İznik Ultra Derbent Patika Koşusu 25K 2024

Geçen yıl Ramazan ayına denk geldiği için İznik Ultra’ya katılamadım. Şayet katılmış olsaydım büyük ihtimalle daha uzun bir mesafe koşmaya çalışırdım. Bu yıl ise yarış mesafelerine bakış açım değişti. Kısa ve daha hızlı koşabileceğim mesafelere katılmaya karar verdim. Önce Antalya’da 21K, sonra İznik’te 25K ve ardından İstanbul’da yine 21K koştum. Antalya’da en iyi süremi elde edemedim ama istediğim gibi bir yarış koşabilmiştim. Bu motivasyonla İznik 25K parkurunda önceki yıldan daha iyi bir süre elde etmeye çalıştım ve beklediğimden daha iyi bir süre koşabildim. Herhangi bir kürsü başarısı elde edemedim ama yarışın başından sonuna kadar mücadelemi sürdürebildim. Bu sebeple bu yarışı hayatım boyunca koştuğum en iyi yarışlar arasına yazıyorum…

Yarış önceki yılların aksine bu yıl pazar günü erken bir saatte koşuldu. Cumartesi öğleden sonra yerine pazar sabahı koşulması çok işimize geldi doğrusu. Zira sabah erkenden gelip yarışı koşabilmek büyük bir rahatlıktı benim için. Yaşadığım şehirden İznik’e ulaşması bir saat kadar bir zaman alıyor. Dolayısıyla İznik’te konaklamak zorunda kalmadım. Sadece yarış numaramı alabilmek için bir saat kadar erken gelmem yeterli oldu.

Erken bir saat olduğu için o saatte açık bir çorbacıya uğradık. Mercimek çorbası ve iki dilim ekmek yedim. Sabah için beslenmem bundan ibaret oldu. Zaten yarış saatine daha çok vardı ve bu sebepten çorbanın bir problem çıkarmayacağını düşünüyordum. Tabii daha önce de bu şekilde beslenip yarış koştuğum için bunu tecrübe etmişliğim vardı. İçim rahattı. Midemi rahatsız etmeyeceğini biliyordum. Gerçekten de iyi geldi ve bir problem yaşamadım.

Cumartesi günü yurt çapında sağanak yağmur vardı. Cumartesi koşanlar zaman zaman fırtınaya maruz kalmışlar. Fakat pazar günü harika bir hava vardı. Yağmurdan sonra her yer yıkanmışçasına parlıyordu. Hava temizlenmiş ve tazelenmişti. Güneş bazen kendini gösterir gibi oluyordu ama daha çok bulutların arkasından parlıyordu. Zeminin çamur olmasından korkuyordum ama uzun süre havaların sıcak geçmesi toprağı kavurmuş demekki ki yağmur suyunu hemen emmiş. Neredeyse hiç çamurlu bir yer görmedim. Parkurun büyük bir bölümünde toprak yumuşak ama dağılmayacak kadar da sertti.

Numaralarımızı aldıktan sonra yarışın başlayacağı Derbent köyüne geçtik. Yarışmacılar kısa bir süre içinde köyün küçük meydanını doldurdu. Başlangıca yarım saat kala ısınmak için hafif tempo koşmaya başladım. Birkaç arkadaşım da bana eşlik etti. Köyün insanları da meydandaki kalabalığa eşlik etmek için toplanmaya başladı. Misafirperverliklerinin bir göstergesi olarak, başlangıç çizgisinde bizlere eşlik ettiler.

Yarış zamanı geldiğinde, organizasyon yetkilileri kısa bir konuşma yaptılar. Bizler de köy halkına teşekkürlerimizi iletip yerlerimizi aldık. Daha önce burada koştuğum için parkuru biliyordum. İlk dört kilometre boyunca köy içinde turlayacak ve ardından yokuş aşağı koşmaya başlayacaktık. İlk dört kilometre hafif hafif bir yokuş çıkıyorsunuz. Şayet hızlı gitmeyi düşünüyorsanız bu ilk dört kilometereyi hızlı geçmeye çalışmalısınız. Temkinli ilerlemek istiyorsanız, bu bölümü nabzınızı çok yükseltmeden sakince geçmelisiniz. Ben hızlı gitmeye karar vermiştim. Koşu başlar başlamaz ilk gurubun arkasına takıldım.

İznik Ultra Derbent Patika Koşusu 25K 2024 Yarış Rotası

Daha hızlı koşucular hemen arayı açtı. Hızlıydım ama kendimi paralamadan olabildiğince hızlı peşlerinden gittim. Nabzım çok yükseldi ama buraya bunun için gelmiştim ve parkurun tamamına yetecek gücümün olduğuna inancım tamdı. Bu sebeple yavaşlamadım ve bedenimin hızımı belirlemesine izin verdim.

Köy içinde bir tur atıp başlangıç alanına döndükten sonra yokuş aşağı hızımı korumaya devam ettim. Bu esnada daha temkinli gitmeye karar veren birkaç koşucuyu geçmeyi başardım. Ben de yarışın sonunda hızımı kaybetmekten korkmuyor değildim elbet ama o esnada aklımdaki tek şey önümdeki ve arkamdaki koşucuların alt geçidi kullanmadan yola çıkıp çıkmayacaklarıydı. Bu alt geçit sinir bozucu bir yer. Koşucuları alt geçide yönlendirip rotaya döndürüyorlar. Olması gereken de bu ama bazı koşucular önceki yıl buna aldırış etmeyip doğrudan akan trafiğin içine atlayıp yola çıkmışlardı. Bu sebeple en az 200 metre önüme geçmişlerdi. “200 metre bir şey değil” diyebilirsiniz ama dediğim gibi sinir bozucu oluyor. Neyseki bu yıl bu hareketi yapan birine rastlamadım. Bu beni psikolojik olarak çok rahatlattı.

Yolun sonraki kısmında orman yoluna ve oradan da patikaya geçtik. Ağaçların içinde kaybolup gittiğimiz bu bölümden sonra artık kimsenin kimseyi geçmesi mümkün değilmiş gibiydi. Herkes kendi yerini bulmuş ilerliyordu. Ben hızlandıkça önümdeki koşucu da hızlanıyor, önümdeki yavaşlayınca mecburen ben de yavaşlıyordum. Bu şekilde uzun bir süre koştuktan sonra önümdeki birkaç koşucuyu geçmeyi başardım. Genelde yokuş çıkarken geçtiğim insanlar daha sonra inerken beni geçiyordu. Önceki yıllardan tecrübe ettiğim kadarıyla buradaki inişler göründüğünden daha sert. Bu sebeple bacaklarımı son on kilometredeki düzlüğe saklamaya çalıştım. Doğru bir stratejiymiş.

Son on kilometreye girmeden hemen önceki son inişte hızlanarak arkamdakilerle aramı açtım. Düzlüğe indikten sonra tek hedefim hızımı koruyabilmek oldu. Zira gittikçe yavaşlayacağımdan endişeliydim. “Bacaklarımı ne kadar saklayabilmiştim” ve “enerjim ne kadar yeterli gelecekti” bilmiyordum.

İlk enerji jelimi 8. kilometrede tüketmiştim. ikinci enerji jelini de 16. kilometrede tükettim. Ardından içebildiğim kadar su içip mataramı bel çantama kaldırdım. Bu noktadan sonra beslenmeyecek veya su içmeyecektim. Vakit kaybetmek istemediğim için bir sonraki kontrol noktasında durmadan geçmeyi planlıyordum.

Son kontrol noktasından geçtikten sonra zeytin bahçelerinin arasına girdik. Buradan sonra enerjimin yerinde olduğunu ve su ihtiyacımın olmadığını söyleyebilirim. Planım bu saate kadar işlemişti. Daha fazla hızlanmam mümkün olmuyordu ama bu şekilde devam edersem hızımı son kilometreye kadar koruyabileceğimi öngörüyordum. Hızımı korumak daha mantıklı geldi.

Ne önümde ne de arkamda kimseyle karşılaşmadan son iki kilometereye kadar koştum. Nihayetinde çok uzakta bir koşucu göründü. Kendime onu yakalayıp geçme hedefi koydum. Son kilometreler olduğu için o da ben de olabildiğince hızlı koşuyorduk. Belki yavaşlarsa onu geçerim diyerek hızımı korudum. Önümdeki koşucu Lefke Kapıdan geçtiğinde sadece 50 metre arkasındaydım. Önümüzde 400 metre kadar yol kaldığını düşünerek son gücümle depara kalktım.

Koştukça koşuyor ve kendimi zorladıkça zorluyordum ama aramızdaki mesafe bir türlü azalmıyordu. Anlaşılan o ki o da bitiş çizgisini görünce depara kalkmıştı. Son 30-40 metre kalana kadar zorlamayı sürdürdüm ama gördüm ki bunun bir faydası olmuyordu. Bu sebeple o bitiş çizgisinden geçerken ben de yavaşlayarak yarışı bitirdim.

Önümdeki koşucuyu yakalayamadım. Aramızda 10 saniye fark vardı. O yaş gurubunda 3. ben de 4. oldum. Yani kıl payı kürsüye çıkma şansını kaçırmış oldum. Tabii olarak bu duruma biraz üzüldüm ama önümdeki koşucunun hakkıyla koştuğuna ve beni hakkıyla geçtiğine kendi gözlerimle şahittim. Acabası vesaire yoktu. Elimden geleni yaptım ama o gün benden daha hızlı biri vardı önümde…

Posted in

“İznik Ultra Derbent Patika Koşusu 25K 2024” için bir cevap

  1. İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu 21K 2024 | Sedat Kurtuluş Avatar

    […] sene hava yağışlıydı ve sadece bir hafta önce İznik’te 25K koşmuştum. Bu bağlamda yarışa büyük umutlarla gelmemiştim. Fakat bir şekilde yarışın […]

    Beğen

İş Bankası İstanbul Yarı Maratonu 21K 2024 | Sedat Kurtuluş için bir cevap yazın Cevabı iptal et