Sedat Kurtuluş
Kişisel Bloğu
Etiket: Türkçe
-

Uzun süren bir kış mevsiminin ardından yaza Samsun’da bir yarışla merhaba demiştim. Dolu dolu bir yaz mevsimi geçti. Bol bol yarış koştuğum ve her fırsatta yeni yerler gördüğüm harika bir yaz geçirdim. İşlerim yoğundu ama yarışları bahane ederek neredeyse her ay farklı bir yere gidebildim. Tabii ki zaman geçiyor ve yaz mevsiminin avucumuzun içinden kayıp…
-

Kasım ayı itibariyle dört ay sürecek bir maraton programına başlamıştım. Niyetim mart ayının ilk haftasında Antalya Maratonu’nda koşmaktı. Bu antrenman dönemi kış aylarına denk geldiği için herhangi bir antrenman yarışı planlamıyordum. Kış aylarında zaten pek fazla yol yarışı da yapılmıyor. Ben de bu sayede tüm enerjimi antrenman yapmaya harcayabiliyorum. Fakat bu yıl farklı bir gelişme…
-

Cumartesi sabahı bir çadırda uyandım. Hava çok soğumuştu ve bütün gece üşümüştüm. Acilen lavaboya gitmem gerekti. Kafa lambamı takıp, çadırı aydınlattım. Çıkış bölümünün fermuarını santim santim açmaya başladım. Çevremdeki insanları rahatsız etmemeye çalışıyordum ama kesik kesik çıkan ses birilerini daha fazla tedirgin edecekti. Sanki gizli bir iş yapılıyormuş ve ses çıkarmak istenmiyormuş gibi. Fermuarı makul…
-

Koşma bahanesiyle gezdiğim yerlere bir yenisini daha ekledim. Sadece kış mevsiminde birkaç kez gördüğüm Uludağ’ı. Yaz mevsiminde günlük güneşlik bir günde de görebilme şansım oldu. Dağın birçok yerine sadece yaz mevsiminde gidilebileceğini de hesaba katacak olursak. Benim için son derece çekici bir yarış olduğunu söyleyebilirim. Bu yıl dördüncü kez düzenlenen bu organizasyona çeşitli sebeplerden dolayı…
-

Unutulamayacak kadar kıymetli olduğu için bazı hikayelerin mutlaka yazıya dökülmesi lazım. Kayıt altına alınmalı ve sonsuza dek hatırlanmalı. Benim için bu yılki Sapanca Ultra‘nın hikayesini anlatmak bu kadar önemli. “Hadi, bir iki cümleyle özetle şu yarışı.” deseniz; “Her şey, her zaman, her yerde!” demek isterdim. Çünkü her duyguyu dolu dolu yaşadığım bir yarış oldu. Heyecanlandım,…
-

Kendimi çok hırpalamışım. Zaman zaman sağ dizimin ağrısı uykumdan uyandıracak kadar artıyor. Bazen de farklı farklı kasların kasılarak canımı yaktığı oluyor. Nasıl oldu da bu hale geldim diye düşünüyorum. Hâlbuki en iyi süremden de on dakika yavaş koştum. Antrenman eksikliği olduğunu sanmıyorum. Her zamanki rutin programımla hazırlandım. Hava şartları veya parkurun da olumsuz bir etkisi…
-

Son yazdığımdan bu yana dört yarış koştum. Bu yarışlarla ilgili henüz bir şey yazmadım. Ne zaman yazmaya başlasam yarım bıraktım. Bir şekilde devam etmemi sağlayacak motivasyonu bulamadım. Yakın zamanda bu yarışları da anlatacağım ama şimdiden pek istediğim gibi gitmediklerini söyleyebilirim. Ağustos’ta Eskişehir Yarı Maratonu’nu koştum. Sadece antrenman yarışıydı ve o niyetle de koştum. Fakat hava…
-

Bu yarışın, güneş’in altında ve kavurucu sıcaklarda yapılacağına kesin gözüyle bakıyordum. Çünkü son haftalarda hava sıcaklığı sürekli yükseliyordu. Koşmak her geçen gün zorlaşmaya başlamıştı. Bu sebeple, sıcağa adapte olabilmek için her fırsatı değerlendirdim. Son hafta, hava durumu hızla değişti. Sürekli yağmur yağıyor ve hava soğuyordu. Bu sefer de sağanak yağmur altında koşacağımıza emin olmaya başlamıştım.…
-

Geçen ay birkaç haftalığına antrenman yapmayı bırakmıştım. Yıllar geçtikçe yılda bir ya da iki kez ara verme ihtiyacı hissetmeye başladım. Bu şekilde bir süreliğine antrenman yapmayı tamamen bırakmak, yıl içinde olumlu yönde kazanım elde etmeme sebep oluyor. Tabii eskiden buna ihtiyaç duymazdım, şimdilerde mecburiyet halini aldı. Ciddi anlamda kondisyon kaybına uğramış olsam da geri dönüşümde…
-

Türkiye’nin en iyi yarı maraton parkuru. Sıfıra yakın irtifa kazanımı, mükemmel asfaltlanmış yolu, şehir içi ulaşım kolaylığı, ideal hava şartları ve iyi çalışan organizasyonu ile şu ana kadar koştuğum en iyi parkur burasıydı. Trabzon’da ilk defa koşacağım için parkuru bilmiyordum. İki “U” dönüşü olması parkurun zor olacağı ön yargısına varmama sebep olmuştu. Hep dinlediğimiz, eski…