Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT 2024

Kapadokya’da ilk kez koştuğumda bu mesafeyi de ilk kez deneyimliyordum. Bu sebeple bitirmeye odaklanmış ve yarışın herhangi bir bölümünde hızlanmamıştım. O yıl elde ettiğim sonuca (8:10:00) daha sonraki yıllarda yaklaşamadım. Çünkü artık hedefim bu mesafeyi bitirmek değildi. Daha hızlı bitirmekti. Bu sebeple hızlı başlayıp, performanslı koşmaya çalışıyordum. Dolayısıyla Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olup dokuz saate varan sürelerde bitirip durdum.

Bu yıl farklı bir antrenman anlayışıyla hazırlandım ve yarışın sonuna kadar “koşulabilecek her yerde koşmak” hedefiyle ilerledim. Sonuç 7:52:00 oldu. Yani en iyi halimden on sekiz dakika daha iyi. Bu sonuç; antrenman anlayışımı ve yarış stratejimi değiştirmemin yararlı olduğunu düşündürüyor. Zamanla bu düşüncenin doğruluğunu test etmeye devam edeceğim.

Antrenman anlayışımda yaptığım değişiklik; daha az koşmak oldu. Haftalık hacmimi iyice azaltıp, uzun koşularımı daha uzun ve bol tırmanışlı yapmaya çalıştım. Genelde hız ve tempo antrenmanları da yaparak haftalık koşu hacmimi yüksek tutmaya çalışırdım. Oysaki biriken yorgunlukla performansımda kayıplar yaşıyormuşum. Bu dengeyi henüz kurabildiğimi söyleyemem ama mükemmel hacim-yorgunluk dengesine eskisinden daha yakınım. Denemeye devam edeceğim…

Bu yıl da 63 kilometrelik parkurdaydım. İki hafta önce 54 kilometrelik bir antrenman yarışı koşmuştum. Sonrasında koşularımı iyice azaltıp mümkün olduğunca toparlanmaya çalıştım. Yeterince toparlanamadığıma dair endişelerim vardı. Aslında bu hazırlık yarışını 3 belki de 4 hafta önce koşmalıydım. Fakat istediğim bir yarış olduğu için iki haftalık periyota sığdırmayı göze aldım.

Cumartesi sabahı saat 05:00’te uyandım. Bir muz yedim ve bir WUP Carb3+ karışımı içtim. Saat 06:30:00’da kaldığımız otelden ayrılıp kalabalık bir gurupla başlangıç alanına gittik. Alan dolmuştu. Fazla da vakit kalmamıştı. Bu sebeple hemen beni yönlendirdikleri alana girdim. Herkes ITRA puanlarına göre sıralanmış alanlara giriş yapıyordu. Tabii arada farklı alana girmiş olanlar da vardır ama bana bir problem oluşmadı gibi göründü.

Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT 2024
Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT 2024 Başlangıç

Hava çok soğuktu. Termometreler sıfır santigrat dereceyi gösteriyordu. Bere, eldiven, alt eşofman, uzun kollu tişört, kısa kollu tişört ve rüzgarlık giyiyordum. Yarış numaramı tişört üzerine iğnelemiştim. Böylece yolda hava ısınırsa parça parça üstümdekileri çıkaracak ve en son tişörtle kalacaktım. Doğrudan tişörtle başlayamazdım. Yaradılış kaynaklı çok üşüyen biriyim. Hatta çok çok üşürsem yarışı bile bırakabilirim. Bu sebeple iyice giyinip sıcaktan bunalmayı tercih ettim. Neyse ki her şey planladığım gibi gitti ve yarışa giyinik başladığım için çok memnunum.

Saat 07:00:00’de yarış başladı. Başlangıç çizgisinden geçmem biraz uzun sürdü. Ön gurupta olduğumu sanıyordum ama önümde yüzlerce insan varmış gibi geldi bana. Başlangıç çizgisini geçer geçmez sağa çekildim ve yokuşu hafif tempo koşarak çıkmaya başladım. Bu yarış yaklaşık bir kilometrelik bir yokuşla başlıyor. Bu bölümde nabzı çok yükseltirseniz sonrasında da düşürmek mümkün olmayabilir. Hatta ilk kontrol noktasına kadar olan bölümü mümkün olduğunca düşük nabızda koşmak iyi olabilir.

Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT
Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT Eğim Grafiği

Yokuşun ardından başlayan patikalarda önümdekini geçmek için efor sarfetmeden ilerledim. Çok engebeli ve itiş kakışlı bir bölüm burası. Bu sebeple hiç zorlamadım ve sakince önümdekini takip ettim. Önümdeki koştukça koştum ve o yürüdükçe yürüdüm. Çok geçmeden iki hatta üç kişinin yan yana koşabileceği yollara giriş yaptık. Buraya gelince nabzımı çok yükseltmemeye dikkat ederek bir miktar hızlandım. Zaten çok geçmeden herkes yerini buldu. Önümdeki ve arkamdaki insanlarla ahenk içinde koşmayı sürdürdük.

Daha önceki yıllardan farklı olarak etrafı izlemeye ve geçtiğim yerlerin keyfini çıkarmaya çalıştım. Genelde bu bölümü çok hızlı geçmeye çalışır, etrafımı pek göremezdim. Bu yıl daha yavaş başlamak ve yarışın ikinci yarısından sonra hızlanmak gibi bir düşüncem vardı. Ne olursa olsun nabzımı yükseltmeyecektim.

Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT Aşağı Mahalle
Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT Aşağı Mahalle

İlk kontrol noktasına geldiğimde önümde 267 kişi varmış. Buraya gelene kadar 50-60 kişiyi geçmiş olabileceğimi düşünüyorum ama kaçıncı sırada çıktığımı bilmediğim için emin değilim. Tabii benim için sıralamada kaçıncı olduğumun önemi de yoktu. Bu yarışta önümdekini geçmeye çalışmayacaktım. Hedefim sekiz saatte bitirebilmekti. Bu düşünceyle hızımı koruyabildim ve gereksiz hızlanmalar yaşamadım.

İlk kontrol noktasından bir dilim kek aldım ve yola devam ettim. Hava soğuk olduğu için sularımın yarısını bile içmemiştim ama beslenmemi sekteye uğratmadım. Her 30 dakikada bir, bir şeyler yedim. Jel ve Mixmey gibi ürünleri dönüşümlü olarak tükettim. Kontrol noktalarında yediklerimi de hesaba katarsak yaklaşık olarak saatte 50 gram karbonhidrat tüketebildiğimi düşünüyorum. Bu durum yarışın başından sonuna kadar da böyle devam etti.

Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT
Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT’den Bir Fotoğraf – Ortahisar Civarı

İlk kontrol noktasından sonra uzun süren bir yokuşu çıkmaya başladık. Bu bölümde nabzımı çok yükseltmeden yavaş yavaş koşabildim. bu bölümdeki durumum motivasyonumu artırdı. Beslenebiliyordum, bacaklarım iyiydi ve keyfim yerindeydi. Hafif tempo bir müzik açtım. Kafe Müziği diye adlandırılan tarzda müzikler dinlemeye başladım. Yüksek ritimli müziklerin ben farkına varmadan hızımı artırdığını fark ettim. Bu yüzden arkaplanda çalan hafif tempo müzikler tercih ettim. Zaten kemik iletimli kulaklıklardan kullanıyorum. Çevresel sesleri de rahatlıkla duyabiliyor ve ortamın dışına çıkmıyordum. Sanırım bu sebeple hayal dünyasına dalmadan, mental olarak yarışta kalmayı başardım.

Göreme’ye geldiğimizde her sene olduğu gibi yol üstündeki caminin tuvaletini ziyaret ettim. Artık her yıl aynı noktada tuvalet ihtiyacımın gelmesini garipsemiyorum. Bunu yarışın bir parçası gibi görüyor ve yarış süremi hesaplarken burada ne kadar zaman kaybedeceğimi de hesaba katıyorum.

Göreme’den sonra Uçhisar’a olan tırmanışımız başlıyor. Bu bölümün neredeyse tamamını koştum. Bazı yerlerde önümdeki koşucuyu beklemem gerektiği için durdum o kadar. Nedense bu bölümün daha uzun süreceğini düşünmüştüm ama hatırladığımdan kısa sürdü. Kendimi kontrol noktasında buldum.

Bu kontrol noktası hemen hemen yolun yarısı. Burada sularımı doldurdum. Bir küçük helva, birkaç tane üzüm, bir dilim kek, bir kase çorba, iki dilim ekmek ve bir bardak kola tükettim. Toplamda 3 dakika harcadığımı düşünüyorum. Normalde kontrol noktalarında pek vakit geçirmem. Olabildiğince hızlı bir şekilde girer çıkarım. Fakat bu sefer stratejim farklıydı…

Kontrol noktasından aşağı inerken yavaş yavaş hızım artmaya başladı. Otoyolu geçer geçmez de hızımı iyice artırdım. Bu bölüm zaman zaman tek kişilik patikalar içermesine rağmen tempolu koşulabilecek yollardan ve dere yataklarından da geçmekte. Olabildiğince sakin kalmaya özen göstererek bir miktar hızlı gitmeye çalıştım ve bugüne kadarki en hızlı geçişimi gerçekleştirdim.

Göreme kontrol noktasına geldiğimde planımdan 15 dakika gerideydim. Özellikle ilk bölümü çok çok yavaş koşmuşum. Son bölümde hızlanmış olsam da arayı kapatmaya yetmemiş. Bu sebeple bu kontrol noktasında da fazla zaman harcamamaya özen gösterdim. Üstümdekileri çıkarıp çantama tıktım. Yola kısa kollu tişörtle devam etmenin vakti gelmişti. Hava toparlamış ve güneş kendini iyice göstermişti.

Bu kontrol noktasından ayrılırken yanıma yarım haşlanmış patates aldım. Koşarken yavaş yavaş hepsini yedim. Midem her şeyi yiyebilecek kadar iyi durumdaydı. Patatesi yedikten sonra daha da iyi hissettim.

Göreme Açık Hava Müzesi’ne gelene kadar hızımı artırmadan stabil bir şekilde ilerlemeyi sürdürdüm. Artık önümde ve arkamda daha az koşucu görüyordum. Gittikçe yalnızlaşmaya başladım. Kaya Camping Yol Geçişine gelirken, Daniel Jones yanımdan son sürat geçti. Neye uğradığımı şaşırdım. Yalan yok o esnada çok hızlı değildim ama yokuş çıkıyorduk yahu. Önceki yılların birincileriyle Kızıl Vadi Yol Ayrımı’na yaklaşırken karşılaşmıştım. Bu seferki çok çok daha erken oldu. Onun 38K’nın birincisi olduğunu algılamam birkaç saniye sürmüştür. Arkasından seslenerek onu destekleme çalıştım. Ne dediğini anlayamadım ama o da bana “sana da kolay gelsin” gibi bir şey söyledi herhalde.

38K’nın ikincisinin ve üçüncüsünün de çok geçmeden geleceğini düşündüğüm için arkama baka baka koşmaya devam ettim. Daniel Osanz da sevdiğim bir koşucudur. Yanımdan geçmesini iple çektim. Yaklaşık iki dakika sonra Pavel Tarasov ile Daniel Osanz omuz omuza inanılmaz bir hızda koşarak geldiler. Aralarında tarifi olmayan bir mücade olduğunu söyleyebilirim. Keşke videoya kaydetmek aklıma gelseydi. Böyle bir mücadeleyi canlı görmek için orada oturup beklemeye değer. İlerideki vadiye çılgınca inene kadar onları izleyebildim. Sonrasında arkalarında küçük de olsa bir toz bulutu bıraktılar doğrusu.

Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT
Cappadocia Ultra Trail – Göreme’den Akdağ ve Kızıl Vadi İstikameti

Keyfim yerine gelmişti. Yolun yarısı bitmişti. İyi durumdaydım ve her şey yolundaydı. Bu bölümün de koşulabilir yerleri oldukça fazla olduğundan yine hızlandım. Önümdeki koşuculara yetişmek gibi bir hayalim yoktu ama hızlı koşmanın verdiği keyfi bir süreliğine tekrar tatmak istedim herhalde.

Kızıl Vadi’ye giriş yapınca hızımı tekrar stabil bir seviyeye indirdim. Daha çıkılacak koca bir dağ kütlesi olduğunu hatırlamam için başımı kaldırmam yeterliydi. Akdağ’ın eteklerinde ilerlerken bir sonraki kontrol noktasında yapacaklarımı planlamaya çalıştım. Kontrol noktasına gelir gelmez sularımı doldurdum ve iki bardak kola içtim. Paketli küçük helvalardan da bir adet yedim ve hemen yola çıktım.

İlk yarıda kaybettiğim süreyi geri kazanmayı başardığımı farkedince çok büyük moral oldu. Bu moralle Akdağ’a hızlı hızlı yürüyerek tırmanmaya başladım. Kısa bir süre sonra bacaklarım sinyal vermeye başladı. Her yıl zirveye çıkınca tükendiğimi hatırladım. Bu yılın farklı olması için buraya kadar yavaş koşmaya çalışmıştım. Kendimi çok yormadan ve bacaklarıma çok eziyet etmeden tırmanışa devam etmeye çalıştım.

Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT Akdağ
Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT Akdağ Çıkışı

Akdağ’a çıktığımda hemen koşmaya başladım. İlk defa Akdağ’ın üstünde rahatlıkla koştuğumu itiraf etmeliyim. Koşabildiğim için bu bölümdeki en iyi süremi elde edebildim. Genel süreme bakınca hedefimi tutturabileceğim sonucunu çıkarıyordum. Bu sebeple motivasyonum daha da arttı. Son kontrol noktasından sonra kendimi serbest bırakmaya ve koşabildiğim kadar hızlı koşmaya karar verdim.

Akdağ’dan inerken daha hızlı koşmamak için kendimi zor tutuyordum. Her şey yolundaydı ama inişte sakatlanma riski var. Burası çok dik ve kayıp düşmeye müsait bir bölüm. Sonuna kadar iyi geldiğim bir işi berbat etmek istemem. Gereksiz risklere girmedim ve son kontrol noktası olan Akdağ Kontrol Noktası’na dikkatli bir şekilde geldim. Yeterince suyum vardı ve artık bir şey yemem gerekmiyordu. Görevli arkadaşların kola servis ettiklerini görünce bardağımı çıkarıp iki bardak kola içtim. İhtiyacım olduğundan değil de keyfimden içtim desem daha doğru olur. Gerçekten iyi geldi.

Son kontrol noktası ile bitiş çizgisinin arası yaklaşık sekiz kilometre. Bol bol iniş ve çıkış içeren toprak yollardan oluşuyor. Şayet iyi durumdaysanız yokuşları koşarak çıkabiliyorsunuz. İşte ben de bu bölümde koşabilmek için enerjimi ve bacaklarımı korumuştum. Elimden geldiğince veya bacaklarım gidebildiğince hızlı bir şekilde son kilometreleri koştum.

Ürgüp’e inen asfalt yola indiğimde geçen yıllarda olduğu gibi yarışın bitiyor olmasına değil de istediğim gibi geçtiğine seviniyordum.

Bitiş çizgisine 7:52:00 gibi bir sürede vardım. Yarışı bitirdiğimde iyi durumdaydım ama durunca çok üşümeye başladım. Cappadocia Ultra’nın polar hediyesi manidar bir şekilde ihtiyacıma kerşılık verdi. Poları da çok beğendim bu arada. Madalya ilk defa metal değildi. Bu sebeple bazı arkadaşlar hoşnut olmadılar ama ben madalyayı da beğendim. Pişmiş Kapadokya toprağıyla yapmışlar. Tabii kırılırsa çok üzülürüm…

Daha fazla üşümemek için yemeğimi alıp otele döndüm. Yemeğimi orada yemeye çalıştım ama gerçekten çok üşüme geldiği için daha fazla duramadım. Yemeği de çöpe atmak bana göre bir şey olmadığı için yanıma aldım. Arkadaşlarım yardımcı oldular ve elimizde yemek tabağı otele kadar yürüdük.

Sıcağa ulaşınca kendime geldim. Yemeğimi yedim. Arkadaşların durumlarına baktım. Her şey yolundaydı. Tanıdığım herkes yavaş yavaş bitiş çizgisinden geçiyordu. Tabii 119K koşanlar için yol daha çok uzundu ama onların da sağlıklı bir şekilde ilerlediği haberini almak keyfimi yerine getirdi.

Sonrasında iki saat kadar otelde dinlendim. Ardından kısa bir yürüyüş yaptık. Gece çok geç vakte kalmadan yattım. Sanırım sabaha kadar sayıklayıp durmuşum. Uykuya dalmakta zorluk çektim. Başta bacaklarım olmak üzere tüm vücudum benden intikam aldı. Neyseki sonraki iki gün ihtiyaçları olan dinlenmeyi verdim ve barıştık. Yarın antrenmana başlarız herhalde…

Posted in

“Salomon Cappadocia Ultra Medium Trail 63K CMT 2024” için bir cevap

  1. Nice Côte d’Azur by UTMB 50K 2024 | Sedat Kurtuluş Avatar

    […] haftasında Nice Ultra Trail 50K parkurunu koştum. İki hafta sonrasında koşmayı planladığım Cappadocia Ultra Trail 63K parkuru için antrenman yarışı olmasını planlamıştım. Hem gezip hem de yarış […]

    Beğen

Nice Côte d’Azur by UTMB 50K 2024 | Sedat Kurtuluş için bir cevap yazın Cevabı iptal et