Sedat Kurtuluş
Kişisel Bloğu
Etiket: Arkadaşlar
-

Nisan ayı çok yorucu geçti. Ramazan Bayramı’nın hareketli günleri geçer geçmez bir maraton ve ondan iki hafta sonraysa İznik’te 25K koştum. Bu iki yarışın ardından oldukça tükenmiş hissediyordum. Özellikle İznik’te kendimi çok zorlamıştım. Toparlanmak için yeteri kadar sürem olmadı. Sadece bir hafta sonra İstanbul Yarı Maratonu’nun zamanı gelmişti. Tabii ister istemez bu yarışta iyi bir…
-

Bu yarışta koşup koşamayacağım son ana kadar belli değildi. O kadar çok insan bu yarışa katılmak istiyor ki kayıtları dakikalar içinde tükeniyor. Bence bu ülkemiz tarihinde daha önce görülmemiş bir şey. Sınırlı sayıda koşucu için yer var ve siz de bu yarışa katılabilmek için bilgisayar başında kayıtların açılmasını bekliyorsunuz. Yani benim için yarış kayıt esnasında…
-

Yıllardır aksatmadan koştuğum nadir yarışlardan biridir İstanbul Yarı Maratonu. Yaşadığım yere yakın olması ve bu sebepten günü birlik gelip dönebiliyor olmam büyük bir avantaj. Tabii tek sebebi bu değil. Bu yarış gerçek anlamda Türkiye’deki en iyi organizasyonlardan biri. Yapıldığı organizasyon alanının konumu ve koşulduğu parkuru neredeyse mükemmel. Hatta daha iyisi yapılana kadar en iyisi demek…
-

Samsun Yarı Maratonu, geçen yıl koştuğum ama henüz anlatmaya fırsat bulamadığım yarışlardan biri. Biraz üşengeçlik ve biraz isteksizlik yüzünden yazmayı erteleye erteleye bugüne geldim. Önümüzdeki hafta bu yılki edisyonu koşulacak. Ben de ilk defa koşacaklara yardımcı bir kaynak olur umuduyla bu yarışı yazmaya karar verdim… Geçen yıl kış mevsimi uzun sürmüştü. Bahar ayları olması gerekenden…
-

Bugün alışılmışın dışında bir yarış koştum. Aslında bir yarış demek biraz tuhaf. Omurilik felci araştırmalarına yardım toplamak amacıyla düzenlenen bir koşu etkinliği. Koşamayanlar için koşuluyor. Dünyanın her yerinde aynı anda binlerce insan koşmaya başlıyor. Amaç sadece bu organizasyona iştirak etmek ama daha hızlı koşanlar diğerlerinden daha uzun mesafeler koşabildiği için bir tür yarış olarak görebilirsiniz.…
-

Bu sefer ki yarış bir antrenman yarışıydı. Katıldığım bir yarışı gerçek anlamda antrenman maksadıyla koşmayı sonunda başardım. Bu benim için çok büyük bir adım oldu. Beni tanıyanlar bilir; antrenman niyetiyle gittiğim yarışlarda ya en iyi süremi elde etmişimdir ya da kendimi harap edip hazırlandığım yarışı sabote etmişimdir. Kalabalığın coşkusuyla amacını unutup, “saldım çayıra mevlâ’m kayıra”…
-

Eskişehir, yaşadığım şehre yakın bir il. Sakarya’da yaşıyorum. Bu mesafelerdeki yarışlara daha kolay ulaşabiliyor olmam benim için bir tercih sebebi. Lakin Eskişehir Yarı Maratonu, bir yarışı tercih etmemem için gerekli tüm şartlara sahip! Öncelikle çok sıcak bir zamanda yapılıyor. Ülkemizin en yüksek sıcaklık değerlerine ulaştığı Ağustos ayı sonunda. Sonrasında cumartesi günü yapılması kararlaştırılmış. Bu durum…
-

Geçen hafta sonunda, hedefimi tutturamadığım diğer birçok yarışımdan birini daha koştum. Her ne kadar iyi hazırlanmış olsanız da, yarış sabahı veya yarış esnasında her şey değişebiliyor. Doğru zamanda, doğru yerde olmak ve doğru hamleyi yapmak gerekiyor. Bunu bilerek motivasyonunuzu koruyor ve koşmaya devam edebiliyorsunuz. Her yarış ayrı bir tecrübe kazandırıyor insana. Genelde yaşadıklarınıza şaşırmıyor ama…
-

Türkiye’nin en iyi yarı maraton parkuru. Sıfıra yakın irtifa kazanımı, mükemmel asfaltlanmış yolu, şehir içi ulaşım kolaylığı, ideal hava şartları ve iyi çalışan organizasyonu ile şu ana kadar koştuğum en iyi parkur burasıydı. Trabzon’da ilk defa koşacağım için parkuru bilmiyordum. İki “U” dönüşü olması parkurun zor olacağı ön yargısına varmama sebep olmuştu. Hep dinlediğimiz, eski…
-

Geçtiğimiz pazar günü, İstanbul Yarı Maratonu’nda koştum. Ruth Chepngetich, Kadınlar Dünya Yarı Maratonu Rekoru’nu kırarken, ben de kendi rekorumu kırma peşindeydim. O gün farklı hissettiğim bir gündü. Yenikapı’da bize ayrılan toplanma alanına girdiğimde, kendimi hiç olmadığım kadar iyi hissediyordum. Sakarya’dan İstanbul’a, iki saatlik araba yolculuğunun ardından otopark bulmak için biraz uğraşmış olsak da pek strese…