Ramazan Bayramının Ardından

Elimden geldiğince dolu dolu yaşamaya çalıştığım bir Ramazan ayı oldu. Ardından yoğun bir bayram haftası geçirdim. Her ne kadar yoğun da olsam, bir yolunu bulup koşu antrenmanlarıma da devam ettim. Hal böyle olunca, hafta sonu yorgun ve bitkin bir hale geldim.

Geri dönüp baktığımda vaktimi boşa geçirmemiş olduğumu görüyor ve bu durumdan hoşnut oluyorum. Malum zaman geçiyor ve bazen bunun farkına vardığımızda geç kalmış oluyoruz.

Bu haftanın genel bir değerlendirmesini yapacak olursam; bayram ve bayram telaşıyla geçtiğini söyleyebilirim. Bunun anlamı bol bol akraba ve dost ziyaretlerinde bulunmuş olduğumdur. Doğru düzgün evde oturmadım. Geceleri eve geç saatlerde gelip, geldiğimde de hemen yatıp uyudum. Bu arada yazabilecek vakit bulamadığım gibi okumaya da çok az bir vakit ayırabildim.

Okumaya devam et “Ramazan Bayramının Ardından”

Papatya Çayı İçenleri Bekleyen Tehlike

Papatya çok güzel bir çiçek. Kokusunu beğendiğimi söyleyemem ama çayını demleyip bir süre düzenli olarak içtikten sonra tadını beğenmeye başlamıştım. Çayını demleme fikri de televizyondaki bir programda faydalarını duyduktan sonra aklıma girmişti. Anlatıldığına göre yüzyıllardır tıp alanında tedavi edici bir kaynak olarak kullanılıyormuş. Uykuyu kolaylaştırıcı etkisi olduğunu da duyunca hemen ilgimi çekmişti.

İlk fırsatta aktara gidip küçük bir torba kurutulmuş papatya almıştım. Önce çaydanlığın demliğiyle demlemeye başladım. Papatya çayına tutkulu derecede bağlandığımda ise evimde üç çeşit papatya çayı ve onlarca demleme aparatı olmuştu.

Okumaya devam et “Papatya Çayı İçenleri Bekleyen Tehlike”

Darıca Yarı Maratonu 2017

Ekim ayının ortasına gelmiştik, hava ne sıcak ne de soğuktu artık. Yazdan kalma, harika bir pazar sabahı olduğunu hatırlıyorum. İnsanın sadece uyanabildiği için, ne kadar şükretse az olacağı o günlerden biriydi. Pozitif duygularla dolup taştığınız ve daha enerjik olduğunuz günlerden. Kısacası koşmak için daha iyi bir gün düşünülemezdi.

O gün Kocaeli iline bağlı Darıca ilçesinde düzenlenecek olan yarı maratona katılacaktık. Yarış kitlerimizi önceden almıştık. Pazar sabahı buluşup grup halinde yarışın yapılacağı bölgeye hususi aracımızla intikal ettik. Park yeri ararken, Darıca sakinleri sağolsunlar, bizi yönlendirdiler ve başlangıç alanına çok yakın bir yere arabamızı bırakabildik.

Okumaya devam et “Darıca Yarı Maratonu 2017”

Yavaş Yavaş Yine Forma Giriyorum

Art arda iki kez maraton mesafesini koşmak, formda biri için üstesinden gelinebilecek bir şey. Ama ben her iki yarışı da yüksek performansla koşmaya kalkarak ciddi bir hata yaptım. Koşudan günler sonra vücudum parçalara ayrılmaya başladı. Hani cam bir vazonun küçük bir hasar alıp, her gün üstündeki çatlağın büyümesi ve sonunda kendi kendine parçalanması gibi.

Son yarışımın üstünden kırk gün geçti ve halen gerçek anlamda toparlanabilmiş değilim. Sol bacağımdaki ağrıyla başlayan sıkıntılar bugüne kadar sürdü. Hatta geçen hafta solunum yolları enfeksiyonu geçiriyordum. Neyse ki bu haftaya iyi başladım.

Okumaya devam et “Yavaş Yavaş Yine Forma Giriyorum”

Ramazan Ayında Koşu Antrenmanları Ve Beslenme

Sportif gelişimde dengeli beslenme, antrenman yapmak kadar önemlidir. Biri olmadan diğeri de olmaz. Peki Ramazan ayı geldiğinde oruç tutmak ile antrenman yapmak arasında bir seçim mi yapmamız gerekiyor? Bu sorunun cevabını aradım ve şahsıma özel cevaplar buldum.

Oruç tutmamak gibi bir seçeneğim olamazdı. Bu durumda farklı bir cevap arayışına girdim. Çevremdeki antrenörlerle konuştum. İnternet ortamında farklı görüşleri araştırdım. Sonuç olarak, oruç tutmaya devam ederken antrenman yapılabileceğine kanaat getirdim. Yeterli kaloriyi ve sıvıyı alabildiğim sürece beslenme konusunda bir problemim olmayacaktı. Dinlenmek için ayırdığım zamanı bir miktar kısmam ve antrenman sürelerimi ya da antrenmanların şiddetini azaltmam gerekebilirdi. Ama bir şekilde antrenman yapmaya devam edebilirdim.

Okumaya devam et “Ramazan Ayında Koşu Antrenmanları Ve Beslenme”

Hastaydım Ama Antrenmanlara Devam Ettim

Geçen pazar günü boğazımda bir gariplik hissetmeye başlamıştım. Umursamadan haftanın uzun koşusunu tamamladım. İyice bitkin düşmüş olsam gerek ki ertesi güne hastalanmış bir şekilde uyandım. Boğazım şişmiş ve sinüslerim tamamen tıkanmıştı. Henüz ateşim çıkmamış ve öksürük başlamamıştı. Yorgundum ama yatağa düşecek halde de değildim.

Böyle durumlarda abartmayıp bir adım geri atmayı daha doğru buluyorum. Pazartesi günü için planladığım koşu antrenmanını iptal edip dinlendim. Ne yazık ki salı günü ateşim çıkmış ve kuru bir öksürük başlamıştı. Yatağa düşecek halde değildim hala. Yorgunluğum da gitmişti. Gerçekten dinlenmiş ve kendimi güçlenmiş hissediyordum ama solunum yollarım tamamen iptal olmuştu.

Okumaya devam et “Hastaydım Ama Antrenmanlara Devam Ettim”

Runfire Salt Lake Ultra Trail 42K 2018

Bu yarıştan ilk kez nasıl haberim olduğunu hatırlamıyorum. Muhtemelen yarış takvimlerinden birinde dikkatimi çekmiştir. Tuz Gölü’nün kurumuş havzasında Temmuz sıcağında koşmak, uçsuz bucaksızmış gibi görünen beyazlıkta kendini kaybetmek fikri o zamanlar bana bilim kurgu kitaplarından alınmış bir sahne gibi gelmişti. Yeterli antrenman birikimim olmadığından “Bir gün bu yarışı da koşmak lazım.” diyerek bu fikri aklımın bir köşesine yazmıştım.

Uzun bir zaman sonraydı. Prof. Dr. Taner Damcı’nın “Koşuyorum Öyleyse Varım” isimli kitabını okurken Tuz Gölü’ndeki bu organizasyonla yine karşılaştık. Bu yarış kitapta altı gün süren çok etaplı bir yarışın parçası olarak anlatılıyordu. Oysaki yarışın konsepti değişmiş ve farklı mesafelerde, tek seferde koşulan bir yarış halini almıştı.

Okumaya devam et “Runfire Salt Lake Ultra Trail 42K 2018”

Az Bilmek İçin Çok Okumak Gerekir

Birkaç gün önce YouTube’de bir kitap söyleşisi izledim. “Galip Çağ ile Ustaların Çağ’ı” programının bu bölümdeki konusu Kemal Tahir’in Kurt Kanunu isimli eseriydi. Her zamanki gibi çok hoş ve dolu bir sohbet oldu. Sohbetin bir yerinde Galip Çağ, Peyami Safa’nın “Az bilmek için çok okumak gerekir.” sözünü hatırlattı. Bu sözü unutmamak için bloğuma yazmaya karar verdim. Bu arada, şayet bir kitap severseniz veya en azından kitaplara yaklaşmak istiyorsanız şiddetle “Ustaların Çağ’ı” programını tavsiye ederim.

Okumaya devam et “Az Bilmek İçin Çok Okumak Gerekir”

Yoğun Bir Hafta Daha Geçti

Geçen hafta işten ve koşudan başka hiçbir şeyle ilgilenmek istemediğim bir hafta oldu. Ay sonu münasebetiyle iş yerinde yapılacak işler artmıştı. Mübarek Ramazan ayının gelişi de ayrı bir telaş yarattı. İş arkadaşlarımızdan biri de eksik olunca, gündüzleri hiç durmadan yapılacak işlerle ilgilendik.

Alışık olmadığım bir yorgunluk ve tükenmişlik hali yaşıyorum. Fiziksel yorgunluktan ziyade zihin yorgunluğu yaşadığımı söylersem daha doğru olur. Bu durum akşamları dışarı çıkmama engel oldu ve geceleri eve kapandım.

Okumaya devam et “Yoğun Bir Hafta Daha Geçti”

Kocaeli Cumhuriyet Koşusu 2018

Her yıl ülkemizin birçok yerinde Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin bir bölümü olarak, o haftanın pazar günü, Cumhuriyet Koşusu yapılır. Bu koşulardan bize en yakını Kocaeli Belediyesi tarafından İzmit’te düzenleniyor. Biz de bu günün önem ve hassasiyetine istinaden bu koşuya katılmak istedik.

Yalnız çok yorgundum, gerçek anlamda yorgundum. Gücüm o kadar azdı ki bir yerden bir yere gitmek için iki kere düşünmem gerekiyordu. Haftalar süren antrenmanların ardından, Kapadokya Ultra Patika yarışında 63K’lık parkurda koşmuştum. Sekiz saatin altında bitirmek için çok çabalamıştım ama malesef on dakikalık bir sapmayla bitirebilmiştim. Hedefim tutmamıştı ve tüm gücümü kullanmıştım.

Okumaya devam et “Kocaeli Cumhuriyet Koşusu 2018”