Yazar: Sedat Kurtulus

  • Hastaydım Ama Antrenmanlara Devam Ettim

    Geçen pazar günü boğazımda bir gariplik hissetmeye başlamıştım. Umursamadan haftanın uzun koşusunu tamamladım. İyice bitkin düşmüş olsam gerek ki ertesi güne hastalanmış bir şekilde uyandım. Boğazım şişmiş ve sinüslerim tamamen tıkanmıştı. Henüz ateşim çıkmamış ve öksürük başlamamıştı. Yorgundum ama yatağa düşecek halde de değildim. Böyle durumlarda abartmayıp bir adım geri atmayı daha doğru buluyorum. Pazartesi…

  • Runfire Salt Lake Ultra Trail 42K 2018

    Bu yarıştan ilk kez nasıl haberim olduğunu hatırlamıyorum. Muhtemelen yarış takvimlerinden birinde dikkatimi çekmiştir. Tuz Gölü’nün kurumuş havzasında Temmuz sıcağında koşmak, uçsuz bucaksızmış gibi görünen beyazlıkta kendini kaybetmek fikri o zamanlar bana bilim kurgu kitaplarından alınmış bir sahne gibi gelmişti. Yeterli antrenman birikimim olmadığından “Bir gün bu yarışı da koşmak lazım.” diyerek bu fikri aklımın…

  • Az Bilmek İçin Çok Okumak Gerekir

    Birkaç gün önce YouTube’de bir kitap söyleşisi izledim. “Galip Çağ ile Ustaların Çağ’ı” programının bu bölümdeki konusu Kemal Tahir’in Kurt Kanunu isimli eseriydi. Her zamanki gibi çok hoş ve dolu bir sohbet oldu. Sohbetin bir yerinde Galip Çağ, Peyami Safa’nın “Az bilmek için çok okumak gerekir.” sözünü hatırlattı. Bu sözü unutmamak için bloğuma yazmaya karar…

  • Yoğun Bir Hafta Daha Geçti

    Geçen hafta işten ve koşudan başka hiçbir şeyle ilgilenmek istemediğim bir hafta oldu. Ay sonu münasebetiyle iş yerinde yapılacak işler artmıştı. Mübarek Ramazan ayının gelişi de ayrı bir telaş yarattı. İş arkadaşlarımızdan biri de eksik olunca, gündüzleri hiç durmadan yapılacak işlerle ilgilendik. Alışık olmadığım bir yorgunluk ve tükenmişlik hali yaşıyorum. Fiziksel yorgunluktan ziyade zihin yorgunluğu…

  • Kocaeli Cumhuriyet Koşusu 2018

    Her yıl ülkemizin birçok yerinde Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin bir bölümü olarak, o haftanın pazar günü, Cumhuriyet Koşusu yapılır. Bu koşulardan bize en yakını Kocaeli Belediyesi tarafından İzmit’te düzenleniyor. Biz de bu günün önem ve hassasiyetine istinaden bu koşuya katılmak istedik. Yalnız çok yorgundum, gerçek anlamda yorgundum. Gücüm o kadar azdı ki bir yerden bir yere…

  • Bu Hafta İyice Dinlendim

    Nisan ayının ikinci haftasında başlayan koşuşturma, bu hafta başında nihayet bitmişti. İş yerinde yapılması gerekenler ve hayatıma dair ertelediğim mevzular sıraya girmişti. Haftaya yaydığım bir planla, bekleyen her şeyi sonuçlandırdım. “Hiç mi ters giden bir şey olmadı?” derseniz; önemli ve zamanı geldiğinde çözümlenmeyecek hiçbir şey olmadı. Bir taraftan da bu haftayı, birkaç hafif koşuyla geçip…

  • Her Şey Yolunda Ve Raporum Hazır

    Geçen hafta, alışılagelmiş rutinimin dışında geçti. Günde ortalama kırk bin adım atarak bacaklarımı bir süreliğine kullanılamaz hale getirdim. Bunun sebebi maraton koşmuş olmam değil, sonrasında dinlenmem gerekirken her gün neredeyse bir maraton mesafesi yürümüş olmamdır. Hal böyle olunca toparlanmam uzun sürecek gibi. Hafta sonu Paris Maratonu Yarış Raporu‘mu tamamlayıp yayınladım. Raporu yarış günü yazmaya başladığımdan,…

  • Banksy Ve Amélie Sevdasına Ayaklarım Şişti

    Artık müze gezmeyi bıraktığım için erken kalmama gerek yoktu. Ayaklarım dün fena hale geldiğinden uzun bir uyku çekip toparlanayım dedim. Buraların havasından mıdır bilemem yine erken kalktım ve istesem de uyuyamadım. Hal böyle olunca programımın güzergahını biraz değiştirip sabah ilk iş bir Banksy sokak resmini aramaya gittim. Bu sefer ki çok özel bir çalışmaydı; Fransa’da…

  • Eyfel Kulesi Ve Hotel Des Invalides

    Bu sabah biraz ağırdan aldım. Bacaklarım bu tempoya ayak uyduramaz hale gelmişti. Toparlanmak için biraz fazla uyudum ve otelden her zamankinden daha geç çıktım. İlk hedefim ABD’deki Özgürlük Heykelinin benzerini ziyaret etmekti. Bu heykel bildiğimiz heykeli yapan heykeltraşın diğer bir eseri. Sadece ebat olarak daha ufak. Hatta Dorsay Müzesinde aynı heykelin bir boy daha küçüğü…

  • Louvre Müzesinden Notre Dame Katedraline

    Güzel bir güne uyandım. Neredeyse dün koşmamış gibiydim, ne bir ağrı ne bir sızı hissetmiyordum. Keyfim ve enerjim yerindeydi. Güne bu şekilde başlamak bende rahatlık ve mutluluk yarattı. Önümüzdeki birkaç gün Paris’i gezmek istiyordum. Bedenim gezmeyi kaldıramayacak olsaydı, keyfim kaçardı doğrusu. Izdırap çeke çeke dahi olsa en azından birkaç önemli yeri görmeden dönmezdim ya neyse.…