksik olan tek şey duyurular ve bilgilendirmeler oldu.

Numaralarımızı alıp şehri keşfettikten sonra dinlenmeye çekildik. Kıyıdan uzak, daha yüksek ve çam ağaçlarıyla kaplı bir yerde konakladık. Uzun zaman sonunda ilk defa uykuya doyduğumu hatırlıyorum. Bu dinginlikle sabah saat 09:00’da yarış başladığında kendimi harika hissediyordum.

Planım kendimi zorlamadan ama canlı bir şekilde koşmaktı. Bu sebeple hafif tempo başladım ve yavaş yavaş hızlandım. İlk kilometrelerden sonra yarışın havasına kapılmış bir şekilde koşuyordum. Yine kendimi kaptırdığımın ve planladığımdan daha hızlı gittiğimin ancak dönüş yolunda farkına vardım. O esnada yavaşlasam bir problem olmayacaktı. Henüz sıcağın ve güneşin olumsuz etkisine girmemiştim. Saatime baktığımda iyi bir hızla ilerlediğimi gördüm. Parkur iyiydi, iyi uyumuştum ve kendimi iyi hissediyordum. O zaman devam etmemek için bir sebep yok diye düşündüm. Ya da sağlıklı düşünemedim. Bundan emin olamıyorum. O esnada güneş başıma mı geçmişti de ben henüz bunun farkında değildim, bilmiyorum.

Yarışın üçte birini geçtikten sonra başım patlayacak gibi hissetmeye başladım. Kendimi zorladığımı anlamıştım. Az bir mesafe kaldığı için başladığım işi bitirmek zorunda hissettim kendimi. Gidebildiğim kadar hızlı gitmeye devam ettim.

Saat 10:00’dan sonra güneş kendini ciddi ciddi hissettirmişti. Sıcak havalarda asfaltın üstünde oluşan serabı görmeye başlamıştım. Hava yaz mevsimlerinde olduğu kadar yüksek değildi ama iki gün öncesiyle o gün arasında belki bir on derece fark vardı. Bu fark da vücudumun neye uğradığına şaşırmasına yetti.

İyice sona yaklaştığımda sürdürebildiğim en yüksek hızda ilerliyordum. Hızımı sabit tutabildiğim sürece devam etmek istemiştim. Biraz yavaşlayıp sakinleşmek aklıma gelmedi. O hızda bitiş çizgisine ulaştım. Hemen ardından gölge bir yere geçip dinlendim ve içebildiğim kadar su içtim. Yakındaki otoparkın bahçesini organizasyon kullanıyordu ve herkese yetecek kadar büyüktü. İnsanlar yarış sonunda bu alanda biraraya gelebildiler. Yakında ihtiyaçlarımızı giderebileceğimiz her şey de mevcuttu. Bu sebeple uygun bir yer seçilmiş olduğunu düşünüyorum. Günün sonunda keyfimiz yerindeydi ama antrenman maksatlı başladığım yarışta kendimi aşırı derecede yormuş ve sonraki bir hafta dinlenmek zorunda kalmıştım…

Posted in

Yorum bırakın