Cumartesi sabahı bir çadırda uyandım. Hava çok soğumuştu ve bütün gece üşümüştüm. Acilen lavaboya gitmem gerekti. Kafa lambamı takıp, çadırı aydınlattım. Çıkış bölümünün fermuarını santim santim açmaya başladım. Çevremdeki insanları rahatsız etmemeye çalışıyordum ama kesik kesik çıkan ses birilerini daha fazla tedirgin edecekti. Sanki gizli bir iş yapılıyormuş ve ses çıkarmak istenmiyormuş gibi. Fermuarı makul bir hızda açıp çadırdan çıktım.
Bir gece önce çevre aydınlatması çalışıyor ve her yeri az çok aydınlatıyordu. Şimdiyse tüm aydınlatmalar kapalıydı. Ormanlık alanda bir sis tabakası usulca süzülüyordu. Kafa lambamın ışığı karanlık ve sis tarafından yutuluyordu sanki. Başımı kaldırıp ileriyi aydınlatmak istediğimde ışığım tamamen etkisizleşiyordu. Yürüyebilmek için başımı yere eğip, sadece basacağım yerleri aydınlatmaya çalıştım.
(daha…)








