Sedat Kurtuluş
Kişisel Bloğu
Kategori: Günlük
Hayatımın akışı içinde yaşadıklarım, hayallerim ve hedeflerim üzerine.
-

Sabah erkenden kalkıp kahvaltımı yaptım ve çıktım. Bugünkü planım Versay Sarayını ve dönüşte de La Défense noktasını gezmekti. Her iki yer de şehre uzak olduğu için vakit yolda gidip gelirken geçer ve ben de tek bir noktada gezinirsem çok yorulmamış olurum diye düşündüm. Bir aktarma yapıp Versay trenine bindim. Yaklaşık bir saat sonra istasyona vardık.…
-

04:55 Sanırım uçağı kaçırmaktan korktuğumdan olsa gerek, telefonumun alarmı çalmadan uyandım. Daha fazla uyumaya çalışmak saçma olacaktı. Ben de kalkıp yavaş yavaş hazırlandım. Çantam hazırdı, hemen alıp çıkabilirdim ama oyalandım işte. Odanın içinde bir baştan bir başa dolanıp durdum. 06:00 Havaalanı transferi için otelin lobisindeyim. Benimle beraber bir minibüs dolusu insan da var. On dakika…
-

İnsanın olumsuzluklara adaptasyonu muhteşem. Bazen ben bile kendime şaşıyorum. Sabah uyandığımda dünkü halimden eser yoktu. Sıcak bir duş ve ardından iyi bir uyku toparlanmama yetti. Gerçi sabah, toparlanmış olduğuma inanmıyordum ama gün içindeki canlılığıma bakınca ister istemez bunu kabullendim. Hatta ikindi vakti bir fırsat oluşunca kısa bir koşuya dahi çıktım. Öyle bir yer keşfettim ki…
-

Bugün, neredeyse bitti sayılır. Dün gece uyumadım. Gece olup yatağa girmedi mi insan, psikolojik olarak günü tamamlayamıyor. Öğlen saatine kadar kendimi iyi hissediyordum, uykusuzluk problem yaratmamıştı ama öğlen yemeğinden sonra bir saatliğine de olsa kaçıp biraz dinlenmek zorunda kaldım. Eskisi gibi günü hiç uyumadan geçirmek artık mümkün olmuyor. Şu an itibariyle işim bitmiş ve dinlenmeye…
-

Bu hafta sonu Paris’te düzenlenecek olan maratona katılacağım. Bu yarışa katılmayı uzun zamandır planlıyordum. Antalya maratonu dahi bu yarışın hazırlığı niyetiyleydi ama hesaplar her zaman çarşıya uymayabiliyor. Şu anki kondisyonuma bakacak olursam, maraton süremi bir kademe daha iyileştirmem mümkün gibi görünüyor ama yeterince toparlanabildim mi bunu bilemiyorum. Hafta sonu bunu hep beraber göreceğiz. Ama öncesinde…
-

Geçen ay blog yazmaya başladığımda bu işe ne kadar bir zaman ayıracağımı kestiremiyordum. Uzun zamandır yazmıyordum, yazmak zor gelebilirdi ve belki de bir iki yazı sonunda sıkılabilirdim. Ama bir ayın sonunda bu işe devam etmek istediğime karar verdim. Periyodik olarak yazmayacağım, zaten en başından planım istediğim zaman yazmaktı ama en azından haftada bir kez yazabileceğimi…
-

Yıllar önce Akıllı Bisiklet Kiralama Sistemlerini ilk duyduğumda bunun benim için ne kadar kullanışlı olabileceğini hayal edip durmuştum. Evden işe bisikletle gidip gelmişliğim çoktur. Yaşadığım şehir Sakarya, buna çok müsait. Tamamen düz ve trafikten korunabileceğiniz ara sokakları mevcut. Neredeyse hiç ana caddeye çıkmadan evimden işime gidebiliyorum. Hatta bazı yerlerde parkların içinden dahi geçtiğim oluyor.
-

Dün bacağımdaki ağrının beni endişelendirdiğinden bahsetmiştim. Bu halde uzun bir koşu yapmak beni düşündürüyordu. Otuz kilometrelik, çok da hafif olmaması gereken bir koşuda, bacağımın kötüleşmesini istemiyordum. Neyse ki sıkıntı büyümeden antrenmanı tamamlayabildim. Sabah 07:00’ye doğru koşu grubumuzla buluşup beraber koşacaktık. Ben biraz daha erken çıkıp buluşacağımız yere hafif bir hızda koşarak gittim. Yaşadığım eve aşağı…
-

Antrenmanlarımı ciddiye alıyorum ve planlı çalışmaya gayret gösteriyorum. Yavaş ilerliyorum ama şu zamana kadar ilerlemeyi sürdürdüğüm için kendimi doğru yolda görüyorum. Aklımın bir köşesinde her zaman “dikkat et sakatlanma” şeklinde bir uyarı mesajı durur. Ama yarış günü geldiğinde zihnimi boşaltıp, her ne pahasına olursa olsun koşarım. Üç hafta önce de aynen böyle yaptım, hiçbir şey…
-

İnsan, yaşlandıkça veya en azından hayat çarkına girdikten sonra ister istemez eski arkadaşlarını kaybediyor. Sanırım geriye sadece çok sıkı bağlar kurabildiğiniz insanlar kalıyor. Yine de kimlerle uzun yıllar görüşmeye devam edeceğinizi ya da edemeyeceğinizi zaman gösteriyor. Yaşadığınız bölgelerin uzaklığı, değişen öncelikler ve değişen ilgi odakları zaman içinde arkadaşlarınızı bir bir elekten geçiriyor. O en yakın…