Yıllardır aksatmadan koştuğum nadir yarışlardan biridir İstanbul Yarı Maratonu. Yaşadığım yere yakın olması ve bu sebepten günü birlik gelip dönebiliyor olmam büyük bir avantaj. Tabii tek sebebi bu değil. Bu yarış gerçek anlamda Türkiye’deki en iyi organizasyonlardan biri. Yapıldığı organizasyon alanının konumu ve koşulduğu parkuru neredeyse mükemmel. Hatta daha iyisi yapılana kadar en iyisi demek yerinde olur.
Bu sene hava yağışlıydı ve sadece bir hafta önce İznik’te 25K koşmuştum. Bu bağlamda yarışa büyük umutlarla gelmemiştim. Fakat bir şekilde yarışın başından sonuna kadar her şey yolunda gidince, hiç beklemediğim kadar iyi geçen bir yarış oldu. Yarışın ilk yarısında biraz temkinli gittiğim için en iyi süremi yapmaktan oldukça uzaktım. Ama genel olarak kendimi iyi hissettiğim bir yarış oldu.
Bu arada zamanla yarıştığımız bu devirde önceden gidip numaralarımızı almak için vakit bulamaz oldum. İstanbul’a yarış sabahı gelip yarışı koşuyor ve hemen dönüyorum. Genellikle o gün başka bir işim daha oluyor nedense. Bu yıl da farklı olmadı. Yarış numaramı almasını bir arkadaşımdan rica ettim. Sağolsun beni bu zahmetten kurtardı. İnanın yarışı koşmaktan daha stresli bir hâl alıyor benim için. Gittikçe daha zor gelmeye başladığını belirtmeliyim. İnşallah ilerleyen zamanda numaralarımızı kargoyla ya da anlaşmalı dağıtım noktaları aracılığıyla alabiliriz. Tek hayalim bu.
Yarış günü saat 04:30’da kalktım. Arkadaşlarımla buluşup 05:30 gibi yola çıktık. Bu yarışı antrenman niyetiyle koşacağımı düşündüğüm için yediklerime dikkat etmedim. Yoldan aldığımız birkaç poğaçayı hemen tükettim. İyi mi gelir kötü mü gelir umursamadım. Neyse ki bir problem olmadı. İstesem yarış öncesi poğaça yiyebileceğimi öğrenmiş oldum. Yarış öncesi yolculuk etmek de ayrıca bir stres kaynağı tabii ki. Hele ki İstanbul’a geliyorsanız iki kat stresli. Arabamızı Anadolu Yakası’nda bir yere park edip metroyla Yenikapı’ya gittik. Metro güzergâhında bir başlangıç noktası işleri kolaylaştırıyor. Ayrıca Yenikapı Miting Alanı da bu iş için mükemmel. Eşya bırakma, çıkış kapılarının organizasyonu ve diğer etkinlikler için oldukça yer var. İyi organize edildiğinde çok işlevsel oluyor.
Daha metro durağında görevliler yönlendirmelerle yardımcı oldular ve kısa bir yürüyüşle organizasyon alanına ulaştık. Hava her zamanki gibi rüzgarlıydı ama bunun için artık hazırlıklı geliyoruz, bir problem olmadı. Hava tahminleri çok değişkendi. Meteoroloji yağış bekleniyor derken bir başkası günlük güneşlik bir gün olacak demekteydi. Bizim Meteoroloji haklı çıktı. Yarış boyunca yağmur yağdı. Alana girip hazırlıklarımızı yaparken başlayan yağmur, yarışın sonuna kadar devam etti.
Alan iyi organize edilmişti. Soyunma çadırları, seyyar tuvaletler ve eşya bırakma noktaları yeterliydi. Sadece yabancı katılımcılar için daha fazla yönlendirme tabelasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Ortalık kalabalıklaşınca biraz kafaları karışır gibi oldu. Koşucular yarış alanına sonradan alındığı için affallamış durumdaydılar. Genelde çıkış kapıları başlangıç çizgisinde olur. Burada öncesinde ve başlangıç alanı görünmüyor. Biz bildiğimiz için hemen bize ayrılan alana girdik. Kapılar açılınca da ortalık karışmadan başlangıç alanına geçtik.
Ülkemizde “Çıkış Kapısı” kültürü henüz oturmadığı için organizasyon her yıl yeni bir şey deneyerek bu problemi çözmeye çalışıyor. Bu yıl biraz daha ileri giderek 21K kategorisine daha önce bu organizasyonun düzenlediği bir etkinlikte en az 10K koşmuş olmayı zorunlu kıldılar. Marjinal bir karardı ama sanırım işe yaradı. Genel olarak çıkış kapılarına yönlendirme işi oldukça başarılıydı. Umarım önümüzdeki yıllarda daha da iyi olacaktır. Zira bu işi deneye deneye çözüyoruz.
Bir şekilde başlangıç çizgisinde kendime bir yer buldum. Yağış olduğu için gecikmesiz bir şekilde yarış başladı. Önde olduğum için kendimi sorumlu hissettim ve ben de hızlı başladım. Arkadaki koşuculara engel olmak istemiyordum. İlk birkaç kilometre birbirimizi geçip durduk. Sonrasında sanırım herkes yerini bulmuştu.
Antrenman hızıma dönmeye çalıştım. Bir parça hızlıydım ama problem olmaz gibi düşündüm. Sonra 1:40:00 gurubuna (Yarışı bir saat kırk dakikada bitirmeyi hedefleyen koşucu gurubu.) denk geldim. Bu gurupla gidip sona doğru yavaşlamak mantıklı göründü gözüme. Onlarla beraber koşmaya başladım. Gurubun başında Murat Kurtak vardı. Hedef süre yazılı balonla zor zamanlar yaşıyordu. Rüzgar balonu sağa sola savuruyor yakındaki koşuculara çarpıyordu. Biraz uzağından takip etmeye başladım.
Galata Köprüsü’nden gidip geldik. Balat’a doğru ilerlerken yağmur şiddetini artırdı. Tamamen ıslanmıştım. Neyse ki rüzgar burada etkili değildi. Hızımızı koruyabiliyorduk. Yağmur bizi zorluyordu ama havayı da temizlemişti sanki. Daha rahat koşuyor gibiydim.
Balat’tan dönerken yarı yolu geçmiştik. Önümüzde on kilometre kalmıştı. İşte bu esnada hızlı gittiğimi fark ettim. Önümde arkamda yüzlerce insan vardı. Çok kalabalıktık. Yavaşlayıp antrenman hızıma dönmem gerekiyordu ama biraz ortama ayak uydurmak biraz da gidebildiğimi gördüğüm için hızımı korudum. Hatta daha da hızlanmışım.
Mısır Çarşı’sının önünden geçerken artık kendimi bitiş çizgisinde hayal etmeye başlamıştım. Gücümü sona kadar saklayabileceğim bir tempom vardı. Bunu bozmak istemedim. Koşabiliyorken koşmaya karar verdim. Gülhane ile Yenikapı arasında bir çeşit trans halinde ilerledim. O arada olup biteni hatırlamıyorum. Bir ara bir arkadaşımla karşılaştığımı hatırlıyorum ama o son beş kilometreyi nasıl geçtiğimi pek hatırlamıyorum. Son düzlüğe girerken kalan bir parça gücümü de kullanıp bitiş çizgisinden hızlıca geçtim.
Hemen ardından geri dönüşümlü çiplerimizi teslim ettik ve madalyalarımızı aldık. Bir çanta içinde erzak verildi. İçinde atıştırmalık bir şeyler ve su vardı. Bunun için teşekkür ederim. Bu gibi yarışlarda buna çok ihtiyaç duyuyoruz. Hiç olmazsa bir sandviç ve bir şişe su verilmesi çok iyi oluyor. Zira hemen yarış bitiminde istesek de bunları satın almamız mümkün olamayabiliyor.
Koşarken ıslanmıştık ve rüzgar çıkmıştı. Hemen üstümüzü değiştirip sıkıca giyindik. Şansımıza yağmur kesildi. Diğer arkadaşları beklerken sohbet etme fırsatımız da oldu. Herkes tamamlanınca oradan ayrıldık.
Herkes genel olarak o günkü organizasyondan memnundu. Keyifli ve güzel bir yarış olduğunu düşünüyoruz. Koştuğumuz süreler de bize hayal kırıklığı yaşatmadı…

Melih Coşkun için bir cevap yazın Cevabı iptal et