Bazıları bana öğretmen gibi konuştuğumu söyler; açık, net ve anlaşılır. Bu, işim icabı edindiğim bir özellik. İşletmeci olduğum için tam olarak anlaşılma ihtiyacı hissediyorum veya bir anlaşma yapmak gerektiğinde yanlış anlaşılmaya mahal vermemem gerekiyor. Bu sebeble mecazi anlamda bir şey söylemem, duyduğunuz şey tam olarak söylediğim şeydir. Ayrıca, konuştuğum insanla mesafemi her şartta korurum. İşte bu da beni konuşmasının içine duygusunu karıştırmayan biri yapıyor.
(daha…)Sedat Kurtuluş
Kişisel Bloğu
-

-

Geçen akşam bloğum için “Hakkımda” sayfası hazırladım. Her ne kadar kendimden çok düşüncelerimi ve tecrübelerimi paylaşmak istiyor olsamda bu yazıları kimin yazdığını bilmek isteyen çıkabilir. Bu durumda doğal olarak yaşadığım eski bir olaydan da bahsetmeden geçemedim. Lise yıllarındayken katıldığım ve sonuncu olduğum kros müsabakasından bahsetmiştim. Benim için önemli bir tecrübeydi, koşuya daha sıkı sarılmamı ve her şartta yarışa tutunabilmeyi öğrenmiştim. Yıllar önce katıldığım bu yarışın raporunu yazmaya, yirmi beş yıl sonra hatırladığım kadarıyla anlatmaya karar verdim. O zamanki duygularımı ve hissettiklerimi ne derece hatırlayabilirim bilemiyorum ama yine de denemeye değer.
(daha…) -

Koşu sporunda en güçlü motivasyon kaynaklarından biri de kendinize bir hedef belirlemektir. Bu sebeple temmuz ayının sonuna kadar olan ve katılmak istediğim yarışlara kaydımı yapmış, sonrakileri de planlamış durumdayım. Hangi yarışlarda olacağımı merak ediyorsanız “Yarışlarım” sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
“Gideceğin yer belli değilse, hiçbir zaman bir yere varmış olamazsın.”
İyi yada kötü bir hedefinizin olması, bu doğrultuda çalışmanıza ve gelişmenize fayda sağlar. Psikolojik olarak kendinizi hazırlar ve bu uğurda yılmadan çalışmaya devam edersiniz. Her rüzgarda amaçsızca sağa sola savrulan bir yaprak gibi vakit kaybetmez ve tam olarak istediğiniz noktaya en kısa yoldan ulaşırsınız.
(daha…) -

Yarışların ardından toparlanma diye tabir ettiğimiz bir dönem vardır. Hırpalanan vücudun kendini yenilemesi için bir süre tanırız. Aslında çoğu zaman canınız birkaç gün koşmak da istemez, yürürken canınız yanar, oturup kalkmak problemdir. Bacak kaslarınızda önemli ölçüde yıkım dahi oluşabilir. Bu sebeple tekrar koşmaya başlamadan önce bir süre dinlenmek, koşuya çıkacaksanız da ağırdan almak gerek.
(daha…) -

Son bir haftadır değişmeyen hava durumu tahminleri tutmadı. Beklenenin aksine sabah yağmur yağmadı, rüzgar yok denecek kadar azdı ve güneş sadece kısa bir süre yakıcı tarafını gösterdi. Çok güzel bir günde Antalya’nın harika parkurunda maraton koştum.
3 Saat 25 dakika ile en iyi maraton derecemi elde ettim. Hedefim aslında beş dakika daha da iyi koşabilmekti fakat yokuşlarda biraz fazla efor sarfedince daha güvenli bir hıza inmek durumunda kaldım. Yarışın genelini tehlikeye atmamayı daha önce tecrübe etmiştim. Beş dakikayı bilerek feda edip yarışın genelini kurtardığıma inanıyorum.
(daha…) -

Cuma günü gece yarısından sonra iki arkadaşımla beraber Antalya’ya geldik. Bütün gece yoldaydık. En fazla iki saat uyumuşumdur. Şansımıza güneşli ve güzel bir gün olunca yorgunluğu unutup günü gezerek geçirdik. Lakin stratejik bir hata yapmış olabiliriz, bunu yarın öğreneceğiz.
(daha…) -

Sosyal medya kavramının hayatımıza girdiği ilk yıllarda, internet kullanıcı sayısı az ve kaliteli içerik oluşturma çabası vardı. Bu zamanlarda yazdığınız veya paylaştığınız bir şey ilgi görür ve meraklısına ulaşırdı.
Daha fazla insan sosyal medyada paylaşım yapmaya başladıktan sonra kendi kendinize konuşuyormuşsunuz gibi bir his oluşmaya başladı. Paylaştıklarınız daha az insan tarafından görülüyor ve meraklısı olmayan kişilere ulaşıyordu. Herkesin ortalama onlarca insanı takip ettiğini düşünürsek her paylaşımın görülme şansı da iyiden iyiye azalmıştı. Paylaşılan nesnelerin adedi çoğaldıkça, yetişmek için daha çok çabalamaya ve daha çok vakit harcamaya başlamıştık.
(daha…)